@ubuget

İstanbul'da yürüyen merdiven savaşları: Duranlar ve devam edenler!  

İstanbul'da yürüyen merdiven savaşları: Duranlar ve devam edenler!

 
İstanbul'da yürüyen merdiven savaşları: Duranlar ve devam edenler!

 
"Tüm dertlerimiz bitti de sıra buna mı geldi?" diyebilirsiniz ama forumlardaki ve sözlüklerdeki tartışmalar hiç de yabana atılır cinsten değil. "Bölünme" konusunda elini korkak alıştırmayan ülke insanı "yürüyen merdiven" konusunda da tam ortadan ikiye ayrılmış durumda: Duranlar ve devam edenler! Halihazırda yürüyen bir merdivende bir daha yürümek abes mi?  
Haber: ÜMİT BUGET - umit.buget@radikal.com.tr / Arşivi
DENİZ ÇİYAN - deniz.ciyan@hdn.com.tr / Arşivi

RADİKAL- Herkesin bir yerlere yetiştiği tüm işlerin acele olduğu yedi tepeli kocaman memleket İstanbul ! Yürüyen merdivenlerinde yürüyen, hatta koşan insanlar diyarı. “Durmak isteyenler sağda, yürümek isteyenler solda” diye düşünebilirsiniz, ama mesele o kadar basit değil.

Malum merdivenin yolcuları ikiye ayrılmış durumda: Bekleyenler ve gidenler! İki taraf da kendinin haklı olduğu konusunda oldukça kararlı. Ekşi Sözlük’teki “Yürüyen merdivende yürüyen insan istemiyoruz” başlığı tartışmanın fitilini yeniden ateşleyince biz de forumlara, işi yerinde görmek için istasyonlara ve bu iş dünyada nasıl yürüyor diye deneyimlerimize ve yabancı kaynaklara koştuk, yürüdük, ya da durduk! Artık hangisini isterseniz?

DURANLARA DURMALARI YÜRÜYENLERE YÜRÜMELERİ YETMİYOR

1989 yılında hizmete açılan M1 (Yenikapı-Havalimanı) metrosunda milli takımı da zaman zaman başarıya götüren “kaos” yöntemi daha hakim. Bazen sol-sağ kuralı hakimken kimi zaman her iki tarafın da durduğu durumlar yaşanabiliyor. (Bakınız aynı istasyonu birer saat aralıklarla ziyaret etmek.) M2 Yenikapı-Hacıosman hattındaysa herkes duracağı yeri biraz daha iyi biliyor gibi. Ama her iki hatta da yürüyenler duranların rahat durmamaları nedeniyle yeterince verimli yürüyemediklerinden, duranlar da gereksiz ve fazla atletik hareketler ile yürüyenler nedeniyle istedikleri kadar konforlu duramadıklarını düşünüyorlar. Yürüyenlerin en kuvvetli argümanı “geç kalıyorum” olarak öne çıkarken duranlar “iki dakika sonra bir tane daha gelecek, patladın mı” kozunu oynuyor. “Acil kan vermeye giderken inşallah yürüyen merdivende kalırsın” diyerek işi bedduaya götürenler bile var!

PEKİ DÜNYA NASIL YÜRÜYOR

Disiplinli ve düzenli olmaları ile tanınan Almanlar ve Avusturyalılar bu işi kurala dökmüşler:

“Rechts stehen, links gehen.” (Sağda durunuz, soldan yürüyünüz.)

Bu o kadar ciddi bir kural ki Viyana metrolarının yürüyen merdivenlerinin hemen yanındaki duvarlarda ara ara bu yazıya rast gelebilirsiniz. Bilmiyorsanız veya olur da unutmuş olursanız size hatırlatmak istercesine bakar bu küçük tabelalar. Türkiye ’de merdivenlerin yanındaki uyarı notlarıyla birlikte insanlar da olası bir hata için teyakkuz halinde bekliyorlar. Soldan yürüyenler önümde biri dursa da bir çıngar çıkarsam havasındayken sağdakiler de biri beni rahatsız edecek şekilde geçse de haddini güzelce bildirsem derdinde.

