İntikam, Türkçe yenen bir yemektir

İntikam, Türkçe yenen bir yemektir
İntikam, Türkçe yenen bir yemektir
Popüler Amerikan dizisi 'Revenge', 'İntikam' adıyla Türkiye'ye uyarlanıyor. Esaslı bir intikam öyküsü olan dizinin transferi sürpriz değil. Peki bu çetrefilli hikâye Türkiye'ye uyar mı? Orijinalinin sadık bir izleyicisi olarak anlatayım...
Haber: SİNEM DÖNMEZ - snmdnmz@gmail.com / Arşivi

SİZCE HANGİ KARAKTERİ KİM CANLARDIRSIN? radikalsoruyor@radikal.com.tr adresine yazın.

 

Her çeşit intikam hikâyesine bayılan ve tüm çocukluğunu ‘Yalan Rüzgârı’ izleyerek geçirmiş bir insan olarak, ‘Revenge’ başladığından beri tek bir bölümünü kaçırmadan izledim, izlettirdim. Sonra, ‘Revenge’in Türkiye ’ye uyarlanacağı haberini aldık. Dizinin orijinalini izleyen kitle olarak, uyarlamanın bize pek uymayacağını düşünsek de yapımcıların, ‘Revenge’i uyarlama konusundaki iştahını çok iyi anladığımı belirtmeliyim. İntikam hikâyeleri her yerde olduğu gibi, bizde de çok sevilir ki bu durum daha önce ‘Ezel’le kanıtlanmıştı. Pembe dizi takipçiliği konusunda ise aile büyüklerimizden gelen bir alışkanlığa sahibiz. Üstelik, zengin ailelerin yaşantıları her zaman tutmuştur, elde var üç. ‘Revenge’, tüm bunları içeren, hem pembe dizi kıvamını tutturan, hem esaslı bir intikam öyküsünü anlatan hem de zenginlik ve paranın göz kamaştırdığı bir dizi. Dolayısıyla, uyarlama haberi hiç de şaşırtıcı olmadı...
Bunlara gelmeden önce biraz ‘Revenge’den söz etmeliyiz. Pek aşina olduğumuz Alexandre Dumas’nın Monte Kristo Kontu romanının, modern ve dişi versiyonu diyebiliriz ‘Revenge’ için. Konfüçyüs’ün, “İntikam peşindeysen, iki mezar kazmalısın” alıntısıyla açılan dizi, Amerika’nın zengin sayfiyesi Hamptons’da geçiyor. Güzel, iyi kalpli, zengin bir genç kadın taşınıyor mahalleye; Emily Thorne. Hemen sonra Emily’nin hiç de göründüğü gibi olmadığını fark ediyoruz. Terörizm suçundan yargılanan ve ölen David Clarke’ın kızı Amanda Clarke’ın, ismini Emily Thorne olarak değiştirip, intikam için döndüğünü anlıyoruz. Emily (Amanda) dokuz yaşındayken, Grayson Global şirketinin sahipleri, şirketin işlediği terör örgütünün parasını aklama fiilini, Emily’nin babasına yıkıyor. Müebbet hapse mahkûm olan baba hapiste ölüyor. Emily, bir daha babasını hiç görmüyor. Ancak sonra babasının suçsuz olduğunu, babasının bıraktığı bir yol haritası sayesinde anlıyor ve 17 yıl sonra kente dönüyor.

Emily: Zehir gibi bir kadın
Emily çok zeki, hatta zehir gibi, herkesten en az beş adım önde bir zihni var. Akıcı derecede Japonca konuşuyor, dövüş sanatlarına hâkim genç bir kadın. Yatırıldığı ıslahevi müdiresinin, “Sakın düşmanını küçümseme ve asla gardını düşürme” öğüdünü alarak başlıyor intikam sürecine ve olaylar gelişiyor... Tabii ki bir aşk hikâyesi de var. Çocukken birlikte oynadığı sevimli çocuk Jack Porter’la beraber olmak yerine, düşmanları Graysonların oğlu Daniel’le olmayı tercih ediyor, Emily. Arada küçük ihanetler, düşmanlıklar oluyor. Ancak dizide aşk, intikam öyküsünden geri planda. Esas entrika, en öne çıkan Victoria karakterinde düğümleniyor. Victoria’nın hakkında öğrendiğimiz her şey ve Emily’nin karşı adımları olay örgüsünü değiştiriyor.

