İşiyle tanınmak istiyor

'Yolun başında bazı hatalar yaptığını söyleyen Tuğçe Kazaz, "Kenan Doğulu'nun sevgilisi olarak tanınmak istemiyorum. Kimseyle var olmadım, kimseyle de var olmayacağım" diyor.
Haber: ŞEBNEM İYİNAM / Arşivi

Mankenlik, modellik pek çokları için sınıf atlamak üzere seçilen meslekgruplarından oldu. 2001 Türkiye Güzellik Yarışması'na girerken siz böyle bir eğilim taşıyor muydunuz?
Tabii ki hayır, ama mankenlik ve modelliğin pek çok alanda sınıf atlamaya açık bir meslek olmasını da doğal buluyorum. Çünkü bu mesleği çok sınırlı yaşlarda sürdürebilirsiniz. Mesela ben çok ciddi bir oyunculuk eğitiminin içindeyim. Oyuncuyum demeyeceğim, ama oyuncu olabilmek için herkesin dört senede aldığı eğitimi 1.5 yılda tamamlamayı hedefliyorum. Affedersiniz ama eşek gibi de çalışıyorum.
'Showgirl değilim'
Sizin uluslararası basketbolcu olarak Amerika'da top koşturmak, yahut Yeditepe'deki Siyasal Bilimler'den mezun olmak gibi alternatifleriniz de vardı...
Doğru, basketbolda bursluydum, yeni bir bursla Amerika'da oynayacaktım. Ama bu bana geri dönünce bir şey katmayacaktı. Okulda da dördüncü senem olmasına rağmen birinci sınıftan derslerimi temizlemekle meşgulüm. Oyunculuk kanıma girdiği için hepsini birlikte başarmak zaman alacak. Her şeye rağmen showgirl konumunda mankenlik yapmadığımı belirtirim. Tevazuum yok bu konuda.
Showgirl'lükten ne kastettiniz?
Bizim sektörün durumu malum. Pek çok arkadaşımızın da omuzlarında ailesini geçindirmek gibi bir yük var. Türkiye'deki firmalar modellerine yıllık kazançlarının yüzde birini dahi ayırmadığına göre, bu insanlar da tanıtımlardan para kazanmanın arayışı içinde. O yüzdendir ki kebapçı açılışlarına kadar gidiyorlar. Ben onlardan değilim, ama onları anlıyorum.
Oyunculuk eğitimi size neler katıyor?
Modeller beden dilini zaten çok iyi kullanan insanlardır. Ama tüm insanlar gibi biz de aynanın karşısı ve tuvalet dışında hep oynamaktayız. Evde yalnızken de... Ama kapıdan dışarı adım attığınız andan itibaren karşınıza çıkan duvara bile oyun oynuyoruz. Ben oyunculuk eğitimimi en çok hayata karşı nasıl oynamamız gerektiği konusunda kullanacağım.
Oyunculuk eğitimi insanları ve kendinizi incelerken belli sorunları da getirebilir, bu süreç diğer insanlarla ilişkilerinizde ihmalkâr bir Tuğçe olarak yansımasın? Bu iyi bir aileden gelip yeteneğini kanıtlamış, ünlü ve erkek olmanın kaymağını yemiş, kadınlarca şımartılmış bir Kenan Doğulu'yu zorlayabilir mi dersiniz?
Kenan konusunda birkaç karmaşık gibi duran şeyi çözümlemek istiyorum. Bir kere, eski kız arkadaşları maalesef bugün hâlâ Kenan Doğulu'nun eski sevgilisi olarak anılıyorlar.
Ben bu geleceği, daha doğrusu alışkanlığı Kenan'la birlikte olduğum iki ay içinde fark ettim ve hemen bir faks döşendim. Ben 2001 Miss Turkey'im. Pasaportum yeşil ve Türkiye'yi temsil etmek gibi bir misyonum var. Kimseyle var olmadım, kimseyle var olmayacağım ve kimseyle de ölmeyeceğim. Hepimiz yalnızız, yalnız geldik, yalnız yaşıyoruz ve yalnız gideceğiz. Bilemiyorum ama çok açık söylüyorum, benim ne olduğum hayatımın her safhasında belli olmalı. Gerekirse limon satarım, yine de kendime ait bir işim olmalı diye düşünürüm.
