İşte Benim Stilim: 40 yaşında görün ama beş yaşında gibi davran

İşte Benim Stilim: 40 yaşında görün ama beş yaşında gibi davran
İşte Benim Stilim: 40 yaşında görün ama beş yaşında gibi davran
Yaşınız kaç olursa olsun 13 yaş asabiyeti ve duyarlığını taşıyın. Sürekli vitrinde sergileniyormuş gibi davranın. Lanet okuyun, beddua edin. 'Aynen, kombin, star' sözcüklerini sık kullanılanlarınıza ekleyin. Olur da 'İşte Benim Stilim'e katılmak isterseniz, önceden rehberimize göz atın!
Haber: DEFNE AKMAN - akmandefne@yahoo.com.tr / Arşivi

RADİKAL - 'İşte Benim Stilim’in altıncı sezonu başladı. Türkiye’nin en iyi giyinen kadınını seçmeyi amaçlayan yarışmanın yeni katılımcıları önceki sezonlara oranla daha genç olmaları ve anaokulu düzeyindeki davranış ve konuşmalarıyla dikkat çekiyor.
Nur Yerlitaş, Hakan Akkaya ve Ivana Sert’ten oluşan jürinin, anlayışlı ve sakin tavırlarıyla yarışmacıları uygar bir biçimde idare etmeye çalıştıkları açıkça görülüyor. Öykü Serter ise tam bir anaokulu öğretmeni gibi, sabırla tüm kuralları anlatıyor, yarışmanın pürüzsüz biçimde ilerlemesi için elinden geleni yapıyor.
Düşük reytingler, yarışmanın miadını doldurduğunu işaret ediyor sanki. Bu sefer Nur Yerlitaş da durumu kurtaramayacak gibi.

LAUBALİLİKTE ÇITA AŞILDI 
'İşte Benim Stilim' hiçbir zaman leydilik okulu olmadı. Yırtıcı, terbiyesiz ve acımasız yarışmacılarıyla gündeme geldi, seyirciler her seferinde daha ne rezalet ve acayiplik çıkabilir merakıyla programı seyrettiler. Bununla birlikte altıncı sezon ölçüsüzlük, laubalilik ve çirkeflikte yarışmanın çıtasını aşmış durumda.
Bu sezonun en dikkat çeken yarışmacısı Bahar Candan. Bahar Candan, yarışmanın önceki sezonlarında yer alan ve şu anda Dominik’te 'Survivor' için yarışan Nihal Candan’ın kız kardeşi. Ünlü bir ablanın kardeşi olmanın avantajları ve dezavantajlarını bir arada yaşıyor. Ablasıyla kıyaslanmaktan rahatsız olduğu belli olan 18 yaşındaki yarışmacı bununla birlikte ablasının imkânlarından faydalanmayı ihmal etmiyor. Örneğin geçenlerde Nihal’in ütü şeklindeki apartman topuklu ayakkabılarını giyerek geldi.
İkinci sırada ise Adanalı Yağmur Taktaş var. “Ben sakin olmak istedikçe beni geriyorlar” ifadesinde de olduğu gibi Yağmur, sinirlerine hâkim olmakta zorluk çeken bir yarışmacı. Bir de geçen haftanın birincisi Yeşim Aydın var. Dövme ve kısa saç çok ilginç bir şey olarak görüldüğünden, kafaya da tuhaf aksesuarlar takınca puan alınabiliyor.

İŞTE BENİM STİLİM YARIŞMACI REHBERİ
Bir hafta boyunca her gün izlediğim yarışmaya olur da katılmak istersiniz diye bir katılımcı rehberi hazırladım.

* İnsan bir geceden sabaha böyle olmuyor. Her şey tavırla başlıyor. Sürekli vitrinde sergileniyormuş gibi davranın. Her yaptığınız, her hareketiniz dikkat çekmeli.

* Gösterişsiz olmaz. Kıyafetler vücudunuzu sergilemeli. Herkes sizin dayanılmaz cazibenizin farkına varmalı. Dünya durmalı.

Bahar Candan, 45 kilo veren yarışmacı arkadaşına 45 kilo daha vermesi gerektiğini söylerken.

* Alışveriş alışveriş alışveriş. Bin metre öteden fark edileceğiniz kıyafetler alın muhakkak. Dünyanın makyajını yapın, her gün dozunu bir kat daha artırın. Takma kirpikler, tırnaklar, saçlar hepsi sizi bekliyor. Ayakkabı dediğin topuklu olur. Günün yüzde 90'ı topuklu ayakkabıyla geçecek. Ne? Yürümek zor mu? Yok öyle bir şey! Zaten olur da düşerseniz kesin nazara gelmişsinizdir.

* Selfie'siz yaşanmaz. Vücudunuzla, yüzünüzle gözünüzle gurur duyuyorsunuz, tüm dünya bunu görmeli! Ufaktan plastik cerrahiye de bulaşmaya başlayın. Yaşınızın henüz 18 olması önemli değil, göğüs, lipo, dudak bir yerden başlayın.

* Dünyada ne olup bitiyor, bunları artık unutun. Bundan sonra hayatınız nasıl göründüğünüzden ibaret. Karşı cins sizi nasıl görüyor, aynada nasıl görünüyorsunuz, o elbise üzerinizde nasıl duruyor, göğüsleriniz biraz daha büyük olsa nasıl görünürsünüz, daha kısa bir etek üzerinizde nasıl durur? Bunları düşünün. Nasıl göründüğünüz dışında hiçbir şey önemli değil.

