İnternette keşfedilen bir sanatçı hikâyesi

İnternette keşfedilen bir sanatçı hikâyesi
İnternette keşfedilen bir sanatçı hikâyesi
Mühendislik okuyan Fatih Alkan, fotoğraf makinesiyle üç yıl önce tanıştı. Şimdi ilk sergisini prestijli bir galeride, x-ist'te açan Alkan, internette keşfedildi.
Haber: ELİF EKİNCİ / Arşivi

Nişantaşı x-ist şu sıralar, galerinin bünyesine yeni katılan genç fotoğrafçı Fatih Alkan’ın ilk kişisel sergisi ‘Penn Hakkında Kısa Bir Film’e ev sahipliği yapıyor. 1983 Zonguldak doğumlu genç yetenek Fatih Alkan, aslında bu disipline pek de yakın olmayan bir bölümden, KTÜ Endüstri Mühendisliği’nden mezun. 2008’de Maltepe Üniversitesi’nde işletme yüksek lisansını tamamlayan Alkan, fotoğrafla haşir neşir olmaya 2009 yılında başlamış. Birçok akranının aksine, analog makine ile çalışan sanatçı işlerinde, fantastik öğeler içeren kurgu-gerçek arası öyküler fotoğraflıyor. Kimi zaman kendi hayatından kimi zaman da kurgulanmış öykülerden ilham alan sanatçı, ‘Penn Hakkında Kısa Bir Film’ isimli sergisinde, Penn’in birtakım ruhsal durumlarını anlatıyor. Detaylarda ise Penn’in karakter özellikleri gizli.
Bu noktada Penn’in kim olduğunu merak etmeye başladınız, değil mi? Biz de merak edip Alkan’a sorduk, cevabı şöyle: “Benim gerçek hayattan esinlenerek yarattığım bazı hayali karakterlerim var. Penn de bunlardan biri. Bir süredir, bu karakterleri kullanarak, çocukluk korkuları, yalnızlık gibi ruhani durumlar üzerine hikayeler yazıyordum. Daha sonra fotoğraf sanatıyla tanışınca, analog makinâmle, hikâyeleri bütünleyecek kareler çekmeye başladım. Daha doğrusu fotoğraflarla o hikâyeleri devam ettirdiğimi fark ettim.”
Alkan 2009’da fotoğraf çekmeye başlamadan önce, ne bilgisi ne de ilgisi varmış bu disipline. “2009’da ilk defa dokundum makineye. Çok küçükken, ilkokuldayken filan, ablamın makinesiyle birkaç kare çektiğimi hatırlıyorum. Bilinçli olarak makineyi elime aldığımda 27 yaşımdaydım” diye anlatıyor durumu Fatih Alkan. Yıllar sonra makineyi eline almasına sebebiyet veren şeyi ise şöyle açıklıyor: “Mezun olup İstanbul ’a geldiğimde burada bir çevrem yoktu. Yalnızdım, kalabalıklar üstüme geliyormuş gibi hissediyordum ilk zamanlar. Bu bir sosyalleşme ve çıkış yolu oldu benim için.”
Peki profesyonel kaygılarla başlamayan bu proje, ne oldu. İstanbul’un prestijli galerilerinden birinin duvarlarına taşındı? Nişantaşı x-ist’in kurucularından Daryo Beskinazi, internet üzerinden, tesadüfen, Alkan’ın fotoğraflarını paylaştığı Flickr ve Deviantart sayfalarına ulaşmış. Eşine dostuna da danışıp olumlu tepkiler alınca, Fatih Alkan’a teklifte bulunmuş ve birlikte çalışmaya başlamışlar.
Artık nesli tükenmekte olan analog makineyle başa çıkmakta zorlandığını anlatıyor Alkan. “Film bulmak zor, yıkatacak yer bulmak daha da zor. Bir yere gidiyorsun, makineyi kaldırdım artık banyo yapmıyorum diyor; öteki bayat malzeme kullanıyor.” İlk kez geçen yıl, Contemporary İstanbul’da görücüye çıkan ve satılan birkaç işinin parasıyla kendine bir karanlık oda kurmuş ve bolca film stoku yapmış Alkan. Anlayacağınız, yeni başlamış ama ucunu bırakmaya niyeti yok. Takipte kalmanızı öneririz.
*Fatih Alkan’ın ‘Penn Hakkında Kısa Bir Film’ başlıklı sergisi, 4 Mayıs’a kadar Nişantaşı x-ist’te görülebilir.