Kenan Doğulu sizin ilk büyük ilişkiniz değil mi?
Öyle büyük falan diye geçiştirmeyin, Kenan benim ilk aşkım. Ondan önce bir erkekle yaşadığım şeyler en fazla sinemaya gitmek ya da dürüst olayım, masumca öpüşmüşlüktür.
Bu ilişkide sizi olgunlaştıran asıl ne?
Kenan gerçekten zor bir erkek. Bir kere sanatçı, üreten bir sanatçı, üstelik İkizler burcu. Ani iniş çıkışları olan biri. İşi onun ilk aşkı,
ikincisi ailesi, ben üçüncüyüm. Gerçeklerden kaçamayız. Benim için de önce ailem, sonra Kenan, üçüncüsü de modellikti. Onu kaybetmemek ya da hayatına ayak uydurabilmem için daha olgun bir insan olmam gerektiğini öğrendim ve oyunculuk eğitimi de ikinci sıraya yerleşti. Yoksa başlarda ben de hata yaptım.
Neydi hata dediğiniz şey?
Çok açık olayım, ben genç kız mı kadın mı olayım derken ilişkim başladı ve doğrusu Kenan'ın eğlence hayatına biraz fazla kaptırdım kendimi. Daha önce geceleri dışarı çıkan biri olmadığım halde biraz sık çıktım, Kenan'ın hayatına kendimi biraz fazla kaptırdım.
Benim ailem çok tutucu olmamakla birlikte dinine, Türk göreneklerine bağlı, oruç tutulacağı zaman orucunu tutan, cenazede namazını kılan, denize girileceği zaman bikinisiyle denizine giren, en önemlisi de her ferdiyle arkadaş olabildiğim bir aileydi. Benim yaptığım kendini aşka vermek değildi ama gene de onların arkadaşlıklarını kaybettim, ilk iki ay.
Son zamanlarda Kenan Doğulu röportajlarında sık sık cinsel gücünden bahseder oldu. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?
Bunu beğenmedim açıkçası. "Kadınlar benim libidomun yüksek olduğunu söylüyor" diye bir cümle genç bir kız olarak beni korkutur.
Bunu ona da söyledim. Herhangi bir genç kız olarak da ders çıkarmak lazım bunlardan. 30 yaşındaki Kenan'ın bu tavra ihtiyacı kalmamış olmalı diye düşünüyorum. Ama işte röportaj yaptığı insanı tanıyor olması, arkadaş olması... Ama gene de iki erkek sohbet ederken konuştukları şeyleri görme fırsatımız oluyor.
'Babam Kenan'ı kıskanıyor'
Bu cümlenin sizdeki açılımı ne?
"Benim böyle bir özelliğim var, ilerde ne yapacağım belli değil, çünkü bunun ne zaman
açığa çıkacağı belli olmaz, o halde ben güven veren bir erkek değilim." Bir de şu var tabii, babam der ki "Ben bir erkeğim. Erkekler elini tutsa, öptüm der, öpse, başka şeyler yaptım der. Bunlara dikkat et ki, saygınlığın olsun."
Annemin önem verdiğim sözü de şu, "Hiç bitmeyecekmiş gibi bağlan, her zaman bitecekmiş gibi temkinli ol" Ben gönül ilişkimde bu
iki sözü çok önemsiyorum. Bir de pop starların hayranları her zaman genç kızlar değil, o genç kız büyüyünce yerine yenileri gelecek ama olgunlaşanlar Kenan'a başka gözle bakabilecek konumda olabilirler pekâlâ. O yüzden açıklamalara her açıdan dikkat etmek gerek.
Babanız Kenan Doğulu'yla ilişkinize nasıl bakıyor?
Benim aşkım babam, idolümse onun aşkını çok güzel değerlendiren annemdir. Fakat babam da bana fena halde âşıktır. Bunu herkes anlar çünkü bana içi giderek bakar, ben de eririm. Tabii ki beni paylaşmak istemiyor, o yüzden Kenan'ı çok kıskanıyor. Ama bizim Kenan'la beraberliğimiz, her iki ailenin de desteklediği bir ilişki şeklinde yürüyor.