* Yoksa size cahil mi dediler? Dünya meselelerine karşı ilgisiz olduğunuz yönünde imalarda mı bulundular? Hemen gerçek kürk giymediğinizi, üzerinizdekinin pelüş olduğunu söyleyin. Bunu elli kere tekrar edin.

* Duygusal yaşınız beş olsa bile, bu popüler olmanıza engel değil. Hiç tanımadığınız insanlarla hemen ilk günden can ciğer kuzu sarması olun. Hep aynı konulardan bahsedin, her yere birlikte gidin. Artık hanginiz diğerini ilk fırsatta satar bilinmez ama onun tüm kirli çamaşırlarını ortaya dökmeyi ihmal etmeyin sakın.

* Yüz ifadesi ve beden dili, dengesizliğinizi yansıtmalı. Dilerseniz buz gibi soğuk ve keskin de olabilirsiniz. Her an tetikte olun, çevrenizdeki herkese bir laf sokarak had bildirmeniz gerekebilir.

* Lanet okuyun, beddua edin. Tabii. Neden olmasın? Rakiplerinize “Seni sevmiyorum, inşallah hemen elenirsin!” demekten kolay ne var. Deneyin, rahatlayacaksınız.

* Her şeyi abartın ve dramatize edin. İnsanların içini kıymayacaksanız bir şeyler söylemenin ne anlamı var? İster dünyanın zehrini çok tatlı bir şey söylermiş gibi yavaş yavaş akıtın, ister olmadık hikâyeler uydurup abartın. Sizin yeteneklerinize kalmış.

* İstediğiniz olmayınca delirin. Gerekirse topuklarınızı vurun, tepinin, olmadı öfkeyle çıkıp gidin.

20 yaşındaki Yağmur Taktaş kuliste. Üzerindeki kıyafeti müzayedeye katılırken giymeyi planlıyor.

* Her şey sizin hakkınızda olmalı. Alakalı alakasız tüm anlardan istifade edin, her konuya bulaşın, her konu sizi ilgilendirir. Diyelim ki olmadı, o zaman eşyalarınızı fırlatın.

* İnsanları basamak olarak kullanın. Eğer size bir faydası olmayacaksa vaktinizi ıvır zıvır insanlarla harcamayın.

* Burnunuz düşse yerden almayın. Amacınıza ulaşana kadar jürinin tüm yergilerini sineye çekin. Otorite sahipleri dışında kimsenin hiçbir sözünü dinlemeyin. Kendinizi övmek varken neden tahammül edesiniz ki?

* Kimse sizi görmezden gelemez, gelmemeli. Her zaman her yerde sizinle ilgilenmek, size bakmak zorundalar. Bunun için ne gerekiyorsa yapın.

* Asla özür dilemeyin. Bir tartışma sırasında ne yaparsanız yapın karşı tarafı dinlemeyin, kurulmuş gibi konuşmaya devam edin. Terbiyeli haller takınmanız gerekirse “Saygı duyuyorum” diyebilirsiniz. Bu aslında reality show sözlüğüne göre "Senin dediğin bana vız gelir, tırıs gider" demek. Güçlü olun. Hatalı olmanız önemli değil. Ölseniz bile özür dilemeyin.

İşte Benim Stilim'in ilk kurbanı belli oldu!

MİNİ SÖZLÜK

Kombin: Kombinasyon demek. Kıyafetlerin ve aksesuarların dizimi. (bkz: Kombin yapmak, kombinlemek )

Star: Bir 'kombinin' içindeki en dikkat çekici parça.

Aynen: Birisiyle aynı fikirde olduğunuzu anlatmak için kullanmanız gereken kelime.

(Yarışmacı A: Işınsu’nun kaz ayağı montuyla kırmızı çoraplarının basit durduğunu düşünüyorum. Rock tarzı böyle olmaz.
Yarışmacı B: Ayneaan.)

Tatlım: Yarışmacı arkadaşlarınızı yererken cümlenin başında ya da sonunda kullanmanız gereken tanımlama.

(Tatlım, bu pantolon basenlerini büyük mü gösteriyor yoksa senin basenlerin zaten geniş mi?)

Pardon?: Ne dediğini anlamıyorum, umurumda değilsin demek. Diğer yarışmacılar tarafından yapılan yorumları böyle cevaplamanız gerek.

(Yarışmacı A: Dilara, elbisen çok demode.

Yarışmacı B: Pardon?)

Yarışmacı Yağmur İldiz bu kıyafetiyle elbette baby shower'a gidiyor. Diş buğdayına gidecek hali yok. Yağmur İldiz, aynı zamanda yaşam koçluğu da yapıyor.

UNUTMAYIN!
Yaşınız kaç olursa olsun 13 yaş asabiyeti ve duyarlığını taşıyın. Tüm ilgilendiğiniz başkalarının hakkınızda ne düşündüğü olsun. Arkadaşlarınız yalnızca size hayran kişilerden oluşsun. Küçük dünyanızın dışında olanları görmezden gelin. Önemli olan nasıl göründüğünüz sonuçta. 40 yaşında görünün ama beş yaşında gibi davranın. Sanırım oldu, artık hazırsınız. Hayatta başarılar. 

Beklenen program Survivor 2016 başladı!