Kanser tedavisinden çıkan müzikli bir öykü...

Kanser tedavisinden çıkan müzikli bir öykü...
Kanser tedavisinden çıkan müzikli bir öykü...
Kanseri yendi, tedavi için gittiği Japonya'da ilk albümünü yayımladı. Sırada Türkiye var. Emine Sarı ile Hatay'dan Japonya'ya uzanan öyküsünü konuştuk
Haber: ÇİĞDEM ŞENTUĞ - csentug@gmail.com / Arşivi

Japonya’da düzenlenen ‘Best of Singer 2008’de finallere kalan tek yabancı yarışmacı olarak sesini duyuran Emine Sarı, İstanbul ’da albüm çalışmalarına başladı. 20 yıl boyunca çeşitli ülkeleri ziyaret eden Sarı, altı dilde şarkılar yazıyor. Jazz, soul ve R&B parçalardan oluşan bir maxi single ile yakında Türk dinleyicilerin karşısına çıkacak.
37 yıl önce Hatay’da dünyaya gelen Sarı’nın babası Türk, annesi Çeçen. Müziğe olan tutkusu, ailesinin desteği ile beş yaşındayken aldığı piyano dersleriyle başlamış. Lösemi teşhisi konulmasının, kendisini geliştirmesinde çok etkili olduğunu söyleyen Emine Sarı, birçok dili konuşmayı, tedavisi için gittiği ülkelerde öğrenmiş. 2008’de Japonya’da tesadüfen duyduğu yarışmaya katılıp finale kalan Sarı, orada ‘In Fire’ isimli Türkçe, İngilizce ve Japonca şarkılardan oluşan bir albüm çıkarmış. Ardından Japonya’da yerel bir grup olan Matsumoto Band ile turneye çıkan şarkıcı, gönüllü olarak Japonya Kültür Elçiliği görevini de üstlenmiş. 

‘Aksanım sorunlu ama...’
İngiltere’de geçen yıl ‘The Peoples Music Awards’a yılın en iyi kadın sanatçısı ve pop müzik dalında aday gösterilen Emine Sarı, önümüzdeki yıl da aynı ödül için başvuracak. Güzel şarkıcı doktorlarından aldığı kötü haberin ardından, umudunu yitirmemiş ve yakalandığı kanser hastalığıyla mücadelesini kazanmış. Hastalığı atlatıp Japonya’dan dönen Sarı, üç yıl önce evlendiği eşi Can Arda Koç’la her şeyin daha kolay bir hal aldığını söylüyor; eşi zor zamanlarının en büyük destekçisi.
Türkiye ’de müzik dünyasının içine girmek ve barınmak Japonya’dan daha zor” diye anlatıyor. Eşinin yönetmenliğinde çektiği ilk klibi ‘I can fly’ ile de müzik kanallarında yer bulamamış. İngilizce aksanının yetersiz olduğunu düşünen birçok yayın organı klibi döndürmeyi reddetmiş. Klibini şimdilik sadece TRT Müzik kanalında ve internet üzerinden yayımlayabilen Sarı, bu konuda üzgün. Biraz sitemkâr; Japonya’daki başarıları sebebiyle “Türk kızı gururumuzu okşadı” diyenler, ülkesine dönünce zorluk çıkarmış. “Her dilde aksanım var, hiçbirini tam konuşamıyorum maalesef. Ne yapayım, hiç konuşmayarak, içimde tuttuğum müzik sevgimi, çalışmalarımı hiçe mi sayayım?” diyor.
Yurtdışında daha bilinir bir şarkıcı olmasını Japonya’daki albümüne bağlıyor. Öncelikle İngiltere’deki single çalışmalarına yoğunlaşacağını anlatan Sarı, Türkiye’deki çalışmalarını ağırdan aldığını çünkü yolunda emin adımlarla ilerlemek istediğini söylüyor: “Başarılı olmak için çok uğraşıyorum. Türk insanlarının da beni Japonlar gibi benimsemesini, müziğimi sevmesini istiyorum. Bu olmazsa ülkeme küsmem ama çok üzülürüm.”

Engelli çocuklara destek olacak
Emine Sarı, Marmara Eczane Teknisyenleri Dernekleri Federasyonu’nun yürüttüğü ‘Raylardan Akan Hayat ’ isimli projenin Avrupa Kültür Elçiliği görevini gönüllü olarak üstlenmiş. Federasyon, Sarı’yı hayata karşı olan bağlılığı ve mücadeleci tavrı sebebiyle seçmiş. Fiziksel engelli çocuklarla gerçekleştirilecek projede çocukların, tren istasyonlarında çektiği fotoğraflar, kitaplaştırılıp satışa sunulacak. Geliri yine engelli çocuklara bırakılacak. Sarı, atlattığı hastalık sebebiyle, o çocukları çok iyi anladığını, aralarında gerçek bir bağ bulunduğunu söylüyor. Bu yüzden onlar için çalışmanın kendisi için önemli olduğunu anlatıyor.