Kadınlar bir güne sığar mı?

Kadınlar bir güne sığar mı?
Kadınlar bir güne sığar mı?
Yazar, müzisyen, oyuncu, ressam, yönetmen, yazar, akademisyen, aktivist 48 kadına "8 Mart eylemine kendi dövizinizi yazıp gidecek olsanız, sloganınız ne olurdu?" dedik. İşte sanatçı ve akademisyenlerden, bugün sokağa çıkacak kadınlara slogan önerileri... Tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun!

Beyler! Omuzlarınızı bir indirin, derin bir nefes alın, bir rahat olun! Oyuncu Övül Avkıran
Her darbe de güçlendik, çünkü biz toprak’ız, biz doğayız, biz yaşamın ta kendisiyiz. Bizi yok edemezsiniz. Ama biz sizi........... Oyuncu Derya Alabora
8 Mart isyanın günüdür! Güncel sanatçı Canan
Üç maymun öldü yaşasın özgür kuşlar Oyuncu Arzu Okay
Birimiz hepimiz, hepimiz kadınlar için Tiyatrocu Ebru Nihan Celkan
Udumbara değiliz, her an açabiliriz Oyuncu Görkem Yeltan
Baba, koca, kardeş, töre, devlet, polis, hâkim; ellerinizi, sözlerinizi, kanunlarınızı bedenimizden, yaşamımızdan çekin Doktor Lale Tırtıl
Feminizm kadınların insan olduklarını söyleyen radikal görüştür Akademisyen Ayşe Gül Altınay
Demokrasi için güçlü kadın! İş kadını Leyla Alaton
İlla ki barış, çünkü kadınım, Kürdüm, insanım. Edi besé hewal no! Belgeselci Bingöl Elmas
Elin havadayken bir düşün; ben senin eşin, kardeşin, annenim! Ressam Kezban Arca Batıbeki
8 Mart kadınların ‘kendini şımartma’ günü değil, hakları için birleşme ve mücadele günüdür. Prof. Dr. Fatmagül Berktay
Sokakta! Evde! İşte! Her yerde! KADIN Yazar Esmehan Akyol
Kadına yönelik şiddet sürdükçe barışı inşa etmek mümkün değildir. KAMER Başkanı Nebahat Akkoç
Kadın-erkek eşitliği için artık yürümek değil koşmak zamanı! Yard. Doç. Dr. Itır Erhart Her kadın bir cesaret anadır! Yönetmen Tomris Giritlioğlu
Bizi parmakla göstermeyin! Yazar Seray Şahiner
Sıkıntı yok biz buradayız! Sanat eleştirmeni Ayşegül Sönmez
Ayrıma karşıyız, önce insan sonra kadınız Senarist Melek Gençoğlu
8 Mart’a karşıyım! Şair Bejan Matur
Tabiatları gereği kadınlar devrimcidir! Yazar Gaye Boralıoğlu
Varoluşun en derin hali Yazar Özge Baykan
Erkekler, kadınların aklı, yüreği ve yaşam bilgisi sizi de kurtaracak! Sosyolog Prof. Ayşe Durakbaşa
Erkeklere hizmet veren Şiddeti Önleme Merkezleri, kadını değil aile bütünlüğünü esas alan politikalarla erkek şiddeti önlenemez. Mor Çatı gönüllüsü, yazar Ülfet Taylı