Boğaz, Hamptons olur mu?
Her gün bir kokteyl, bir parti , bir açık arttırma düzenlenen Hamptons’ın bir muadili yok Türkiye’de. Amerika’nın sosyetik yazlık sayfiyesi Hamptons’ı, Boğaz’da yaşatmanın çok zor olduğu bir gerçek. Kirli işler çevirip zamanında zengin olmuş köklü aile bizde pek karşılığı olan bir kavram değil. Ve öykünün ana olayı, David Clarke’ın terörizm suçunun da karşılığı yok...
Bu ve benzer nedenler yüzünden, ‘Revenge’ uyarlanacaksa, senaryoda yapısal değişiklikler yapmak gerekecek. ‘Revenge’, klişe öyküsüne karşın, her bölümünde katman katman yükselen, pembe dizi soslu, en rasyonel insanı bile içine çeken bir dizi. Entrikanın da aşkın da aforizmanın da olduğu ancak hiçbirini sündürmeyen bir yapım. Bizim dizilerde ana öykü ne olursa olsun, yapış yapış bir aşk hikâyesine dönüştüğünden, ‘Revenge’ izleyicileri uyarlamadan korkmakta... Yine de uyarlama değil de esinlenme olarak görürsek, başarısının kaçınılmaz olacağı da kesin...

 


Hangi karakteri kim oynamalı?


Jack Porter:
Amanda yani Emily’nin çocukluk aşkı. Dizimizin tek fakir ama gururlu çocuğu. Oynasa oynasa İsmail Hacıoğlu oynar, tabii bıyıksız haliyle... Farklı dizilerde olmasalar, Berk Hakman ve Mehmet Günsür çok yakışırdı tabii, onu da belirtelim.

Emily Thorne:
Zeki, planlı, iyi dövüşen, iyi Japonca konuşan başrol oyuncusu. Emily, omuzlarının üzerinden kameraya sinsi sinsi her baktığında, biz izleyiciler hep beraber korkmaya başlıyoruz. Yapım şirketi tarafından bu rolü canlandıracağı duyurulan Beren Saat; yaşı, güzelliği ve ünü ile rol için doğru seçim ancak biraz masum. Yine de o lanet bakışları ve dövüş kısmını hallederse, cuk oturabilir.

Nolan Ross:
En sevdiğim karakter. Ama Nolan’ın yerli versiyonda olacağından şüpheliyim. Nolan Ross internet girişimciliği ve hacker’lıkla milyon dolarlık bir şirketin sahibi olmuş, biseksüel bir karakter. Biseksüel olması önemsiz ve silinebilecek bir detay gibi görünebilir ancak değil. Memlekette gay dizi karakteri en son ‘Bir İstanbul Masalı’nda, oldukça imalı bir şekilde görülmüştü... Nolan Ross’u kim oynar sorusuna ise gerçekten cevabım yok, öylesine şahsına münhasır.

Daniel Grayson:
O cin gibi aileden çıka çıka neredeyse şapşal bir oğlan çıkmış. Şiir yazmak istemesine karşın, mecburen ailenin maddi işleriyle ilgileniyor. Hırsları yok, dizinin en sevimli ancak zekâsızlığı nedeniyle en sevimsiz karakteri. Mert Fırat oynayacakmış. Fırat’ın yakışıklılığı ve oyunculuğuna diyecek laf yok. Ancak karaktere göre, çok cingöz kalacak.

Victoria Grayson:
Dizide Emily ile yarışan karakter. David Clarke’ın gizli sevgilisi. Uyarlamada kendisini kimin oynayacağı büyük merak konusu. Ki zaten, bu yılki Emmy Ödülleri’nde Madeleine Stowe, drama dalında En İyi Kadın Oyuncu ödülüne de layık bulundu. Ben olsam, bu rolde Sanem Çelik’i oynatırdım.

RADİKAL SORUYOR
Peki sizce yerli versiyonda hangi karakteri kim oynamalı? Yanıtlarınızı radikalsoruyor@radikal.com.tr adresine iletebilirsiniz.