İstanbul harita tarihi...

İstanbul harita tarihi...
İstanbul harita tarihi...

FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN

İstanbul-Tünel'de bir vaha sayılan Denizler Kitabevi olağanüstü güzellikte bir kitap yayımladı: 'İstanbul Haritaları 1422-1922'. Şehrin 500 yıllık tarihini kuşbakışı seyredebildiğimiz haritalarla bizi buluşturan 'Kaptan' lakaplı Turgay Erol, işin inceliklerini anlatıyor...
Haber: GÖKHAN AKÇURA / Arşivi

Beyoğlu’nda bizzat kendisi tarih kokan bir dükkân. Eskiden Hollanda Konsolosluğu’nun malıymış, sonra özel ellere geçmiş. Ahşap; arka planda bir merdiven. Vitrinleri, rafları; kitap, harita, gravür, afiş, kartpostal dolu. İçinde tarih meraklıları ve farklı bir hediyelik bulmaya çalışan turistler fink atmakta. Üst katında haftada bir ıvır zıvır müzayedesi yapılmakta. Burası İstanbul’da bir gizli ada, burası Denizler Kitabevi.
Denizler Kitabevi 1993 yılından bu yana Beyoğlu’nda. Kurucusu ise eski bir kaptan. Adına da bu yakışır elbette! Turgay Erol namı diğer Kaptan, çapayı ilk atan adam. Bir yılı aşkın dümene geçen Ekber And’la birlikte tekneyi sakin sularda yüzdürmeye çalışıyorlar. Şimdilerde ise müthiş bir kitap yayımladı Denizler Kitabevi: ‘İstanbul Haritaları 1422-1922’. Bunu bahane edip karasularına doğru yelken açıyorum kitabevinin...
Önce diyorum ki Kaptan’a, bu ‘deniz’ merakı, laytmotifi nedir, nereden gelmiştir? Elcevap geliyor hemen: “14 yaşında Deniz Lisesi’ne girdim. O zamandan beri her şeyi ikiye ayırdım kafamda. Denizle ilgili, ya da denizle ilgisiz diye. Deniz Harp Okulu’nu bitirip bir süre gemilerde kaptanlık yaptığım ve en çok bildiğim konu denizler olduğu için atıldım bu işe. Aslında her şey bir ihtiyaçtan doğdu. Bir koleksiyoncu olarak başladı bu merak. Denizcilik konularıyla ilgili kitaplar aradım. Türkiye’de denizcilikle özel olarak ilgilenen bir kitabevi yoktu. Aslında başka konularda da yok ya, neyse... Yurtdışında gördüğümüz, bu konuya özel olarak eğilen kitabevleri bizi özendirdi, yönlerdirdi. Kendimce bir boşluğu doldurmak amacıyla kurdum Denizler Kitabevi’ni. Sonra da yayıncılığa başladım, tabii yine bildiğim konularda; deniz ve tarihle ilgili kitaplar yayımladım.”

Harita tarihimiz şahane
Evet birçok kitap yayımlamıştı ama bu seferki hepsini aşan bir kalitede, baskısı ve cildiyle olağanüstü bir İstanbul haritaları kitabıydı. Nedeni belli ama hadi yine soralım, nedir bu harita sevdası?
“Denizci olup da haritalarla ilgili olmamak mümkün mü?” diye başladı söze. “Bizim en önemli haritamız bilineceği gibi Piri Reis Haritası. Oradan başlayarak muhteşem bir harita tarihimiz var. Dünyada da çok ilgilenilmiş bizim denizlerimizle, şehirlerimizle. Haritalar çizilmiş. Bunları toplamaya, araştırmaya başladık. Birçok dost edindik bu süreçte. Bunlar arasında İstanbul Bakırköy’den 50 yıl önce Atina’ya göç etmiş hemşerimiz Niko Acemoğlu da vardı. Birçok kitabı var. Ayazmalar üzerine, şimdilerde de ‘Anadolu’da ve Yunanistan’da Kimyagerler’ üzerine bir kitap yayımladı. Müthiş bir harita koleksiyonu var ve biz de o koleksiyona bir parça da olsa katkıda bulunduğumuz için onur duyarız. Niko ile bu harita koleksiyonundan İstanbul’un tarihini anlatan bir kitap çıkmaz mı, diye hayaller kurardık. Sonra bu hayali gerçeğe dönüştürmeye karar verdik. Onun 500 parça tutan koleksiyonundan 1422-1922 yılları arasında basılmış 100 harita seçtik. Ama yalnız harita seçmekle olmuyordu tabii... Bunlar hakkında yazabilecek en iyi kişi Ayşe Yetişikin Kubilay’dı. Tarih ve harita bilgisi güçlü bir kalem. O da metinleri yazdı.”
Bu kitabın Türkiye’de yeni koleksiyoncular yaratacağı da kesin, ‘Bu haritalar bende de olsa’ diye düşünecek birçok kişi. Harita koleksiyonculuğunun pahalı bir iş olup olmadığını soruyorum Kaptan’a.
“Bilirsiniz, eski malzemeleri toplamak tesadüf, ilgi, merak ve imkânın yanyana gelmesiyle olur. Bunu bir koleksiyon haline getirmek ise devamlı, uzun süreli bir yatırım yapmakla mümkün. Kimi haritalar çok çok pahalı olabilir, kimi ise bir ölçüde ucuz... Ama bir araya geldiğinde çok değerli bir koleksiyon oluyor. Tabii pahası, biraz da hangi döneme ait harita topladığınızla ilgili. Bizim kitapta olduğu gibi 1400’lere uzanan İstanbul haritaları koleksiyonu yapmak ise pek kolay bir iş değil!”

