İstanbul'u kendime benzetiyorum

İstanbul'u kendime benzetiyorum
İstanbul'u kendime benzetiyorum
Arap müziği imajını kökten değiştiren rai yıldızı Rachid Taha, bugün İstanbul Kongre Merkezi'nin konuğu. Türkiye'de de büyük bir hayran kitlesine sahip Taha'ya konser öncesi bağlandık.

Batılı ama aslında Doğulu….Melodi ve ritim yönünden zengin, biraz da kozmopolit. Köktendinci yaklaşımlara karşı başkaldıran bir müzik türü ‘rai. Sözlerinde isyan var. Doğduğu yer Cezayir’de değil, Fransa’da yayılıyor bu akım. En popüler isimlerinden Cezayir asıllı Fransız müzisyen Rachid Taha, 2 Mayıs’ta İstanbul ’da hayranları ile buluşuyor. Ülkesinin politik iç karışıklığından ötürü ailesiyle Fransa’ya yerleşen Taha, Kuzey Afrikalı birkaç arkadaşıyla 1981 yılında kurduğu grubuyla müzikal kariyerine başlıyor. 1992 yılında ise solo devam ediyor. Biz onu, 1997’de piyasaya sürdüğü ‘Ya Rayah’ single’ı ile tanıyoruz. Türkiye dahil olmak üzere, birçok ülkede üne kavuşuyor. Müziği, Cezayir kültürünü tam olarak yansıtmasa da bıraktığı etki ve tavır olarak o topraklardan çok da uzak değil, aynı zamanda ‘rai’nin en popüler isimlerinden biri. ‘Arap müziği imajı’nı farklı yöne çekebilen yorumu var Taha’nın… Son albümü Zoom’un dünya turnesinin Türkiye ayağında Avea Sıradışı Müzik Konserleri kapsamında İstanbul Kongre Merkezi’nde sahne alacak Rachid Taha, konser öncesi heyecanını paylaştı: ”Çok hareketli bir konser olacak. Kimse sandalyesinde oturmasın istiyorum”…
Şarkı söylemeye nasıl başladınız?
O zamanlar bir fabrikada çalışıyordum. İşimi sevmiyordum tabii ki. Fabrikadan bir dostumla çalışmaya başladık. Bir tavan arasında bir araya gelip çalıyorduk. O zamanlar Fransız radyolarında (hâlâ da) Arapça müzik çalmazdı. Pek çok klüpte çaldık. Çok ilginç insanlarla tanıştım bu süreçte. Çok bilgili, entelektüel insanlarla. Beni beslediklerine inandığım insanlar. Ünlü yazarlar, şairler, ressamlarla vakit geçirdim. Benim zenginliğim o dönemlerde edindiğim dostlarım.
Müzik sizin için ne ifade ediyor?
Fikir savaşı. Müzik tam anlamıyla fikir savaşı. Müzisyenin bazen kendi dünyası ile bazen de içinde yaşadığı dünya ile savaşı müzik benim için.
Rai sizin için ne ifade ediyor?
Rai müziği bizim topraklarımızın Blues’udur. Bütün neşemiz, hüznümüz, sözle anlatamadığımız her ifadenin notalarla beden bulmuş halidir. Kendimi anlattığım müzik Rai. Geleneksel denebilir. Pek çok kültür düşünün, aynı topraklarda aynı potada erimiş kültürler. Rai müziği bu kültürlerin kavşağıdır. Herhangi bir kültürle akıp gitmemiş, hepsini ortak bir noktada buluşturmuştur. Halkın müziği diyebiliriz. Günlük sıkıntılarınızdan, aşklarınızdan, toplumsal huzursuzluklara kadar her konuda halkın, kendi dili ile duygularını tercüme etmesidir.
Şarkı söylerken kendinizi hangi ülkeye ait hissediyorsunuz?
Kendimi tam olarak bir dünya vatandaşı olarak hissediyorum. Müzik tarzları ne olursa olsun dili ne olursa olsun müzik evrenseldir. Sınırları yoktur. Sözlerini anlamazsınız ama anlattıklarını hissedersiniz. Rai de böyle bir şey. Söylerken kendimi tüm dünyaya ait hissediyorum.
İstanbul’u seviyor musunuz?
İstanbul’u kendime benzetiyorum. Bir yarısı Batı’da bir yarısı Doğu’da. Ne arada kalmış ne ikisine de hükmeden. Rengarenk, her şeyi barındırıyor içinde. Nereden gelirseniz gelin ‘evinizde’ hissedebileceğiniz bir şehir burası.
Türk müziğini ve müzisyenlerini tanıyor musunuz?
Maalesef tanıdığım müzisyen yok ama Türk müziklerini biliyorum, dinliyorum. Sesler, hisler çok tanıdık. Özellikle arabeskteki his, isyan aynı… Dışlanmışlığa, terk edilmişliğe, kimsesizliğe isyan var. Bunu sözleri anlamadan da hissedebiliyorsunuz.
İstanbul seyircisi için nasıl bir repertuar hazırladınız?
Konserde ‘Ya Rayah’ da ‘Voila Voila’ da... Yeni eski  tüm parçalarımdan seslendireceğim. Çok hareketli bir konser olacak. Kimse sandalyesinde oturmasın istiyorum.
Gelecekteki yeni tüm projeler?
Şu anda bir sinema projem var. Daha proje, detaylarını yakında açıklayacağız. Bir de DİWAN3 üzerine çalışıyoruz. Unutulmaması gereken o kadar çok şarkı var ki…
Rachid Taha, İstanbul Kongre Merkezi, bugün 21.00