Islak adrenalin

Bazı spor türleri hepimize uzaktır. Bungee jumping, yamaç paraşütü, paraşütle atlama...
Haber: YEŞİM KASAP / Arşivi

Bazı spor türleri hepimize uzaktır. Bungee jumping, yamaç paraşütü, paraşütle atlama... Birtakım 'delilerin' canlarını hiçe sayarak atıldıkları bir macera. Seyretmesi zevkli, özendirici ama gerçekten yapmaya gelince:
"Teşekkür ederim, almayayım." Rafting de çok tehlikeli göründüğünden, 'sıradan ölümlülerin' kalkışmayacakları bir spor. Buz gibi su, azgın dalgalar, sahip çıkılması gereken kocaman kürekler...
Raft, su hacminin ve nehir eğiliminin yüksek olduğu yerlerde kauçuk malzemeden yapılan şişme botlarla nehir krosu olarak tanımlanabilir. Daha da basitleştirirsek, bir şişme bota binip akıntılı, azgın sularda sürükleniyorsunuz. İnanması zor ama özel bir ilgi, beceri ve fizik kondisyon gerektirmiyor!
Sakın bundan cesaret alıp bir şişme botla azgın sulara atlamayın! Öncelikle yüzme bilmeniz ve yanınızda bu işi daha önce yapmış profesyonel kişilerin bulunması şart. Bunun için çeşitli turlar düzenleniyor. Çoğu şirket, programlara katılmak isteyenlere gerekli her türlü bilgiyi sunuyor. Turlar hem süre hem de zorluk açısından çok çeşitli. Elbette riskleri minimuma indirmek için gerekli önlemler alınarak ve deneyimli rehberler eşliğinde gerçekleştiriliyor.
Birden altıya
Raft parkurları zorluk derecelerine göre altı sınıfa ayrılıyor. 1. derece çocuklar ve tecrübesiz kişiler için. Dalgalar küçük ve düzenli, su sakin. 2. derecede rafting fazla engeller olmayan hızlı sularda yapılıyor, geniş geçişler arasında manevra yapmak kolay. Ciddi engeller ve kayalar bulunan hızlı nehir sularında, yüksek ve düzensiz dalgalar, girdaplar, eğrimler ve burgaçlar arasında ilerlemek ise 3. dereceye denk düşüyor. 4. derece tecrübeli ve cesur kişiler için. Yüksek hızla akan su, kocaman dalgalar, girdaplar, tehlikeli kayalar ve sayısız engeller denge, uzmanlık ve tecrübe istiyor. 5. derecede sert ve şiddetli dalgalar, kocaman kayalar, şelaleler, hızlı akıntı var. 6. derece: Aklınızdan bile geçirmeyin!
18 yaşından küçüklerin 4. ve 5. derece raftinge katılmak için ebeveynlerinden aldıkları imzalı izni göstermeleri gerekiyor. Yurtdışında raftingçilere has özel anlam taşıyan kelimeler kullanılıyor. Bunları bilmek şart, yoksa komutları anlayamazsınız.
Önemli olan güvenlik
Tüm bu anlattıklarımız, gözünüzü korkutmasın. Evet belirli bir riski var rafting yapmanın ama turu düzenleyen şirket ve rehberler sizin güvenliğinizi sağlamak için her şeyi yapıyorlar. Bir kere nehre kask ve can yeleğiyle donatılmış olarak giriyorsunuz. Kask suda 'tuzak kurmuş' hain kayalara kafanızı çarpmanızı engelliyor. Can yeleği ise malum, boğulmanızı. Ayrıca bota binmeden önce nehir rehberlerinin verdiği yarım saatlik eğitimden geçiyorsunuz. Küreği nasıl kullanacağınızı, botun neresinde ve nasıl oturacağınızı, suya düştüğünüzde nasıl davranmanız gerektiğini, size atılan ipi nasıl tutacağınızı, bot üstünüze devrildiğinde altından nasıl en kısa sürede çıkacağınızı öğreniyorsunuz.
Bindik bir alâmete
Sonra hep birlikte bota biniliyor. Rafting için kullanılan botlar, su geçirmez, dayanıklı ve sağlam. Hava ile şişiyor, içeri giren suyu otomatik olarak boşaltıyor ve bir engele çarptığında bile batmıyor. Botun büyüklüğüne göre üçer, dörder, beşer, altışar gruplar, bir de mutlak hâkimiyetini, koşulsuz şartsız tanıdığınız nehir rehberi. Rehberler bota binmenize yardımcı olurken, ilk defa yolculuğa çıkacak olanların yüzünde sevinçten çok kaygı okunuyor. Herkes bota bindikten sonra başlıyorsunuz kürek sallamaya. Ama kürekler sadece sizin botla nehirde ilerlemenizi sağlayan bir araç değil, aynı zamanda da çok etkili birer silah. Zira dikkatli olmazsanız elinizdeki kürekle, bir tek hamleyle takım arkadaşlarınızın dişlerini döküp kafasını yarabilirsiniz.
