İngiliz olmak da zor

Bu ara herkes onlardan söz ediyor. Kimilerine göre britpop'un yeni kralı, kimilerine göre geçici bir ticari başarıdan ibaretler.

Bu ara herkes onlardan söz ediyor. Kimilerine göre britpop'un yeni kralı, kimilerine göre geçici bir ticari başarıdan ibaretler. İşin aslını grubun davulcusu Ben Byrne'a sorduk.
Siz britpop'un kralı mısınız gerçekten?
Çok başarılı bir yıl geçirdiğimiz açık. Bu aslında bir süredir devam eden bir uyumun sonucu. Birlikte bayağı zaman geçirdik ve sonuç olarak ortaya iyi bir grup çıktı.
Bu zaman stüdyoda mı geçti?
Sadece o değil. Biz zaten hep beraber takılan tipleriz. Dışarıya eğlenmeye çıktığımızda da birlikte bir yerlere gitmeyi tercih ediyoruz. Birbirimizi iyi tanıyoruz yani.
Deep Purple, Rainbow, Rolling Stones, Pink Floyd... Britanyalı bir rock grubu olarak bu isimlerin ağırlığı altında ezildiğiniz olmuyor mu?
Bir İngiliz grubundan beklenen, her zaman diğerlerine göre daha fazla. Bu doğru. Üstelik bu ülkede bir albüm yapmak, adını duyurmak ve dünyaya açılmak da sanıldığı kadar kolay değil. Yani kapılar önünüzde bir anda açlııvermiyor. Rekabet fazla ve iyi olmak durumundasınız. Bizim için en önemlisi iyi müzik yapmak. Böyle olduğu sürece her şey yolunda gidiyor.
Hiç cover çaldınız mı?
Evet. 3 - 4 yıl önce çalıyorduk. Van Morrison, Led Zeppelin, Tim Buckley, Neil Young...
Faydası oldu mu sizce?
Sahnede olup tanınmak açısından evet. Ama kendi parçalarımız vardı ve en önemlisi de buydu.
Bu kadarını beklemiyorduk
Tarzınız için britpop mu, britrock mı demek lazım?
Aslında bu tanımlamalar ne kadar doğru bilemiyorum. Rock müziğin unsurlarını ve enstrümanlarını kullanıyoruz. Ama farklıyız da... Dedim ya, önemli olan iyi müzik yapmak.
Elektronik müzik dinler misiniz? Drum'n'bass, jungle; yani sizin oraların havaları...
Bizim dinlediğimiz şeyler aslında eskiden cover'ladığımız grupların şarkıları daha çok. Yani eski şeyler, canlı davul, gitar... Ama tabii İngiltere, elektronik müziğin doğup geliştiği yer. Gittiğimiz bir yerde çalıyorsa evet ama elektronik müzik dinlemem ben.
The Verve ile aynı kasabadansınız. Onları tanıyor musunuz?
Evet. Hem de çok iyi.
İleride siz de onlar gibi solistinizi kaybetme ihtimalini düşünüyor musunuz?
Ben onların başarısını kazanmayı umut ediyorum aslında. Ama Richard (Ashcroft) gibi biz de James'i (Walsh) kaybeder miyiz bilemiyorum açıkçası. Bu zor bir soru, James'e sormak lazım.
Hayatınız değişti mi? Rock yıldızı gibi mi yaşıyorsunuz mesela?
Bu kadarını biz de beklemiyorduk. İyi bir albüm yaptık, insanlar beğendi, satışlar iyi gidiyor. Evet hayatımızda birçok şey değişti ama o kadar da değil. Biz sadece müziğe konsantre olmaya çalışıyoruz şu sıra.
Rock müziğin geleceği için düşünceleriniz neler?
Sıradan pop müzikle arasındaki fark giderek daha belirgin olacak. Yani popa katkıda bulunan bir tarz değil, ayrı bir tür olarak ağırlığını hissettirecek yine. Bunu göreceğiz. Şu an The Strokes bu işin öncülüğünü yapıyor bence.
Bir röportajda 'Geldiğimiz yeri asla unutmayacağız' demişsiniz. Neresi orası tam olarak?
İngiltere'nin kuzeybatısında küçük bir yer, Chorley.
Peki buranın özelliği nedir?
Hep yağmur yağıyor. Bir de tüm sahip olduğun arkadaşların...