Kadınlar örgütlü mücadeleyi yükselterek özgürlüğe yürüyor BDP Milletvekili Sebahat Tuncel
Benim bir yerim var: HER YER Oyuncu Şenay Gürler
Aile içinde şiddet var, ölüm var; aile dışında hayat var Sosyalist Feminist Kolektif üyesi, yazar Gülnur Acar Savran
Kedinin bıyıklısı, Fatma Şahin’in bıyıksızı makbuldür. Tiyatrocu Zeynep Kaçar
Çerçevemizi şiddet, eşitsizlik, cinayet kaplamasın artık, düşlerimize yer kalsın Yönetmen Melek Özman
Kadın olarak var olamazsam ‘kul’ olurum, ben kul olmayı kabul etmiyorum. Yazar Meltem Arıkan
Eşitlik icat olundu, erkeklik bozuldu. Çizer Gülay Batur
1919 yılında bir kadın oyuncu ilk kez sahneye çıktı ve alkışlandı, 2013 yılında bir kadın oyuncu sahnede öpüştüğü için şiddet gördü. Şaşkınım ve çok üzgünüm. Tiyatrocu Esra Bezen Bilgin
Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayacaktım ama babam/eşim/abim/toplum/devlet izin vermedi. Müzisyen Esin İris
Kadın hayattır Oyuncu Ayta Sözeri
Dünyayı özgürleşen kadınlar özgürleştirecek. Tarihçi Ayşe Hür
365 gün eşitlik! Şarkıcı Aylin Aslım
Çinliler zıplarsa deprem, kadınlar zıplarsa devrim! Yazar Nermin Yıldırım
Özgürlük evlilikten güvenli. Gazeteci Ayşe Düzkan
Merhaba dünya, artık bensiz dönemezsin Doç. Dr. Serpil Çakır
Batsın bu dünya, biz yeniden yaparız! Yazar Sema Kaygusuz
Bayan da değilim, hanım da ‘genel ahlaksız’ kadınım, inadına! Oyuncu Ayça Damgacı
8 Mart’ta hareket, 9 Mart’ta bereket! Yazar Müge İplikçi
Haydi beyler, gösterin günümüzü! Tiyatrocu Merve Engin
Kızını sevmeyen, böğrünü döver Senarist Ece Yörenç
Kadın haklı beyler! Spor Yazarı Banu Yelkovan
Ülkemizde her gün kadınlar günü değil mi! Her gün en az bir kadının öldürüldüğü ya da sakat bırakıldığı haberleri sosyal coğrafyamızın sert çizgilerine kazınıp duruyor. Acilen yapılması gereken ‘8 Mart kadınları kadınları koruma güçleri’nin hayata geçirilmesi olmalı. Yoksa bu tür organizasyonlar var da benim mi haberim yok? Her 8 Mart’ta yinelenen açıklamalar, beyanlar ve ağlaşmalardan ibaret olmamalı tavrımız. Bu sürgit yaşananlar tam bir kara komedi kanımca. Yazar Füruzan
Bu 8 Mart’ta da sen ey erkek egemen; malafatını kürsüye dayayıp nutuk atarken biz kadınlar evlatlarımızı yitirdik, kadınlık onurumuzu her türlü çiğnettik, örtülerin altına gizlemeye çalıştığın o ruh ve bedenlerimiz yıpranırken yine de size isyan “çığlığımızı” atmayı sürdüreceğiz. Oyuncu Füsun Demirel

