İnsanın en yakın akrabası hangisi?

ABD'li bilimciler insanın yaşayan en yakın genetik akrabasının sanıldığı gibi şampanzeler değil orangutanlar olduğunu ileri sürdü



İSTANBUL - 2005 yılında şempanze genomu sıralandı. Bilimadamları, genomu yüzde 96 oranında insan genomu ile aynı olan şempanzerlerin, insanların yaşayan en yakın akrabası olduğunu açıkladılar.
Genel kabul gören bu görüşe bilim dünyasından itiraz geldi. New York Bilim Müzesi’nden John Grehan ve Pittsburg Üniversitesi’ndn Jeffrey Schwartz ortak çalışmalarında, elde edilen DNA bulgularının insan ve şempanze genomarının küçük bir bölümünü aydınlattığını ileri sürdüler.
İki bilimadamı, genetik benzerlikleri paylaşan canlı türlerinin büyük bir grup oluşturduğuna dikkat çekerek, farklı türler arasındaki akrabalıkların ‘türe özgü ortak fiziksel özellikler’ temelinde yapılması gerektiğini savunuyor.
‘Journal of Biogeography’ adlı dergide yayınlanan makalede, insan ile orangutanın 28 'türe özgü ortak fiziksel özelliği' paylaşmalarına karşın, insanın şempanzeyle 2, gorille de sadece 7 ortak fiziksel özelliği olduğunun altı çiziliyor.
İki bilimadamına göre, beyinlerinin iki yarısının asimetrik oluşu, ön kollarındaki kıkırdak oranı, azı dişlerinin mine ile kaplı kısımlarının düz oluşu ve omuzlardaki kemiklerin yapısının benzerliği insanın en yakın yaşayan akrabasının oragutan olduğuna ilişkin güçlü deliller oluşturuyor. 

ORTAK ATA 13 MİLYON YIL ÖNCE AYRILDI
İki tür arasındaki ortaklıkların sayısının çok olmasına rağmen, önemli bir fark var; insanların, şempanzeler, bonobolar ve gorillerle ortak atadan Afrika’da evrimleştiği bilim dünyasında genel kabul görüyor. Orangutanlar ise Güneydoğu Asya’nın yerli türlerinden biri.
Grehan ve Schwartz buna yanıt olarak insan ve orangutanın ortak atasının 13 milyon yıl önce Afrika, Avrupa ve Asya’da yaşadığını ve daha sonra farklılaştığını ileri sürüyor. Bu teoriye göre, Afrika ve Avrasya’nın bazı bölgelerinde yaşanan iklim değişikliği nedeniyle, bu bölgelerde orangutanların soyu tükendi. 

‘TÜRE ÖZGÜ ÖZELLİKLER TEMEL OLMALI’
“Türler arasındaki ilişkiler hakkında titiz bir analiz yapıyorsanız, sadece benzerliklere ait potansiyel delillerle yetinemezsiniz” diyen Jeffrey Schwartz, iddiaları hakkında şunları söyledi: “türler arasındaki ilişki, canlılar arasında var olan genel özelliklerin yanı sıra ‘türe özgü özellikler’ temelinde de ele alınmalıdır.” 

BİLİM DÜNYASI TEMKİNLİ
Grehan ve Schwartz’ın iddialarına diğer bilimadamları ihtiyatlı yaklaşıyor. Aynı zamanda ‘Borneo Orangutanlarını Koruma Çalışmaları’nda da yer alan Zürih Üniversitesi’nden Carel van Schaik konuyla ilgili şunları söyledi: “Genetik bulgulardan farklı sonuçlara ulaşan bu çalışma, moleküler çalışmaların da neden yanlış olduğunu açıklamalıdır. Elbette insanlar ile orangutanlar arasında benzerlikler vardır ama şempanzeler ve gorillerle de...”
Kent Üniversitesi’nden Nick Newton-Fisher da araştırmaların genetik bulgulardan uzaklaştırılmasının kolay kabul edilebilir olamdığını söyledi.