Kaptan Cousteau'dan Oxford'a

Kaptan Cousteau'dan Oxford'a
Kaptan Cousteau'dan Oxford'a

Dr. Can, Mesleğimi tek cümleyle açıklama şansım yok. Vahşi yaşam biyoloğuyum, dediğimde ek sorularla karşılaşıyorum diyor.

Türkiye'nin ilk vahşi yaşam uzmanlarından Dr. Özgün Emre Can Oxford Üniversitesi Vahşi Yaşam Koruma Birimi'ne kabul edildi
Haber: YEŞİM ERBAŞOL CAN / Arşivi

39 yaşındaki Dr. Özgün Emre Can, Türkiye ’nin ilk vahşi yaşam uzmanlarından. ODTÜ Biyoloji Bölümü’nde öğrenciyken, Türkiye’nin vahşi yaşamını, kurtlarını, ayılarını ve diğer büyük etoburlarını araştırmaya karar veriyor. O yıllarda Türkiye’de konu ile ilgili yeterli bilimsel kaynak bile bulunmazken, her türlü zorluğu aşarak, bugün Türkiye’nin kurt, bozayı, yaban kedisi gibi etobur türleri üzerine ilk bilimsel saha çalışmaları gerçekleştirmiş, bilim dünyasında uluslararası başarılar elde etmiş genç bir bilim insanı.
Doğa Derneği’nde Etobur Türler Araştırma ve Koruma Koordinatörlüğü görevini yürüten Emre Can, kısa süre önce alanında dünyanın en iyisi olarak kabul edilen Oxford Üniversitesi Zooloji Bölümü Vahşi Yaşam Koruma Araştırma Birimi’ne araştırmacı olarak katıldı. 

Aklınıza nereden geldi kurt, ayı, sırtlan, leopar gibi etobur türler üzerine uzmanlaşmak?
Kaptan Cousteau belgeselleri izleyerek ve hayvanları gözlemleyerek büyüdüm. Küçükken büyük bir kangal köpeğimiz vardı. Çocukluğum hayvanlarla birlikte geçti. O günden beri köpekler, her zaman en çok ilgimi çeken hayvanların başında geldi. Üniversitede köpekleri anlamak için, köpeğin orijinali olan kurtları araştırmaya karar verdim. Kurtlar üzerine başlayan çalışmalarım, ayılar ve diğer türler üzerine devam etti. 

Öğrencilik yıllarında en sık duyduğunuz şey neydi?
“Kendine daha makul bir konu seçmelisin”, “Bu çalışmayı Türkiye’de yapamazsın” gibi yorumlar ODTÜ’de lisans öğrencisiyken, ne yapmak istediğimi söylediğimde en çok duyduğum ifadelerdi. Binlerce kilometrelik bilinmez bir yolculuğa çıkmıştım ve ancak adım adım ilerleyebiliyordum. Alanıma giren konularla ilgili dersler, konuyu öğrenebileceğim temel akademik kaynaklar henüz Türkiye’de yoktu. İnternet ODTÜ’de öğrencilerin kullanımına henüz açılmıştı. Tüm zamanımı kütüphanede mevcut kısıtlı kaynakları inceleyerek geçiriyordum. Ancak, öğrencilik yıllarımın başından itibaren kişisel gelişimim ve mesleki eğitimim için tüm olanakları zorlayarak vahşi yaşam konusunda Dr. George Schaller, Dr. Dave Mech gibi dünyanın önde gelen bilim insanlarıyla çalıştım. Öğrencilik yıllarımda en büyük desteği yüksek lisans ve doktora hocam ODTÜ Biyoloji Bölümü’nden Prof.Dr. İnci Togan’dan aldım. Prof. Togan bana hep destek oldu ve özgür düşünen bir araştırmacı olmamı sağladı. 

İlk çalışmanızı hangi türler üzerine yaptınız?
İlk bilimsel araştırma projemi Bolu’da kurtlar üzerine yaptım. Bir kış dönemini Bolu’da kurtları gözlemleyerek geçirdim. Bir kulübede yaşayıp, kendi odunumu kendim kesip, gündüzleri kurtların izini sürerek, geceleri gözlemlerimi not ederek geçiriyordum. Bu çalışma Türkiye’de kurtlar üzerine olduğu kadar büyük etoburlar üzerine yapılmış ilk bilimsel saha araştırmasıydı. 

Başkalarına işinizi anlatabiliyor musunuz?
Mesleğimi tek cümleyle açıklama şansım yok. Vahşi yaşam biyoloğuyum veya vahşi yaşam konusunda çalışan bir araştırmacıyım dediğimde doğal olarak ek sorularla karşılaşıyorum. Bu soru yarım saat sürecek bir sohbeti getiriyor. 

Genelde herkesin korktuğu, insanda adının bile ürpertiye yol açtığı türler üzerine çalışıyorsunuz. Siz korkmuyor musunuz?
Vahşi hayvanlardan korkmak içgüdüsel bir olay. Karşınızda size doğru koşan 150 kiloluk bir ayı varsa, iç güdüleriniz harekete geçer. Bunu ancak tecrübeyle yenebilirsiniz. Aslında ayı, kurt gibi vahşi hayvanlar insandan uzak durmaya çalışırlar. Köpekler, kurtlardan daha tehlikelidir insan için. Kurtların davranışlarını tahmin edebilir, anlayabilirsiniz ama evcil bir hayvan olan köpekler için bu durum her zaman geçerli değildir. 

Oxford Üniversitesi’nde ne tür çalışmalar yürüteceksiniz?
Zooloji Bölümü Vahşi Yaşam Koruma Araştırma Birimi’nde gelişmekte olan ve Orta Asya ülkelerinde doğa korumanın daha iyi nasıl yapılabileceği, ayılar gibi etobur türlerle insan arasındaki çatışmanın nasıl çözülebileceği konularında yeni bir yaklaşım geliştirmek için çalışacağım. 

Genç araştırmacılara ne tavsiye edersiniz?
Bir alanda fark ve fayda yaratabilmek için bir işin teknik olduğu kadar felsefi boyutuna da girmek, neyi bilmediğini bilmeyen insanlardan uzak durmak ve bildikleri kadar bilmediklerinin de farkında olmak gerekir. Genç araştırmacılar araştırmalı ve keşfetmelidir. Keşfetmek, her zaman yeni bir tür, yeni bir ada bulmak anlamına gelmez. Herkesin baktığı bir fotoğrafa bakıp, hiç kimsenin görmediği bir şeyi görmek keşfetmektir.