İpuçları detaylarda saklı hikâyeler

İpuçları detaylarda saklı hikâyeler
İpuçları detaylarda saklı hikâyeler
Nadide Akdeniz'in resimlerinde insanı içine çeken bir doğa ve küçük objelerin anlattığı büyük hikâyeler var.
Haber: MÜGE BÜYÜKTALAŞ / Arşivi

Nadide Akdeniz uzun bir aradan sonra ‘Gözetleme’ isimli sergisiyle Çağla Cabaoğlu Galeri’de izleyiciyle buluştu. Sanatçının resimleri “auteur” bir sinema diline veya bir yazarın alışageldiğimiz cümle yapısına benzetilebilecek tutarlılıkta bir anlatıma sahip. İzleyici olup bitenleri tam karşıdan, apaçık bir netlikle görebilirken neredeyse hemen her zaman arkasında ne olduğunu bilemediği cisimsel bir engele de takılıyor. Bu gizemi yaratan ana öğe ise Akdeniz’in şiirsel bir gerçeklikte resimlediği gür ve sık yapraklar. Renk ve fırça kullanımının kendine has kurgusundan çıkan ve her defasında başkalaşarak resimdeki bütünü besleyen yapraklar, izleyicinin de adeta içinde kaybolabileceği sonsuz bir ormanın gizli kapısını andırıyor. Bu kapı hep başka yerlerde çıkıyor karşımıza; bazen bir evin salonunda, bazen kumsalda deniz kıyısında, bazen bir masada saksının içinden fışkırmış, bazen ise gizlenmek adına arkasına saklanılmış...
Resim kendi anını yansıtırken öncül ve ardıl hikâyelerin ipuçlarını detaylarla veriyor. Hikâyenin devamı kumsalda unutulmuş terlikte, üç katlı pastada ve kutudaki güvercinde saklı. Cazibeli yemeklerle süslü sofranın hemen yanındaki ağaca dayanmış adam, kendisine çevrili kameraya karşı tanıdık bir umursamazlık içinde, düşünceli tavrıyla belli ki durduğu yerde değil aklının olduğu yerde. Adamın uzağında denizin tam kenarında bir at, tek başına duruyor.
Adam belli ki birilerinin beyaz atlı prensi ama ortada modern bir hata var. 

Ayrı ayrı, aynı kişiler 

Resim; hayatı büyüdüğümüz masallardan ayrıştıran ve bireyle mit arasındaki büyülü sisi kaybettiren öğeleri bir arada sunuyor.
Bir adamdan bahsediyoruz ama kim olduğu önemli değil. Akdeniz’in resimlerinde en az yapraklara ilişkin çizgisel tavır kadar insan tasviri de özel. Hepsi ayrı ama hepsi aynı olan, özden beslenen ve farklı tezahür hallerine bürünen, bireyi insani haliyle anlatan bir anlatım dili bu. Resimlerdeki kişiler ise yaratılış efsanesine hizmet edercesine bir insan türemiş, klonlanmış, çoğaltılmış veya daha distopik bir okuma olarak da çevresel koşullar altında aynılaştırılmış kimseler...
Sanatçının son beş yılda gerçekleştirdiği çoğu yağlıboya çalışmalarından oluşan sergi, 11 Haziran tarihine kadar devam ediyor.


    ETİKETLER:

    Akdeniz

    ,

    Sinema

    ,

    MİT

    ,

    Beyaz

    ,

    Resim

    ,

    Galeri

    ,

    Modern

    ,

    Kapı

    ,

    sergi

    ,

    zaman

    ,

    hizmet

    ,

    Karşı