ALMANLARIN KURALLARI KATI

Bu uyarma telaşı sadece bize özgü de değil. Biraz önce adı geçen ülkelerde mesele yürüyen merdivenler ile sınırlı kalsa yine iyi! Bildiğimiz merdivenlerde de, arada ayırıcı bir korkuluk olup olmamasına bakılmaksızın, herkes merdivenin kendi sağındaki tarafını kullanmak durumunda. Bu kural, eğitim-öğretim müfredatı kapsamında ilkokullarda öğretiliyor. Olur da merdivenlerden yukarı doğru çıkarken merdivenin tam ortasına denk gelen hayali çizgiden biraz solda kalan kısmı işgal ederek çıkarsanız her an yukarıdan aşağıya doğru inen bir insanın sizi yüksek sesle uyarmasıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

AMERİKAN RÜYASI YÜRÜYEN MERDİVENE KADAR!
Amerika’daki durumu Almanya ve Avusturya’dan farklı zannediyorsanız, yanılıyorsunuz. Amerika’dan yeni dönmüş bir arkadaşımız oradaki merdiven savaşını şu sözler ile özetliyor: “ABD'de taraf ilhlalini anayasa ihlali gibi sayıyorlar.”

Akdeniz ülkesi olmakla övünen Fransa ve İtalya’da da aynı kural geçerli, ama yürüyen merdivenin sol tarafında durursanız size kimse bağırmaz. Ya hiç sorun etmez ve sizin arkanızda solda durmaya devam ederler ya da sizi normal bir ses tonu ile uyarır ve siz önlerinden çekilince de hayatlarına devam ederler.

Bu durum sadece trafiğin sağdan aktığı ülkelerde de geçerli değil. Soldan akan trafiği icat eden ülke İngiltere’de de insanlar sağda durup soldan yürüyor. Ama soldan trafiğin aktığı bir ülke var ki yürüyen merdiven kuralları tam tersine işliyor: Avustralya! Burada solda durulur, sağdan yürünür. Nokta.

UZAKDOĞU’DA İŞİN RENGİ DEĞİŞİYOR
Batılı dünya diye tabir ettiğimiz ülkelerden Uzakdoğu’ya uzandığımızda durum biraz farklılaşıyor. 2011 yılında Çin’in en büyük şehri Şangay metrosundaki yürüyen merdivenlerinde Greenwich Ünversitesi’nden üç akademisyenin yaptığı araştırma, ne yürüyen ne de duran insanların yön konusunda bir tercihleri olduğunu göstermiş. Hem yürüyenler hem de duranlar neredeyse aynı oranlarda hem sağ tarafı hem de sol tarafı kullanmışlar.

TARAFSIZ BÖLGE JAPONYA
Durmak veya yürümek konusunda Japonya’da genelde önceden belirlenmiş bir taraf bulunmuyor. Hangi tarafta ne yapıldığından ziyade merdivenin bir tarafında durmak ve yürümek isteyenlere de diğer tarafı boş bırakmak genel prensip.

KAMPANYALARI BİLE VAR!
Amerikan gazetesi Washington Post’ta Ağustos ayında yayınlanan bir makaleye göre Japonya, yürüyen merdivenlerdeki kaza oranını azaltmak için yeni bir kampanya başlatmış: “Yürümeyin. Herhangi bir tarafta durun.” Aynı makaleye göre 2011 ile 2013 seneleri arasında sadece Japonya’da 3.865 kişi yürüyen merdivenlerde geçirdikleri kazalar sebebiyle hastanede tedavi görmek durumunda kalmış.

İşe Japonlar’ın açısından bakınca belki de çok haksız sayılmazlar, ama Istanbul gibi herkesin her dakika bir yere veya bir insana yetişmeye çalıştığı koşuşturmalar ve acele işler başkentinde  bir yürüyen merdivende “durun” diyerek insanların ne kadarını tutabilirsiniz, o da ayrı bir tartışma konusu!

Tabi işin bir de sağlık yönü var. Giderek daha az hareket eden bireyler olurken biz bu global dünyada, bir de yürüyen merdivenlerde tamamıyla durmaya başlarsak halimiz nice olur?