Kanser geliyor, tedbirli olun

Kanserin giderek attığına dikkati çeken Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) Yönetim Kurulu Başkanı Pediatrik Hematolog Dr.Üstün Ezer herkesi tedbir almaya çağırdı




ANTALYA - Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) Yönetim Kurulu Başkanı Pediatrik Hematolog Dr.Üstün Ezer, "10 yılda 3 milyon, 50 yılda 15 milyon kişi kanser olacak" dedi.


Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) ve Antalyalı İş Kadınları Derneği (ANTİKAD) işbirliğiyle düzenlenen "Kanser Önlenebilir Bir Hastalıktır" paneli Sheraton Otel’de yapıldı. Ezer, kanserin dünyada ve Türkiye’de giderek attığına dikkati çekerek, herkesi tedbir almaya çağırdı. Öğrencilik yıllarında bir ya da iki kanser vakasıyla karşılaştığını söyleyen Ezer, son yıllarda kanser vakalarında artış olduğunu belirtti.

Ezer, kanser vakalarının artmasında Çernobil faciasının da payı olduğunu ifade ederek, söz konusu facianın ardından açığa çıkan radyasyonun o an insanları etkilediği gibi, uzun dönemde de etkileri bulunduğunun altını çizdi. Radyo aktivitesinin 100 yıl sürdüğünü belirten Ezer, etkilenen bölgedeki su kaynaklarının, yiyeceklerin de uzun süre kullanılamayacağını, kullanılması halinde de hemen olmasa bile uzun süreçte kansere yol açacağını söyledi.


Ezer, "2002 yılına kadar hiçbirimiz, işin içinde olanlar hariç, gıdalarda kanserojen olduğunu bilmiyorduk. AB önce Türk fındığına (Hayır) dedi. 21 parti ürün gümrük kapılarından geri gönderildi. Sonra o dönemin siyasileri ne yaptılar? Avuç avuç okullarda fındık dağıttılar değil mi çocuklarımıza? Hangi fındık? AB ülkelerinin reddettiği kanserojen fındık" şeklinde konuştu. Üstün Ezer, kanserin 100’den fazla çeşidinin bulunduğuna dikkati çekerek, bunlardan çoğunda P53 geninin hasara uğramasının sorumlu olduğunun düşünüldüğünü söyledi. Ezer, kanser vakalarının tanımlamasının yapıldığına işaret ederek, artık hangi kanser çeşidinin hangi gendeki bozukluktan kaynaklandığını bildiklerini belirtti.

Kanser hastalığının dünyada en sık görülen ölüm nedeni olduğunu vurgulayan Ezer, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2002 yılı verilerine göre dünya da 10 milyon yeni kanser vakasına rastlandığını ve 20 yıl içerisinde yüzde 50 artacağının öngörüldüğünü söyledi. Ezer, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2007 rakamlarında da bu rakamın 11 milyon olarak açıklandığını kaydetti.

Sağlık Bakanlığının açıkladığı 2007 rakamlarına göre, Türkiye’de 2007 yılında 150 bin kişinin kanser olduğunun saptandığını, çeşitli nedenlerle kayda girmeyenler de göz önünde bulundurulduğunda bu rakamın 200 bine yaklaşacağını ifade eden Ezer, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre de Türkiye’de kanser vakalarında yüzde 75, yüzde 100 arası artış beklendiğini anlattı. Ezer, "Tedbir alınmazsa, 10 yılda 3 milyon, 50 yılda 15 milyon kişi kanser olacak" dedi.

-KANSER ÖNLENEBİLİR-

Üstün Ezer, kanserin önlenebilir bir hastalık olduğuna işaret ederek, sigara kullanılmaması, sağlıklı beslenilmesi ve egzersiz yapılmasının kansere yakalanma riskini düşüreceğini ifade etti. Ezer, 1.8 milyon kişinin sigara nedeniyle kansere yakalanıp öldüğünü, 274 bin kişinin de obezite ve hareketsiz yaşam nedeniyle kansere yakalandığını vurguladı.

-FAST FOOD KANSER RİSKİNİ ARTIRIYOR-

Üstün Ezer, hamburger, cips gibi yiyeceklerin de kanserojen içerdiğini belirterek, "Yarın hamburger ve cipslerin üzerine (Dikkat sağlığa zararlıdır yemeyin) yazacaklar ama yine de yenecek. Çünkü tiryakileri oluştu. Büyük ticari firmalar özendirdiler. Nasıl sigara içiyorsanız gençlerde, o kanserojenli gıdaları yiyecekler" şeklinde konuştu.

Beslenmenin kanseri önlemek ve yakalanma riskini azaltmakta önemli rolü olduğunu anlatan Ezer, meyve, sebze, saf tahıl ürünlerinin, lif oranı yüksek gıdaların tüketilmesi gerektiğini, yağlı yiyeceklerin tüketiminden ve aşırı alkol, aşırı kırmızı et, tuz, yağ, şeker tüketimini azaltmak gerektiğine dikkati çekti. Ezer, ayrıca, aşırı kiloları vermenin, düzenli egzersiz yapmanın, ek vitamin ve mineral içeren ilaçlardan ve yapay gıdalardan uzak durmanın da kanseri yakalanma riskini düşüreceğini kaydetti. -KANSERLE SAVAŞAN YİYECEKLER-

Ezer, "Kanserle Savaşan Yiyecekler"e örnek olarak, Sarımsak, soğan, turp, tere, roka, kırmızı pancar, portakal, greyfurt, çekirdekli üzüm, doğal hazırlanmış yoğurt, baklagiller, ceviz, fındık, fıstığı verdi.

Bu yiyeceklerin içerdikleri bazı maddeler ve antioksidanlarla kansere karşı savaştığını belirten Ezer, bunun kanser tedavisi ya da kanseri önlemek olarak anlaşılmaması gerektiğinin altını çizerek, bu yiyeceklerin olabildiğince çok tüketilmesinin faydalı olacağına işaret etti.

-DEPRESYONUN KANSERE ETKİSİ-

Üstün Ezer, son 10 yıl içerisinde depresyonun kansere neden olduğuyla ilgili çok ciddi yayınlar çıktığını belirtti. Yakın zamana kadar bilim insanlarının bunu kabul etmediklerini ifade eden Ezer, özellikle depresyonun kansere yol açtığının çok açık olduğunu belirttii.

Ekonomik koşulların strese ve depresyona yol açtığını savunan Ezer sözlerini şöyle tamamladı:

"Ben diyorum ki, çıkın sokaklarda şarkı söyleyin. Dans edin. Ben içmem ama içki için rahatlayın. Ne için rahatlayın diyorum? Depresyon ilaçları 12-13 yaşlara kadar indi. Felakete gidiyoruz. Bu ekonomik kriz, bu terör, bu siyasi çekişmeler, kısa dönemde insanları depresyona sevk etti ama uzun dönemde kanser yaptı" (aa)