Kadınları baştan çıkarmak mı?

Kadınları baştan çıkarmak mı?
Kadınları baştan çıkarmak mı?

Interview dergisinin aralık sayısının kapağını süsleyen fotoğraflar Mikael Jansson imzalı.

Interview dergisi, yeni albümü Loud'u piyasaya süren Rihanna'yı aralık ayında kapağa taşıdı. Röportajı ise Londra'da olan Kanye West telefonla yaptı. Rihanna, West'in garip sorularını cevaplamakta zorlandı

New York’ta ‘Saturday Night Live’ programına konuk olmadan önce West’le röportaj yapan Rihanna, sorulara ‘orta yollu’ cevaplar vermek istese de, rap yıldızının sert tavrından kurtulamadı. West, röportaj sırasında Rihanna’yı ‘zorlama’ olmakla suçladı.
Kanye West: Nasılsın Rihanna?
Rihanna: İyi, senin keyifler nasıl?
K.W: Ne olsun, Peter Gabriel’ın gerzek stüdyosuna tıkıldık işte.
R: Londra’da mısın?
K.W: Evet ama iki saatlik uzaklıkta... Çok sinir bozucu bir durum. Ama Jay-Z’yle birlikte sert ve seksi yeni bir albüm hazırlıyoruz. Seksi demişken, en sevdiğim konuyla başlıyorum. Moda alanındaki tercihlerini neye göre yapıyorsun?
R: İlk albümlerimde daha ‘cici kız’ imajı çiziyordum, ama bir önceki albümümüm ‘Rated R’la birlikte daha uçlarda bir moda anlayışına yöneldim. Ama vatka takmaktan, tayt giymekten gına geldi artık. Modayı filan takip etmiyorum, bıktım.
K.W: Şarkılarını kaydederken, bir yandan sahnede ne giyeceğini de düşünüyor musun?
R: Hayır, aklıma bile gelmiyor. Ama videosu nasıl olsun diye kafamda şekillendirmeye çalışırım.
K.W: Dünya turnendeki şovlarında pek çok ilginç nokta vardı, ama benim favorim üzerine tırmandığın pembe tank. Bu fikir nereden çıktı?
R: Kadınsılığı, uç noktalardaki erkeksilikle birleştirip, konsere ‘aykırı’ bir unsur katmak istedim. Sonuçta tank pek kadınsı bir obje değil, ama şeker pembesine boyanınca iş değişiyor.
K.W: Sahne tasarımın sanat galerisinden fırlamış gibi görünüyordu. Pembe tankın üzerinde oturan bir siyahi kız olarak Amerikan rüyasının gerçeğe dönmüş hali gibiydin… Ya da bir pop art çalışması gibi… Ya da bir fantezi unsuru!
R: (Sessizlik) Hiç böyle düşünmemiştim.
K.W: Dünyadaki herkesi, kadın ya da erkek baştan çıkarabilecek çekiciliktesin. Heteroseksüel bir kadını bir anda lezbiyene çevirebilecek bir güce sahip olmak nasıl bir his?
R: Kadınları baştan çıkarmak mı? Bu gerçek bir soru mu, yoksa dalga mı geçiyorsun?
K.W: Gerçek!
R: Yani… Ne desem? Bu konuda ne hissetmem gerektiğini bilmiyorum.Teşekkürler, çok kibarsın, gururum okşandı diyeyim, en iyisi...
K.W: Düşünsene, elinde böyle bir güç var… Bununla nasıl başa çıkabiliyorsun? Hiçbir kadında böyle bir güç olmamıştır.
R: Böyle şeylerle kafamı yormamaya çalışıyorum. Yani böyle bir durum varsa, ne mutlu bana. Kariyerime yardımı olur herhalde. (Gülüyor) 

Kızlardan nefret ederdim
K.W: Kırlgan bir yapın olduğunu söyleyebilir misin? Çünkü şarkılarının çoğunda ‘Sert kız’ imajı yapmaya çalışıyorsun. Biraz fazla zorluyorsun gibi...
R: Her kadının kırılgan bir yapısı vardır. Benim de hassas olduğum noktalar var, ama ‘ağlak’ bir kız değilim.Ben sadece insanların beni ağlarken görmesini istemiyorum. Kariyerimi olumsuz etkilemesinden korkuyorum.
K.W: Valla bu röportajdan ben de hayat dersleri çıkarabilirim, çok sağol. Ağlamam artık paparazzilerin karşısında. Neyse, Barbados’ta büyümek nasıldı? Hiç çıkma teklifi filan aldın mı?
R: Evet, hem de çok! Bütün gün plajda yüzerdik. Çok güzeldi.
K.W Okuldaki en ‘cool’ öğrenci miydin?
R: Geçimsiz olduğum için pek öyle sayılmaz. Sadece erkeklerle anlaşırdım, kızlardan ve öğretmenlerden de nefret ederdim. Annem arkadaşlarımın çoğunun erkek olmasına bir türlü anlam veremezdi. Zaten 16, 17 yaşında New York’a taşındım. Yeni arkadaşlar edindim. 

Hiç ünlü tanıyor musun Rihanna?
West: Plak şirketiyle anlaşma yapmayı nasıl başardın?
Rihanna: Evan (Rogers) ve Carl (Sturken) adlı iki yapımcı önayak oldu. New York’ta yaşamalarına rağmen, ikisinin de eşi Barbados’lu olduğu için, sürekli tatile geliyorlardı. Peşlerine düştüm, onlarla tanışan bir arkadaşımı araya soktum. Annemi de alıp, karşılarına geçtim, şarkı söyledim. “Birkaç gün sonra yeniden gelin” dediklerinde umudum kırıldı. Ama beni New York’a çağırdılar, demo doldurdum . Bir yıl sonra yine çağırdılar, ama bu kez Def Jam’le anlaşma imzalamak için! Başka plak şirketlerinden de teklifler geldi, ama en güçlüsü Def Jam olduğu için onları seçtik. Ama tüm bu süreç acayip sinir bozucuydu.
K.W: Neden?
R: Yani nihayetinde 16 yaşında, Barbados’ta yaşayan bir kızdım. Ünlü, güçlü birileriyle tanışıp, yıldız olmam pek de mümkün görünmüyordu. Ama hayatta her türlü garip tesadüfler yaşanıyor işte… Benim de kaderimde Jay-Z’yle tanışmak varmış.
West: Peki şimdi hiç ünlü arkadaşın, tanıdığın var mı?
R: Nasıl yani?(Gülüyor)
K.W: Grammy’ler kazandın, yıldız oldun. Peki yaşamının ilerleyen döneminde ne yapmak, nerede yaşamak istersin. Ya da kaç çocuğun olmasını planlıyorsun?
R: Böyle şeyleri planlamıyorum, yarın da olabilir, bundan 10 yıl sonra da… Doğru zamanda diyelim…. Çocuklarımın Barbados’ta büyümesini isterim. Ama şu anda herşeyi bırakıp, oraya gidemem. Çocuk doğurmadan önce birçok şeyi daha başarmam lazım.
K.W: Peki nasıl bir çocuğun olmasını düşlersin?
R: Herhalde kızım olursa kesin asi ruhlu olup, bana kök söktürür. Sonuçta karma felsefesine inanıyorum, eden bulur diye düşünüyorum!


    ETİKETLER:

    Dünya

    ,

    sanat

    ,

    hayat