İnkaların ölüm ayini sırları

İnkaların ölüm ayini sırları
İnkaların ölüm ayini sırları
Arkeologlar, parçaları birleştirdi ve Tanrılar için kurban edilen 13 yaşında bir kız çocuğunun trajik ölümünü ortaya çıkardı.

Güney Amerika ’da kutsal kabul edilen bir dağda öldürülen 13 yaşındaki çocuğun saçını inceleyen İngiliz bilim insanları, nihayet kurbanın son 24 saatte yediği ve içtiği şeylerin saçındaki kalıntılarına ulaştı. Veriler dün yayımlandı.

Araştırmayı yürüten, Bradford Üniversitesi’nden Dr. Andrew Wilson, saçındaki bulunan kalıntılar üzerinden tarihe ışık tutulabileceğini ve mumyanın başına gelenlerin anlaşılmasının mümkün olduğunu belirtmişti. Saç analizleri ve diğer kanıtlar, kutsal nedenlerle insan kurban etme ritüellerinde neler olup bittiğine dair ilk defa bu kadar net ışık tuttu. Veriler, kurbana nasıl doğal uyaranlar ve alkol verilerek bu ritüele hazırlandığını gösterdi.

Trajik öykü, muhtemelen mumyanın bulunduğu yerin yakınlarında yaşandı. Arjantin’in kuzeybatısında bulunan dağlık bölgede, 15. yüzyılda İnka Uyarlığı bulunuyordu. İnkalar ve diğer bazı erken dönem Güney Amerika uygarlıkları, tarımsal verimsizliği önlemenin ve refaha kavuşmanın sigortası olarak tanrılara kurban veriyordu. İnka tarihi boyunca binlerce insanın böyle kurban edildiği düşünülüyor.

O dönemde İnka Uyarglığında azımsanamayacak sayıda çocuk periyodik olarak imparatorluk kuvvetleri tarafından seçilip, şu an Peru olan başkent Cusco’ya yollanıyordu. Daha sonra çocuklar tekrar burada bir eleme sürecinden daha geçiyor, kız ve erkek olmalarına göre değişik görevler veriliyordu. Hizmetkarlık bunlardan biriydi. Kız çocukları ayrıca yüksek mevkideki yöneticilerin karısı olmaları için seçiliyordu. Bazı erkekler savaşçı oluyordu ama fiziksel olarak en kusursuz ve kuvvetli olanları, kız ya da erkek farketmeksizin, Tanrılar'a hediye olarak verilmek için ayrılıyordu.

Mumyası incelenen 13 yaşındaki kız çocuğunun, kurban edilmeden bir yıl önce ailesinden alınıp Cucho’ya getirildiği tahmin ediliyor. Bundan önce daha az yemek yediği tahmin edilen kurban, alıkonulduktan sonra mısır ve et ağırlıklı beslenmiş. Bu, o dönemde uygarlığın soylu ve zengin kesimi ile özdeşleşen bir beslenme biçimi. Son araştırmalar buna ek olarak kurbana öldürülmeden altı ay öncesinden başlanarak koka yaprağı ve alkol verildiği düşüncesini doğruluyor. Şu anda kokainin de hammaddesi olarak kullanılan bu bitki, uyarlık tarafından törenlerde sıklıkla kullanılırdı. İnkalar, bu maddenin verdiği sarhoşluk halinin, ruhlar âlemine geçişi kolaylaştırdığına inanıyordu. Ancak araştırmacılar alkol ve koka yaprağının aynı zamanda çocukları kurban töreninde uslu tutmak için kullanılmış olabileceğine de dikkat çekiyor.

Bu ritüelin sonlarına yaklaşılırken, kurban, kutsal Llullaillaco dağının eteklerine geliyor ve dağın tepesine ulaşması iki gün kadar sürüyor. Sonunda dağın tepesine ulaşıldığında zaten yolculuk ve aldığı maddeler yüzünden yorgun ve bilinci tam yerinde olmayan kurban kahverengi elbisesi ve gösterişli başlığıyla ölümü bekliyor. Dağın tepesinde genellikle boğularak öldürülen kurban, kendisi için hazırlanan özel bir mezara konuyor.