Kadın yazarlarını yok sayan bir edebiyat

Kadın yazarlarını yok sayan bir edebiyat
Kadın yazarlarını yok sayan bir edebiyat

Sevgi Soysal Türk edebiyatının unutulmaz yazarlarından biri.

Notos Öykü'nün 181 kişiye sorarak hazırladığı 'Çağdaş Türk Edebiyatında En İyi 40 Şey' listesinde ödüller, dergiler, pek çok yazar, şair var ama hiç kadın yok. Neden yok? Sorumuza yanıt verenler, edebiyat dünyasındaki erkek egemenliğine işaret ediyor
Haber: Ayça Örer - ayca.orer@radikal.com.tr / Arşivi

Edebiyatımızın bakış açısı bu Semİh Gümüş
(Notos Öykü Yayın Yönetmenİ)
Notos’un 5. Büyük Soruşturması’nda en çok belirtilen ilk kırk ad arasında kadın yazarların olmayışı edebiyat dünyamızın bugünkü bakış açısını yansıtır. Eğer yayıncıların, editörlerin, eleştiri yazarlarının, hatta yazarların çoğunluğu erkekse, bunun soruşturma sonucuna yansıması da beklenir. Ben kırk kişi saysaydım, aralarında Füruzan, Leyla Erbil, Adalet Ağaoğlu olurdu. Ama benim seçimim de pek çokları için aynıyla kabul edilemezdir elbette. Bu tür soruşturmaların ve sonuçlarının, içinde yaşadığımız dönemi yansıttığını, neden sonra eskiyip yerlerini yeni seçimlerin alacağını düşünürüm. Bu nedenle de eski bir dergici olarak bu tür soruşturmaların yararına çok inanıyorum, ama yalnızca kendi kişisel seçimlerimle ilgiliyim. 

Edebiyatta abilik yaygındır
Kaya Genç (Yazar)
Türk edebiyatını şu anda belirleyen kavram ‘başarı’ bana kalırsa. Bütün isimler, sıfatlar, fiiller bu sihirli sözcüğün çevresinde dönüyor. Başarı kültürü de çok erkek bir kültürdür, erkek egemen yapıları ima eder. Böyle bir çevrede radikal görüşlere sahip bir kadın, düzene bir tehdit oluşturur. Edebiyat çevresinde de abilik yaygındır, kardeşlikten çok. Oysa dil ve yazı, hiyerarşilere karşı bir meydan okuma imkânını da barındırıyor, bu da alıştığımız erkek egemen sözdizimine ve edebiyat hiyerarşisine karşı çıkarak gerçekleşebilir bence. Ben Roza Hakmen’i sayardım. 

Bir tesadüftür…
Mİne Söğüt (Yazar)
Benim açımdan üzerinde durulacak bir şey değil. Bu bir tesadüftür. Bir kadın yazarın ihmal edildiği ya da gözden kaçtığı anlamına gelmez, kişisel olarak üzerinde durmazdım. Özellikle olduğunu düşünmezdim.. Aklımda tabii ki kadın yazarlar var, 40 değil, 400 tane bile var. Ama bu sonuçlar rastlantısal bir derlemenin sonucunda çıkıyor. Çok yazar da girebilirdi... Sevim Burak, Leyla Erbil, Tomris Uyar’ı söylemesem ayıp olur. Latife Tekin ve şimdi hemen aklıma gelmeyen bir sürü isim.. 

Seçici kurulun ne kadarı kadın?
Hakan Bıçakçı (Yazar)
Ben bu tarz listelerdeki isimlere gerçekten orada olmayı hak ediyorlar mı refleksiyle bakarım.Yapıtlarını düşünürüm, edebiyattaki yerini düşünürüm ama cinsiyetini düşünmem. Yine de, 40 maddelik listede tek bir kadın olmaması düşündürücü. Bu sonuç, seçici kurulun kafasındaki Türk edebiyatında kadınların geri planda olduğunu gösterir, Türk edebiyatında değil... İlla kötü niyet arayacaksak da seçici kurulun kaçta kaçının kadın olduğuna bakmak gerekir. Türk edebiyatındaki en iyi şey soruşturması için bir kadın ismi versem, ‘Ayfer Tunç’ derdim. 

