Kadınlar iyi ressam olamaz mı?

Kadınlar iyi ressam olamaz mı?
Kadınlar iyi ressam olamaz mı?
Ünlü Alman ressam Georg Baselitz'in "Piyasa haklıdır" diyerek "İyi kadın ressam yok" yorumu sanat dünyasını şaşırttı. Baselitz'in tespitine sanatçılar ve eleştirmenler ne diyor?

Ünlü Alman dışavurumcu ressam Georg Baselitz’in Der Spiegel’e verdiği röportajdaki “İyi kadın ressam yok” yorumu oldukça tartışmaya açık bir yorum . Dünya basınında ses getiren konunun çıkış noktası Baselitz’in “Kadın ressamlar piyasa testini, yani değer testini geçemiyorlar. Her zaman için piyasa haklıdır” diyerek kadın ressamların başarılı olmadığını dile getirdiği açıklaması. Röportajda kadınların iyi resim yapamadıklarını belirten sanatçı “Buna rağmen sanat akademilerinde okuyan öğrencilerin çoğunluğunu oluşturmaya devam ediyorlar” diyerek sanat dünyasını şaşırttı. Baselitz ayrıca Cecily Brown ve Rosemarie Trockel gibi başarılı kadın ressamları istisnalar olarak nitelendirdi ve “Mesela Paula Modersohn-Becker’in resimlerini ne zaman görsem mutlu oluyorum. Ama o bir Picasso, Modigliani ya da Gaugin değil” dedi.

‘Tamamen saçmalık’
Baselitz’in çarpıcı yorumlarına tepki olarak The Independent’a konuşan Leeds Üniversitesi sanat tarihi profesörü Griselda Pollock, “Tüm bu argümanların en sıkıcı olanı erkeklerin kadınlardan daha üstün olduğu tezidir. Baselitz kadınların, bazı istisnalar haricinde çok iyi resim yapmadığını söylemiş. Bence de erkek ressamlar arasında bazı istisnalar haricinde iyi sanatçı yok” dedi.
2011’de ‘Spekulatius’ isimli bir portresi yaklaşık 10 milyon TL’ye alıcı bulan ve beş yıl önce Royal Akademi tarafından yaşayan en iyi sanatçılardan birisi seçilen Baselitz hakkında sanat eleştirmenlerinin yorumları ise farklı. Sanat yazılarıyla tanınan Martin Gayford “Yürüyen bir sanat tarihi heykeli, savaş sonrası sanatının en önemli figürlerinden” diye nitelendiriyor. The Independent eleştirmenlerinden Michael Glover ise ressamla ilgili “Kibirli birisi ve şöhret olma derdinde” yorumunda bulunuyor.
Baselitz’in demeçleri Türkiye ’de ilk önce ‘sanatatak’ isimli sanat sitesinde gündeme geldi ve devamında Twitter’da polemik konusu oldu. ‘Defne Devrimi’nin örgütleyicilerinden Vivet Kanetti’nin “Baselitz de bir Picasso değil!” yorumu tepkilerin bir özeti niteliğinde…

 

Ne dediğini bilmez
Selma Gürbüz (sanatçı): Baselitz ters bir adamdır resimleri gibi, genellikle ne dediğini bilmez.

Kadınlar önyargılarla savaşıyor
Bedri Baykam (ressam):
Kadın sanatçıların daha zor bir yaşam sürdürdükleri ve önyargılarla karşılaştıkları maalesef bir gerçek. Kadına anne olmaları, çocuk yapmaları gibi biçilen çeşitli imaj ve önyargılar var. Tüm bunlar maalesef toplumun içerisinde, Avrupa da dahil yerleşmiş çeşitli rahatsızlıkların bir ürünü. Ama bu kadın sanatçıların iyi olmadığı anlamına gelmiyor. Baselitz’in söyleminin üzerine yorum yapılmaya bile değmez. Kadına karşı şiddetin bir başka versiyonu olarak görüyorum.

Kadınlar rövanş alıyor
Mehmet Güleryüz (ressam): Yaşam biçimi olarak resim erkek fiziğini gerektiriyor ve bu yüzden tarihsel süreçte bir nevi erkek mesleği olarak görülmüş. Ağır ve meşakkatli resim sanatına Michalengelo’nun Sistine Şapeli’ni çalışması örneğini gösterebiliriz. Tarihsel süreçte ise kadınların sosyal yaşama katılmaları ve sosyal yaşamlardaki açılımlarla ilgili olarak değişen ve gelişen bir kadın sanatı gözlemleyebiliriz. Günümüzdeyse kadın dayanışması, artan ve katlanan kadının hareketleri ile kadınların bir nevi rövanş aldıklarını ve alacaklarını söyleyebiliriz.

Edebiyatçılara da saldırmıştı
Ayşegül Sönmez (sanatatak.com, eleştirmen): Baselitz modernist bir sanatçı, tepkilerle besleniyor. İşini tepkiler üzerinden yürütüyor. Daha önce de edebiyatçılara saldırmıştı. Büyük ya da iyi sanatçı nitelendirmelerini neye göre yapıyor? Sadece pazar üzerinden ve kelle hesabı yaparak yürütülen yorumların devri bitti. Değerler üzerinden konuşmayı çok çirkin buluyorum. Baselitz’in bu argümanı ortaya atması aslında ilginç ve şaşırtıcı. Hâlâ kadın sanatçılara laf ederek, onları ikincil bir konumda algılamak insanı gündemde tutabiliyor. Baselitz, modern resim döneminden bahsediyor. Feminizmin üçüncü dalgasının tartışıldığı günümüz toplumunda kadın sesini duyurabiliyor. Özellikle 90’lı yıllardan itibaren gelişen kadın sanatçıların görmezden gelinmesi inanılacak bir durum değil.

Ölçü piyasa mı?
Ahu Antmen (Radikal, eleştirmen):
Baselitz’in sözlerini kendi adına bir talihsizlik olarak nitelendiriyorum. Baselitz, kadın sanatçıların hiçbir zaman erkekler düzeyinde başarı kazanamamasının ölçütü olarak ‘piyasa testi’nden geçememelerini gösteriyor. Bunca yıllık birikimine, kültürüne rağmen sanatsal değerin piyasa ölçütleriyle belirlenemeyeceğini anlayamamış. Piyasa değeri inişteyken kendi sanatsal değeri konusunda da aynı şeyi mi düşünüyor acaba, sormak gerek. Sanat dünyasında 1970’li yıllara kadar egemen olan bu erkek egemen cinsiyetçi söylemin ne kadar bayatlamış ve düpedüz utanılası olduğunun bile farkında değil galiba! Dışavurumcu fırça darbesini fallik bir güç gibi algılayan ve etrafına yöneltmekten kaçınmayan o kuşak erkek sanatçıların pek bir dilindedir bu tür söylemler. Sanatsal deha ‘erkeklere’ özgüdür, kadın sanatçıların başarısı ise istisnai bir durum olarak görülür. Baselitz’e ceza olarak kadınların tarih boyunca erkekler tarafından eğitimden, sosyal yaşamdan, sanattan nasıl, hangi yollarda uzaklaştırıldığı okutulmalı! Sanatsal değerin ve başarının bir erkek bileği gösterisi (ya da başka herhangi bir organ meselesi) olmadığını belki o zaman kavrayabilir!