İsveç'in fotoğraf başkentinde Türkiye

İsveç'in fotoğraf başkentinde Türkiye
İsveç'in fotoğraf başkentinde Türkiye
İsveç'in Landskrona şehrinde düzenlenen fotoğraf festivalinde Türkiye fotoğrafçıları, İstanbul Modern koleksiyonundan bir seçki ile birlikte Focus Turkey adlı bölümde sergilendi

YASEMİN ELÇİ
İsveç’in güneybatısında, Danimarka ve İsveç arasından geçen boğaz üzerine kurulu 29,000 nüfuslu Landskrona kenti, Türkiye standartlarına göre ancak bir şehircik. İstanbullu için tercüme etmek gerekirse, TOKİ fantazilerinin göz dikeceği yeşillikler içerisinde temiz ve sakin bir semt gibi düşünün. Fakat Landskrona, 12 kilometrekarelik yüz ölçümüne aldırmadan, İskandinav ülkeleri içerisinde bir fotoğraf kenti haline gelmeyi misyon haline getiriyor. Geçen yıl başlattığı fotoğraf festivali kapsamında sergiler, paneller, atölyeler düzenleniyor, sanatçı portfolyoları inceleniyor. 2014 yılı için ise yeni bir fikir oluşuyor ve festival dahilinde misafir ülke programı başlatılıyor. İlk konuk ülke olarak da Türkiye seçiliyor. Tabii ki bütün bunlar ne zar atarak, ne de kadere bırakılarak ortaya çıkıyor.
Landskrona, İsveç’in en çok göçmen alan kenti. Bu toplumu oluşturan kültürleri tanıtmak ve yerel kültürle bağ kurmak organizasyonun yola çıkış amaçlarından. Sosyal adalet ve uyum konularında örnek gösterilen İsveç’te 2013 rakamlarına göre ülke dışında doğmuş nüfusun oranı yüzde14,3; Türkler ise bu milletler arasında dokuzuncu sırada. Göçmen nüfusunun yerel halktan daha hızlı arttığını (yani nispeten yüksek doğum oranlarını) hesaba katarsak, ülkenin bu etnik çeşitliliği bir arada tutması ve yabancı yatırımı teşvik etmesi için kültürel etkinliklere odaklanması anlaşılır bir hal alıyor.

Kerem Ozan Bayraktar

ARA GÜLER İLK KEZ İSKANDİNAVYA’DA
Landskrona Fotoğraf Festivali kapsamında düzenlenen “Focus Turkey” başlıklı sergi, göçmen listeleri ya da tatil mekanları arasında adından sıkça bahsedilen Türkiye’yi bu kez bambaşka bir konuyla gündeme getiriyor. Genel küratörlüğünü Landskrona Müzesi’nden Janne Jönsson’ın üstlendiği sergi, bir tarihsel doğru üzerinden giderek hem geçmiş hem de günümüz fotoğrafçılarından bir seçki sunuyor. Dünyaca ünlü fotoğrafçımız, Paris Magnum ajansına dahil olan Ara Güler ilk kez bu festival kapsamında İskandinavya’da sergileniyor. Türkiye’nin akademik eğitim almış ilk kadın fotoğrafçısı olan Yıldız Moran; İstanbul doğumlu fakat gençlik yıllarından itibaren Stockholm’de yaşamış Lüfti Özkök de ülkenin fotoğraf tarihinde yer etmiş isimler olarak sergide yerlerini alıyor. Bir gemi yolculuğu sırasında uğradığı İstanbul’da hayatının geri kalanını geçiren, Pera’da bir fotoğraf stüdyosu açan, 1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Yeşilköy sahilinde kamp kuran Rus askerlerini, Anadolu demiryollarının inşası, Orient-Express'in açılışı gibi olayları belgeleyen İsveçli Guillaume Berggren ise İstanbul’da yaşamış yabancı fotoğrafçıları temsilen tanıtılıyor. İstanbul’u dışarıdan bir göz olarak fotoğraflayan bir diğer isim ise ilk 1980’lerde Türkiye’ye gelen Finn Larsen.

