İstanbul'un güncel sanat gündemi Viyana'ya taşındı

İstanbul'un güncel sanat gündemi Viyana'ya taşındı
İstanbul'un güncel sanat gündemi Viyana'ya taşındı
Viyanalı sanat takipçileri için İstanbul'un yoğun güncel sanat gündemiyle tanışma vakti. 33 sanatçının işleri Viyana'ya taşındı...

MAK (Avusturya Uygulamalı Sanat Müzesi), sakin başkent Viyana’nın merkezi noktalarından birinde. Şu günlerde kapısından girip basamakları çıkacak bir Viyanalının gözüne ilk çarpacak olan, hemen sağda parlak kırmızı rengiyle duvardan sarkan bir kum torbası olacak muhtemelen. Bir-iki yumruk savurmaya kalkmaması hayrına olacaktır; askıdaki Halil Altındere’nin ‘Boxing bag’ (Kum torbası) adlı işi ve torba mermerle dolu…
Salona girdiğinde karşılaşacağı ve hatırı sayılır genişlikte bir alanı beyaz perdelerle kapatan alan ise Cevdet Erek’in ellerinden&zihninden çıkma. Dört tarafı perdelerle çevrili alan, Erek’in müdahalesi sonucu ışıkla buluşturulup, sesten (ses geçirmeyen kumaştan yapılmış perdeler marifetiyle) uzaklaştırılmış bir ‘gökyüzü ışığıyla buluşma’ noktası (Re-Illumination-Yeniden aydınlanma)… Viyanalı güncel sanat meraklısının, Türkiye ’nin yoğun güncel sanat atmosferindeki ilk soluklarını alması için makul bir alan… Şimdi salonda, İstanbul ’da yaşayan veya Avrupa ’da yaşayıp İstanbul’la bağlantılı işler üreten Türkiyeli ve uluslararası 33 güncel sanatçının işleriyle tanışabilir.
Salı akşamı MAK’ta açılan ‘Mucizevi Göstergeler. Bugünün İstanbul’unu Aramak’ başlıklı sergi 1930-1980 yılları arasında doğmuş sanatçıların işlerini Viyana’ya taşıyor. Uluslararası petrol ve doğalgaz şirketi OMV’nin sponsorluğundaki serginin öyküsü, yine OMV’nin 2011 ve 2012’de, İstanbul’daki güncel sanat galerilerinden örnekleri Viyana’ya taşıdığı ‘VienneFair – The New Contemporary’ adlı sergilerle başlıyor. Gelinen nokta; Simon Rees ve Bärbel Vischer’in küratörlüğünde, güncel sanatın izini takip ederek Viyana’dan İstanbul’a yakınlaşmaya niyet eden bir sergi.
Çarpıcı işlerden biri, Diyarbakırlı sanatçı Ahmet Öğüt’ün Türkiye’de henüz sergilenmemiş, ‘Stones to throw’ adlı yerleştirmesi. Boş standların yanından geçtikten sonra ilk göreceğiniz şey, duvardaki fotoğraflar. Üzerlerinde çizgi film karakterleri boyalı taşlar, bilmediğimiz bir şehrin sokaklarında poz vermiş. Standlara tekrar döndüğünüzde tek bir standın üstünde, üzeri boyalı bir başka taş olduğunu görüyor, sonra da yerdeki Fed-Ex makbuzlarını fark ediyorsunuz. Makbuzlar Lizbon’dan Diyarbakır’a gönderilmiş paketlerden, arta kalan… Öğüt, tam da ‘taş atan çocukların’ tutuklandığı 2011’de tamamladığı işine, taşlara Amerikan savaş uçaklarının üstüne çizilen çizgi film kahramanlarını resmederek başlamış. Ardından taşları Diyarbakır’dan bir resim öğretmeni arkadaşına postalayıp, sokaklara bırakmasını istemiş. Fotoğraflar, Öğüt’ün arkadaşının Diyarbakır sokaklarında çektiği kareler.
Füsun Onur, sergi için ürettiği elle işlenmiş, kelebek figüründeki boncuk nakıştan heykeli ‘Miracle’ ile geleneksel sanat becerilerine selam yollarken; CANAN 2009’da 11. İstanbul Bienali’nde sergilenen ve minyatür sanatını kullanan videosu ‘Exemplary/İbretnüma’ ile bir kadının yaşamöyküsü üzerinden feminist eleştiri yapıyor. Murat Akagündüz’ün, ‘Adalar’ın İstanbul’la mekânsal, tarihsel ve sosyolojik ilişkisini yorumlamaya açan, ‘Island-Continent’ (Ada-Kıta) serisinden resimleri ‘Adalar’daki detaya odaklanıyor…
Mermer-kum torbasını ‘otoportre’ olarak da gördüğünü söyleyen Halil Altındere, “Son yıllarda politik sanatçı olarak eleştirilip estetik yanlısı çevrelerce eleştirildim ama bu kendi serüvenim. Bu da o anlamda bir otoportre. İstediğin kadar eleştir, vurmaya çalıştığında da acıyı sen duyarsın” diyor. İşi için, “Hırpalanmış bir kum torbasının mermerden dökülmüş hali ama bununla ilgili bir belirtken yok. İnsanlar bu sergiye Türkiye ile ilgili bir şey görmeye geldiklerinde o olası bakışlarla ilgili, gardı havada bir ” diyor Altındere. Serginin de Avrupalı küratörlerin çoktandır oryantalist bakış açısından uzaklaştığı; Türkiyeli sanatçıları etnik, dini kimliklerinden bağımsız, kendi işleri üzerinden görmeye başlamalarının örneklerinden biri olduğu kanısında. Sergi 21 Nisan’a kadar açık.

Sergiye katılan sanatçılar

Hamra Abbas / Murat Akagündüz / Yeşim Akdeniz / Ey-lem Aladoğan / Meriç Algün Ringborg / Hüseyin Bahri Alptekin / Halil Altındere / CANAN / Aslı Çavuşoğlu / Cengiz Çekil / Banu Cennetoğlu / Mutlu Çerkez / Antonio Cosentino / Canan Dagdelen / Lukas Duwenhögger / Cevdet Erek / Erdem Ergaz / Murat Gök / Nilbar Güreş / Sibel Horada / Emre Hüner / Aki Nagasaka / Olaf Nicolai / Marcel Odenbach / Ahmet Öğüt / Füsun Onur / Mario Rizzi / Nasra Şim-mes / Erdem Taşdelen / Cengiz Tekin / Güneş Terkol / İrem Tok / Uygur Yılmaz.