Kadınlar neye itiraz ediyor?

Kadınların şiddete karşı verdiği hukuki mücadeleyi bu süreci 1987’den bu yana takip eden avukatlardan Filiz Kerestecioğlu anlattı.
1980’li yıllardan başlayarak verilen hukuki bir mücadele var. 1987’de gerçekleştirilen Dayağa Karşı Kampanya’dan beri kadınlar kadına yönelik şiddeti görünür kılmaya ve buna karşı mücadele etmeye uğraşıyorlar. Bu uğraş kesintiye uğramadı. Farklı düşünceler var, şimdi daha fazla görünür olduğunu ve şiddetin çoğaldığını mı düşünüyoruz, yoksa şiddet yükselmeye devam mı ediyor?
Türkiye veriler konusunda çok sağlıklı verilere ulaşabilecek bir ülke olmadığı için buna net bir yanıt vermek mümkün değil. Bugüne dair istatistiklerle şiddetin ne kadar fazla olduğunu tespit etmiş olmamız gerekiyor. O günden bugüne baktığımızda 1998’de çıkan 4320 sayılı kanun önemli bir adımdı. O kanun ‘Ailenin Korunmasına Dair Kanun’ ismiyle çıkmıştı.
O zaman da adına itiraz etmiştik, bugün de itirazımız benzer şekilde devam ediyor. Bireyin şiddetten korunması anlayışının bir kere daha ön planda yer alması lazım. Onun dışında TCK’da evlilikte tecavüzün varlığını daha önce düşünemezken, 2005’te cinsel suçlarla ilgili önemli aşama kaydedildi. Eskiden beri savunduğumuz şeyi söylemeye devam ediyorum: Kadına yönelik şiddet belirgin bir erkeğin söylemi olarak devam etmiyor, devletin şiddeti zihniyet anlamında devam ediyor. Bu anlayış yıllardır değişmedi. Bu şiddetin iktidarlardaki söylemlerle beslendiğini ve bu değişmediği sürece yasalarda varolan durum ne kadar değişse de yeterli olmayacağını düşünüyorum.
1998’de de “Hâkim gereken tedbirleri alır” sözü vardı. “Kadını şiddetten korumak isteyen yargı bunun tedbirini alır” demekti bu. Yani bütün bunları daha önceki mevzuatla da yapmak mümkündü. Gerek iktidar zihniyeti, gerek yargı zihniyeti kadınları korumuyor. Mağduriyet üzerinden değil şiddeti önlemek üzerinden yapılması, şiddet olduktan sonradan ziyade olmadan öncesinden tedbirlerin alınması lazım. Bunun için kadınların bedenine kimsenin müdahale etmemesi gerekiyor, başta Başbakan olmak üzere.

Kadınlar için sokağa çıkma vakti!

Kadınlar gündüz ve akşam saatlerinde taleplerini bir kere daha hep bir ağızdan yükseltmek üzere sokaklarda, alanlarda olacak...
Ankara: Saat 12.00’de Kolej Metro Durağı’nda buluşulup, Ziya Gökalp Caddesi’ne bir yürüyüş gerçekleştirilecek. Buradaki mitingin ardından, gece eylemi için saat 20.00’de Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde tekrar bir araya gelinecek.
İzmir:
Çamdibi Nedret Güvenç Sahnesi’nde saat 13.30’da Bornova Belediyesi Kadın Danışma Merkezi’nin ev kadınlarından kurulu tiyatro topluluğu Turgut Özakman’a ait ‘Töre’ adlı oyunu sahneleyecek.
İstanbul: Feminist Gece Yürüyüşü için saat 19.30’da Galatasaray Meydanı’nda buluşuluyor. Tüm kadınlar, ortak pankart arkasında yürüyecek.
10 Mart Pazar 12.00’de Haydarpaşa Numune Hastanesi’nin önünde buluşulacak, 8 Mart Kadın Platformu’nun düzenlediği yürüyüş gerçekleştirilecek.
İstanbul Modern Sanat Müzesi’nde ücretsiz olarak gerçekleştirilecek, kadınlara özel iki rehberli tur ve bir atölye çalışması var. Sakıp Sabancı Müzesi’nde kadınlar, gün boyunca müzeye ücretsiz girebilecek, ‘Ağa Han Müzesi Hazineleri’ sergisi kapsamında 14.00 ve 16.00’da düzenlenecek rehberli turlara da ücret ödemeden katılabilecek.
Bugün İstanbul Kültür Üniversi-tesi’nin Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin gerçekleştirdiği; üniversitenin erkek yöneticileri, öğrencileri ve öğretim üyelerinin de kadına şiddete karşı mücadele için imzaladıkları ‘Biz de Varız!’ kampanyasına imza vermek için son gün. İletişim için: Aslıhan Sönmez (aslihan.sonmez@iku.edu.tr)