'İstanbul Rönesans'ta olduğu gibi ilham verici'

'İstanbul Rönesans'ta olduğu gibi ilham verici'
'İstanbul Rönesans'ta olduğu gibi ilham verici'
ArtInternational'ın kurucularından Sandy Angus, İstanbul'un sanat sahnesinin tam ortasında olduğunu söylüyor. Fuar direktörü Dyala Nusseibeh'e göre ise şehir ilham verici bir dönemden geçiyor.

' İstanbul Rönesans’ta olduğu gibi ilham verici'
Dyala Nusseibeh/ ArtInternational Direktörü


Picasso'yu etkileyen Afrika heykellerinden Gauguin’in hayalinde canlandırdığı Tahiti’ye varan bir yelpazede, kültürler arası yakınlaşmalar sanatsal inisiyatiflerin gelişmesinde her zaman önemli bir rol oynamıştır.
İstanbul söz konusu olduğunda ise, Orhan Pamuk’un harika romanı “Benim Adım Kırmızı”, Venedik Senatosu tarafından kültürel elçi olarak İstanbul'a gönderilen Gentile Bellini'nin döneminde (1479) Venedik sanatının bazı Türk minyatür sanatçılarına olan etkisinden bahseder. Sanat çevresinin (en çok da sanat fuarlarına katılanların) hiç olmadığı kadar gezgin olduğu günümüzün küreselleşmiş dünyasında, böylesi küresel yakınlaşmalarda acilen anlamlı bir derinlik bulmak gerekir.
Stephen Greenblatt'ın yeni yayımlanan kitabı “The Swerve”, Romalı şair ve filozof Lucretius'un on beşinci yüzyılda yeniden keşfedilmesinin, Rönesans’ın yeni kültürel biçimlerinin yaratılmasına sebep olan bir tür “swerve”e (sapma) yol açtığını iddia eder. Swerve kelimesinin kendisi de Lucretius'a aittir; Latince'deki clinamen'in karşılığıdır ve Lucretius tarafından parçacıkların çarpışıp yeni formlar oluşturmasına sebep olan öngörülemez hareketleri tarif etmek için kullanılmıştır.
İstanbul şu anda ilham verici bir dönemden geçiyor, tıpkı Rönesans’ta olduğu gibi. Sanatçılar, galericiler, koleksiyonerler, küratörler ve sanat dünyasının diğer uzmanlarının yolları yeni ve heyecan verici şekillerde birbirleriyle kesişiyor. ArtInternational ise bu tür bağlantıların gerçekleşebileceği bir platform sunarak sanata katkıda bulunmayı umuyor. Bu yolculuğun başında bize katıldığınız için teşekkür ederiz.


'Amacımız dünyada ilk on fuarın içinde yer alabilmek'
Sandy Angus/ ArtInternational’ın kurucularından

Coğrafi konum olarak, İstanbul sanat sahnesinin tam ortasında bulunuyor. Bu konum sayesinde de farklı kültürler ve tatlar bir araya geliyor. İstanbul’un farklı kültürleri bir araya getirmesi de uluslararası bir sanat fuarı için dünyanın dört bir yanından koleksiyonerlere erişebilme imkânı yaratıyor. Bu fuar için heyecanlanmamızın esas nedeni ise, Türkiyeli galerilerin ve sanatçıların özellikle son dönemde dünyada yarattığı yankı!
Asya ve Avrupa ’yı olduğu kadar, kuzeyde Rusya ve Orta Asya ile Güney’deki Basra Körfezi ülkelerini birbirine yakınlaştırmak İstanbul’un bir diğer özelliği. Burası uluslararası seyahatler için “bahane” arayan koleksiyonerler için ufuklarını açan bir kültür merkezi olarak da eşsiz bir cazibeye sahip. Buna misafirperverliği, büyüleyici güzelliği ve her an yaşayan halini de ekleyince İstanbul’a gelmek için “bahane”ler de çoğalıyor.
ArtInternational’ın esas amacı, büyük bir hızla büyüyen sanat piyasasında ve uluslararası fuarlar arasında ilk on fuarın içinde yer alabilmek. İstanbul da bu amacı gerçekleştirebilmemiz ve fuarın hak ettiği yeri kazanabilmesi için yeterli özelliklere sahip zaten.