Kapı çaldı, kalbim küt küt atmaya başladı

Kapı çaldı, kalbim küt küt atmaya başladı
Kapı çaldı, kalbim küt küt atmaya başladı
Haber: Pişo / Arşivi

Geçen gün hep birlikte evde otururken kapı çalındı. Bizimkiler kaşlarını kaldırıp birbirlerine baktılar. Böyle zamanlarda herkesin aklından birtakım düşünceler geçtiğini hissediyorum. Adam eski sevgililerinden birinin kapıya dayanmış olmasından endişeleniyor. Kadın ‘Acaba pizza mı sipariş etmiştik?’ diye ümitleniyor. Bense çok net tanımlayamayacağım bir kaygıya kapılıyorum. Sanki birileri beni bu mutlu yuvamdam alıp götürecekmiş gibi hissediyorum.
Gelen alt komşuydu. Adam rahat bir nefes aldı, kadın pizzacı değil diye ‘uff’ladı, ben öylece kaldım. Acaba son zamanlarda çok gürültü yaptık da ondan mı geldi? Geçen gece Kiraz’ı kovalarken ayağım hoparlörün kablosuna takıldı, onlar arka arkaya masadan yuvarlanırken bir kül tablası ve bir bardak daha aşağıya indi. Acaba bu yüzden mi? Belki de bizi şikâyet edecek ve apartmanda kedi beslenmemesi gerektiği söyleyecek, imza toplayıp bizi evden atacaklar...
Kalbim küt küt atmaya başladı. Gidip kanepenin altına yattım. ‘Ne yapalım, buraya kadarmış’ diye durumu kabullenmeye hazırlandım. Meğersem kadın tirbuşon istemeye gelmiş. Gelininin yaş gününü kutlayacaklarmış, tirbuşon olmadığını fark etmişler.
Ben kalkıp kadının boynuna atlayıp onu öpmek istedim. Bizim adamsa evde tirbuşon aramaya başladı. Olmadığından değil, hangisini vereceğini şaşırdığından.
Burada bir parantez açmam gerekiyor. Adamın takıntılarından daha önce bahsetmiştim. Bir şeyi kafaya takıyor ve ondan yüzlerce, her modelinden alıyor. Hayatının bir döneminde kulaklıklara takmış. Evde nereye elini atsan kulaklığa çarpıyor. Ardından çakı ve bıçaklar geliyor. Japonya’dan bile bıçak getirmiş arkadaş. Bir de fenerler, bisiklet kaskları, lastik ayakkabılar, bisiklet pompaları, vs...
Velhasıl kadıncağıza uygun, en kolay kullanılabilecek tirbuşonu bulması vakit aldı. Sonra da benim aklımdan geçenleri okumuş gibi; “Bizim kediler gürültü yapıp sizi rahatsız ediyor mu?” diye sordu. Kadın bir an duraksadı, sonra bana ve Kiraz’a göz kırpıp “Yoo, hiç duymuyorum” dedi. Sonradan öğrendiğime göre onun da iki kedisi varmış. Bu kadar tatlı bir insan olmasına şaşmamalı. Ama ben yine de yerdeki kablolara dikkat edip mümkün olduğunca kanepenin üzerinde azıyorum ki aşağıya ses gitmesin.
İyi hafta sonları... 

***
Acar  muhabir Pişo’dan haberler 
* Volkan Konak, 4 Nisan Pazar günü saat 20.00’de IBB Tuzla Kafkale Spor Kompleksi’nde sahne alarak tüm şarkılarını sokak hayvanları için söyleyecek. Tuzla Belediyesi’nin katkıları ve Team Organizasyon’un desteği ile düzenlenecek olan konserin gönüllü sunuculuğunu Doğa Rutkay üstleniyor. Bugüne dek hayvan hakları alanında pek çok organizasyonda gönüllü olarak yer alan dans grubu dans@company de ‘Doğa ve Hayvanlara Saygı’ temalı koreografileriyle gönüllü olarak sahne alacakları konsere renk katacak. Biletler Biletix’de. Konsere gidemeseniz de bilet alarak katkıda bulunabilirsiniz.  

* Hayvanlara yapılan haksızlıklar bazen medeni olmasıyla tanınan ülkelerde de kendini gösterebiliyor. Bir süre önce Kanada’nın Halifax şehrinde, Brindi adında bir köpek, tehlikeli olduğu gerekçesiyle yakalandı. Ve uyutulma istemiyle karşı karşıya. Küçük bir kazanın içeriği, o kazaya dahil olan insanlar tarafından tamamen çarpıtılınca, Brindi ve ailesi kendilerini korkunç bir kâbusun içinde buldular. Brindi, evlat edinilmiş bir kırma. Zeki, yumuşak başlı, sevgi dolu, üstelik eğitimden geçmiş bir köpek. 9 Mart’ta görülen dava için dünyanın dört bir tarafından hayvan hakları savunucuları Halifax Belediye Başkanı’na e-mail’ler, fakslar gönderdiler. Hâkimin duruşmada ötanazi kararı vermesinden korkuluyordu. Şimdi dava 16 Nisan’a ertelendi. O zamana kadar Brindi davranış testinden geçecek. İstanbul, Halifax veya dünyanın bir başka şehri. Bir tek can bile önemlidir ve uğrunda mücadele etmeye değer. Halifax Belediye Başkanı Peter J. Kelly’nin mail’i: kellyp@halifax.ca

* Ve bir kitap: ‘Berduş Kediler Karnavalı’. Atilla Polat yazdı. “Müzisyen kedi Viyola’dan Schrödinger’in kedisi Karbon’a, edebiyat öğretmeni Nusret’ten kızı Pelin’e, Antikacı Salih’ten karısı Süslü Pakize’ye, Abdo Efendi’den yeğeni Zülküf’e, Kahveci Düzgün’den gecenin karanlığında çıkıp gelen Çöpçü Kadın’a bir imgeler alfabesi Berduş Kediler Karnavalı” deniyor kitap için. Bakalım nasılmış...