İş görüşmelerinde bu kokuları sürmeyin!

İş görüşmelerinde bu kokuları sürmeyin!
İş görüşmelerinde bu kokuları sürmeyin!
Koku uzmanı Ergül, insanların yaşam tarzı ve uyku düzeninden, gözlük kullanımına, yeme-içme alışkanlıklarından, topuklu ayakkabı giyip giymemesini kadar pek çok faktörü dikkate alarak, kişiye özel kokular üretiyor.

Koku uzmanı Bihter Türkan Ergül, insanların yaşam tarzı ve uyku düzeninden gözlük kullanımına, yeme-içme alışkanlıklarından topuklu ayakkabı giyip giymemesine kadar pek çok özelliğini dikkate alarak, kişiye özel kokular üretiyor. Kokunun tarihi M.Ö. 6 binli yıllara kadar dayanırken, kişiye özel kokuya olan ilginin geçmişi de neredeyse aynı tarihe kadar uzanıyor. Zaman içinde parfüm, kişiye özel kokunun önüne geçmiş olsa da, her dönemde, kendisine has bir kokuya sahip olmak isteyen insanların sayısı da azımsanamayacak kadar fazla.

Kokuya ilgisini daha 6 yaşındayken annesinin fark ettiğini belirten Ergül, sektöre nasıl girdiğini şöyle anlatıyor: “Misafirliğe gittimiz bir evde, içtiğim sudaki odun kokusunu fark edip, bunu anneme söyleyince kendisinden azar işittim. Sonrasında kokuyla ilgili şikayetlerim artınca, ailem beni doktora götürdü. Doktor ise bunun bir hastalık olmadığını, kokuya duyarlılığımın fazla olduğunu söyledi. Önceleri kokularla ilgim hobi düzeyindeydi. Uzun yıllar sosyolog olarak kariyerimi sürdürdüm. Sonrasında koku üzerine yurt içinde ve yurt dışında bir dizi eğitim alarak, profesyonel olarak bu sektöre girdim.”

Kokunun kalıcılığını belirleyen faktörlerin başında, kişisel alışkanlıkların ve yaşam tarzının geldiğini vurgulayan Ergül, kokunun kişide duruşunu değiştiren en önemli özelliğin yeme içme alışkanlığı olduğunu söylüyor: "Uyku düzeni, ten salgısı, hormonal denge gibi faktörleri göz önünde bulundurarak, bir formül hazırlıyorum. Formülü hazırlarken mesela kişinin eti, baharatı, suyu ve süt ürünlerini ne kadar tükettiği önemli. Gözlük kullanılması hatta topuklu ayakkabı giyilmesi bile çok önemli. Topuklu ayakkabı bayanlarda ten salgısı etkiliyor. Bunları belirledikten sonra tenimizin taşıyabileceği çiçek, baharat ve meyve formüllerinden bir karışım oluşturuyorum. Bu formülü oluşturmak 3 yada 4 günümü alıyor. Nasıl ki bir terziye diktirdiğimiz elbise için provaya gidiyorsak, kokuyu da prova etmemiz gerekiyor. Kokuyu, son halini verdikten sonra kişiye teslim ediyoruz. Bunun en güzel tarafı ise, kişi kendi istediği adı kokuya verebiliyor.”

Ergül, sabah uyandıktan sonra ilk saatlerin, burnun en hassas olduğu dönem olduğunu belirterek, “İşe giderken koku sürülmemeli. Sabahın erken saatlerinde, insanların koku sürünüp toplu taşıma araçlarına binmeleri, migren, baş ağrısı gibi hastalıkları tetikler. Kokuyu sabahları mesela saat 09.00’dan sonra sürmek en uygunudur. Gündüz narenciye kokularını, akşam baharatlı kokuları tercih edebiliriz” diyor.

Kokunun iş başvurularındaki etkisine de dikkati çeken Ergül, iş görüşmelerinde vanilyalı ve tarçınlı kokulardan kaçınmak gerektiğini vurgulayarak, kadınların duru kokuları, erkeklerin ise sedir ve sandaldan elde edilmiş kokular kullanması tavsiyesinde bulundu.