Kuşbakışı 500 yıl
Turgay Erol bir noktanın daha altını çiziyor:
“Bu kitap en çok İstanbul’a yakışırdı. Mesela Paris üzerine, Londra üzerine de yapılabilir ama İstanbul’a yakıştığı kadar yakışmazdı... Çünkü İstanbul’un kuruluş tarihinin eskiliği, kentin geçirdiği değişiklikler haritalara da yansıyor. Haritalar üzerinden tüm şehrin tarihini okuyoruz.”
Kitaptaki bütün haritalar baskı. Baskı deyince hemen matbaa baskısını düşünmeyin. Atölyelerde tahta ve özellikle de bakır baskılarla üretilmiş. Sonra daha yeni teknikler; taş baskılar, çelik baskılar devreye girmiş. Çoğu sonradan ‘elle renklendirilmiş’. Resimli haritalardan, soyağacının köklerine işlenmiş haritalara kadar yok yok... Sayfalar arasına panoramalar, gravürler, sigorta planları bile gizli. İstanbul’un beş yüz yıllık tarihini kuşbakışı izliyorsunuz. Sarayburnu’nda ne ne zaman olmuş, hani şimdilerde Bizans limanı ortaya çıktı ya, bakalım hangi haritada bununla ilgili ipucu var; ya da Fenerbahçe’nin adını aldığı fener ne zaman tütmeye başlamış (O zamanlar fenerlerde yunus yağı yakarlarmış diye malumatfuruşluk da yapalım), Prens Adaları’nda ilk yerleşimler ne zaman başlamış, hepsi haritalarda gizli...
Kaptan’a kitap için takdir ve teşekkürlerimi sunup, son olarak soruyorum. Kitabın paralelinde etkinlikler de olmalı, neler yapıyorsunuz?
“Elbette birçok etkinlik de var. Mesela Rahmi Koç Müzesi’nde kitapta yer alan haritaların bir kısmı sergileniyor. Bu serginin ve aslında kitabın gerçekleşmesinde Ağaoğlu Grubu’nun büyük destekleri oldu, bunu da belirtmeden geçmeyelim.. Öte yandan kitaptaki haritalardan oluşan bir diğer sergi de 28 Ocak’ta başlayan Miami Harita Fuarı’nda sergileniyor. Aslında biz bu kitabı yayımladığımızda bu fuarda bütün yerler tutulmuştu. Fakat biz hediye kabilinden fuarın başkanına bir kitap gönderdik. O kadar beğenmiş ki, yönetim kuruluna filan sormadan bizi özel olarak davet etti. Editörümüz Ülkem Özge Sevgilier davetli olarak gitti fuara. Öte yandan başkonsolosumuz aracılığıyla İrlanda’nın iki kentini dolaşan bir sergi hazırlıyoruz. Ayrıca Paris ve Londra fuarlarına da katılmak için  başvurduk.”
‘İstanbul Haritaları 1422-1922’ kitabı, konuya merak duyanlar için kaçırılmaması gereken bir mücevher. Aslında herkesin merak duyacağı konular var kitapta. Benden övmesi, sizden bakıp beğenmesi, ötesine karışmam... Kaptan’a selam eder, yeni ve güzel kitaplar beklerim...