Gözde Türkkan

GENÇ SANATÇILAR AĞIRLIKTA
600 metrekarelik mekanda yeni ile eskiyi bir araya getiren sergi, aynı zamanda İstanbul Modern koleksiyonundan bir seçkiye ev sahipliği yapıyor. Günümüz sanatçılarından fotoğrafın farklı teknik ve temsil biçimlerini kullanan on beş isim arasında genç sanatçılar ağırlıkta. Türkiye’nin en geniş kurumsal fotoğraf koleksiyonunu barındıran İstanbul Modern’in içerisindeki fotoğraf galerisi on yıl önce kuruldu. Osmanlı dönemi ve Cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze kadar sanatçılara yer veren bu geniş koleksiyondaki eserlerin sayısı bugün 7500’e ulaştı. Landskrona’da eserleri sergilenen isimler ise Ali Alışır, Kerem Ozan Bayraktar, Fatma Belkıs, Dilan Bozyel, Yusuf Darıyerli, Murat Germen, Ege Kanar, Sevim Sancaktar, Sinan Tuncay, Gözde Türkkan, Sencer Vardarman, Devin Yalkın, Begüm Yamanlar, Sarp Kerem Yavuz ve Cemre Yeşil.Seçkiyi yaparken bugün Türkiye fotoğrafındaki farklı eğilimleri yansıtmaya önem verdiklerini söyleyen İstanbul Modern Fotoğraf Bölümü Yöneticisi Sena Çakırkaya, sergideki biçimsel ve kavramsal çeşitliliği şu şekilde aktarıyor: “Sergide, fotoğrafı sadece belli tekniklere ve sergileme türlerine göre sınırlamadan, koleksiyonumuzdan farklı güncel yorumlar bir araya getirildi. Çok kanallı videoları, yerleştirmeleri, kitap, polaroid gibi farklı temsil ve sunum tercihlerini bir arada görmek mümkündü. Bu biçimsel çeşitliliğin yanı sıra seçilen çalışmalarda belgesel, mimari, kişisel belgeleme, arşiv ve gerçeklik kurgusu gibi konularda özgün yaklaşımlar mevcuttu.”
Hikayemiz burada da bitmiyor. Geçen hafta İstanbul Modern bu on beş sanatçı arasından fotoğraf kitabı üretimiyle ön plana çıkan dört isim seçip İsveç’e götürdü. 26 Haziran-26 Ağustos, 2014 tarihleri arasında gerçekleşen festivalin son haftasında Gözde Türkkan, Sevim Sancaktar, Cemre Yeşil ve Kerem Ozan Bayraktar Landskrona’da kendi eserlerini ve sanatçı kitaplarını tanıttılar. İsveç’in Malmö şehrinde bulunan Breadfield Galeri’nin düzenlediği stüdyo ziyaretleri ile farklı sanatçılarla görüşüp, üretim pratikleri hakkında konuştular. Festivalin Türkiye haricindeki kısmında, Nan Goldin, Rinko Kawauchi ve Eva Klasson gibi dünya çapında tanınmış sanatçıların sergilerini ziyaret ettiler. Hatta - düşman çatlatırcasına – Nan Goldin ile tanışıp kendi işleri üzerine sohbet bile ettiler.

Ali Alışır

TÜRKİYE’DE DE GÖRMEK İSTEDİĞİMİZ MANZARA
Özellikle fotoğraf kitapları ve onların üretimini ön plana çıkaran bir festivalde bulunmanın, bu yönde üretim yapan başka sanatçılarla tanışmanın zihin açıcı olduğunu ifade eden Gözde Türkkan, festival ile ilgili düşüncelerini şöyle özetliyor: “Türkiye'de ne yazık ki pek sık oluşturulamayan, fikir ve deneyimlerin paylaşıldığı bir ortamda bizzat bulunma şansı elde ettik. Landskrona ufak bir şehir; buna rağmen festival için gelen fotoğrafla ilgili uluslararası kitlenin yanı sıra, yerel halkın da tüm sergileri gezmeye zaman ayırdığını görmek sevindiriciydi. İlgi ve alaka bakımından Türkiye'de de görmek isteyeceğimiz bir manzara.”
Fotoğraf kenti olarak tanınmayı hedef edinmiş bir şehrin ilk coğrafik odağını bu yöne çevirmesi, bienal kalitesindeki bir sergiye, ülkemizden bu kadar genç isimleri dahil etmesi ne kadar gurur verici ise, dışarıdan onay almadan kendi (fotoğraf) sanatçısına tam olarak inanıp destek vermeyen yerel sanat sahnesi de bir o kadar özgüvensiz. İsveç, göçmeninin bile kültürüne değer verdiğini ispat etme derdindeyken, Türkiye bu alanda bitmek bilmeyen ergenliğini yaşıyor, ucube kavgalarıyla uğraşıyor.
(Ana fotoğraf: Devin Yalkın)