Benim için önemi yok!
Leyla Erbİl (Yazar)
Bir takım, bir ekip istediği gibi bir araştırma yapabilir. Onlar kendi kanaatlerini yazmışlar. Benim için önem taşımıyor fazla. 1950 kuşağı yazarlar arasında ben varım, o yüzden fazla alınmadım bu hikayeden. Anketlere fazla önem vermiyorum zaten. 

Bu en iyi yazarlar listesi değil
Gaye BoralIoğlu (Yazar)
Ben de oy kullandım. Doğrusu listemde illa da bir kadın yazar bulunsun diye özel bir çaba göstermedim. Roman, öykü ve şiirde kişi ya da akım olarak edebiyat tarihimizi derinden etkilemiş adları bulmaya çalıştım.
Bence listede kadın edebiyatçı olmamasında seçim sayısının beşle sınırlandırılması ve sorunun çok geniş bir yelpazeyi kapsaması rol oynadı. Eğer 40 maddelik listeyi ben tek başıma oluştursaydım o listede örneğin Sevim Burak, Tezer Özlü ve Birhan Keskin mutlaka olurdu.

Liste kadın düşmanlığını gösteriyor
Hande Öğüt (Eleştİrmen)
“En iyi şey”, elbette görecelidir; özneldir. Acı bir gerçeği de taşıyor içinde bu soruşturma. Kadının adının olmaması, yok sayılması, kabul görmezlik ve kadın düşmanlığı... Yazarlık da cinsiyetli bir kavram. Kadınlar tüm dünyada olduğu gibi Türkiye ’de de edebiyata ezilmişlik ve dışlanmışlık konumunun getirdiği dezavantajlarla, çeşitli stratejiler uygulayarak, ad veya kılık değiştirerek hayli geç girdiler. Erkek egemenin edebiyat anlayışında hiç “ciddiye” alınmamış olmalılar ki, adları, eserleri, yaptıkları bugünün çağdaş okuru tarafından dahi anılmıyor. Ankete genel okur değil, özgül edebiyat okuru olduğu düşünülen 181 yazar katılmış üstelik. Günümüzde yayımlanan tüm edebiyat ve kitap dergilerinin ve eklerinin başında erkekler var, yayınevi sahiplerinin çoğu erkek. Kadın yazarların yok sayılması, sadece erkek egemen bir tahayyül; asla gerçek değil. Zira çağdaş Türk edebiyatında yazdıklarıyla, duruşlarıyla unutulmayacak pek çok kadın var. 

Bahtsız bir durum
Roni Margulies (Yazar/ Şaİr)
Bence herkesten beşer tane istenince böyle oldu. Çünkü Türk edebiyatında kadınların konumu koşulsuz başkadır. Özellikle öykü alanında. Belli ki bahtsız bir durum olmuş. Selçuk Baran, Leyla Erbil, Tomris Uyar, Sema Kaygusuz öykü alanında hemen sayabileceklerim. Gülten Akın, Bejan Matur şiir alanında aklıma gelenler. Bu tür anketleri bilimsel bilgi gibi düşünmemeli. Mesela ben bana böyle bir soru sorulunca ilginç yanıt vermeye çalışmıştım. 

Bana iç acıtıcı geliyor
Selİm İlerİ (Yazar)
Bu tarz soruşturmaların bir yararı olduğunu düşünmüyorum. Bana iç acıtıcı geliyor. Elbette bütün yazarlarımızın ve başta kadın yazarlarımızın edebiyatımıza sayısız katkısı olmuştur.