Önceleri sanki Göksu'da gezintiye çıkmışsınız gibi ilerleyip manzaranın keyfini çıkarırken, bir de ileride ne görürsünüz? Bir rapid! Önce rapidin ne olduğunu açıklayalım. Hani televizyonda, fotoğraflarda gördüğümüz, botların savrulduğu, ters döndüğü, sularla kaplandığı,
rafting yapan insanların çığlık attıkları anlar var ya, işte onlar botların rapidlerden geçtikleri anlar! Yani nehrin hızlandığı, zorluk derecesine göre irili ufaklı şelalelerin olduğu yerler... İlk birkaç rapidden sonra endişenin yerini katıksız eğlence alıyor. Ama bu tabii her rapidde avaz avaz bağırmanıza engel olmuyor, olamıyor.
Body rafting yapmak isteyen?..
Yolculuk boyunca kürekle fazlasıyla yakın bir ilişki kuruyorsunuz. Suya düşen yılana sarılır misali, siz de sıkı sıkıya sarılıyorsunuz küreğinize. Botun arkasında oturan ve bu yüzden görme şansınız olmadığı kralınızın, pardon rehberinizin, "İleri, geri, stop" komutlarını elinizden geldiğince yerine getirmeye çalışıyorsunuz. Takımca en çabuk yerine getirdiğiniz "Çökün!" komutu oluyor; ki bu da herkesin kendini bir anda botun orta yerine atması şeklinde vuku buluyor. Ama kürekleri bırakmadan!
Nehir turunu sırılsıklam olmadan, hadi birazcık ıslanarak tamamlayacağınızı düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Bunun için ille de suya düşmenize, botun devrilmesine gerek yok. Dalgalar, sıçrayan sular işi hallediyor. Yetmezse, diğer botlardaki su savaşı yapmaya yemin etmiş başka takımlar imdadınıza yetişiyor. Herhalde suyun buzzz gibi olduğunu söylemeye gerek yok... Yok ille de 'bodyrafting' (bottan düşerek bir başına suda sürüklenmek) yapacağım diye ısrar ederseniz yapacak bir şey yok... Sakin paniklemeyin, rehberinizin
'öğretilerini' hatırlayın, size uzanacak yardım küreği veya ipini bekleyin. Ama kimsenin gözü korkmasın, göründüğü kadar zor değil!
Uygun ekipman
Mayo, bikini üzeri şort ve tişört, suda ayağınızdan çıkmayan bir çift eski ayakkabı, ideal rafting kıyafeti (Yazdan bahsediyoruz tabii, kışın ve soğuk havalar için malzemeler farklı). Bir de bota binmeden önce suya dayanıklı güneş kremi sürün. Ama bacaklarınızın arka kısımlarına değil, çünkü otururken kayarsınız. Sakın alnınıza sürmeyin, çünkü kaskın altında terlediğinizde -ki bu kaçınılmaz- krem gözlerinize akar. İple bağlayarak güneş gözlüğü takabilirsiniz ama kırılma olasılığı olduğundan tavsiye etmiyoruz.
Raft cenneti Türkiye
Türkiye gerçek bir raft cenneti. Nehirlerin debileri ve beslenme rejimleri gözönüne alındığında, yılın 12 ayına yayılan bir raft takviminin ortaya çıkmasından başlayıp farklı seviyelerde zorluğu olan etapların aynı parkurda bir arada bulunmasına varıncaya kadar uzayıp giden avantajlar, Türkiye'yi ziyarete değer bir raft ülkesi yapıyor.
Özellikle Akdeniz kıyılarından denize ulaşan nehirlerinin tamamı raft için son derece elverişli. Değişik zorluk dereceleri, konaklama olanakları, günübirlik ya da bir kaç günlük ekspedisyon olanakları sağlamaları, ulaşım kolaylıkları, Dalaman ve Antalya havaalanlarının hem tarifeli hem de charter seferlere açık olması bölgeyi raftın yanı sıra her tür turizm etkinlikleri için uygun kılıyor.
Raft için uygun olan akarsuların başında ise Manavgat Çayı, Göksu Deresi'nin dört günlük ekspedisyonla aşılabilen Hadim-Silifke arasında kalan kesimi, Alanya il sınırları içinde kalan Dim Çayı ile Alara Çayı, Seyhan'ın Göksu ve Zamantı kolları yer alıyor.