Kaptan pilotunuz Bruce konuşuyor!

Uzun yıllar tüm dünyada rock'ın Rönesansını yaratan adam olarak görüldü. Türkiye'deyse rock dinlemeye meraklı gençlerin en haşarı dönemlerinde baştacı ettikleri...

Uzun yıllar tüm dünyada rock'ın Rönesansını yaratan adam olarak görüldü. Türkiye'deyse rock dinlemeye meraklı gençlerin en haşarı dönemlerinde baştacı ettikleri, Piece of Mind, Powerslave, Number of the Beast gibi albümlerle, maskotu Eddie'yle 80'lerin en şaşaalı gruplarından biri olan Iron Maiden'ın solisti olarak tanındı. Kimi ondan nefret etti, kimi klasik rock vokallerinden farklı olan gotik tarzıyla ona taptı. Tüm dünyada 50 milyondan fazla albüm satan Bruce Dickinson şimdi İngilizlerin yeni hava taşımacılığı şirketi Astreus'ta pilot. Evet, kaptan pilot. Yazları Yunanistan ve Portekiz'e giderek güneşlenmeyi, kışın kayak turlarına katılmayı planlıyor. Aslında Dickinson'ın yıllardır pilot lisansı var ve sonuç olarak onun gibi ünlü ve zengin biri için bu hiç de garipsenecek bir durum değil. Ama ya yolcu uçağı pilotluğu?
"Uçma merakım yıllar önce başladı," diyor pilot üniformasının içinde düzgün kesilmiş saçlarıyla; "ama açıkçası müzikle birlikte uzun sürecek mi bilemiyordum. Bir gün müziği bırakırsam yapmak istediğim şey kesinlikle pilotluktu." Dickinson son zamanlarda pilotluk yapmak istediğine karar verince kendine güzel CV'ler hazırlayıp pek çok yere başvurmuş ancak kendisini herkes müzisyen ve rock yıldızı olarak tanıyor, "Pilot olabileceğime ve bu işi ciddiyet içinde yapabileceğime kimse inanmıyordu," diyor, ünlü yıldız. Uzun süre bu yüzden iş bulamamış ama sonunda Astreus onu kabul etmiş ve altına bir Boeing 757 çekmiş.
"Atlantik'i pek çok defa lüks uçaklarda, parti yaparak geçtim ama hiçbirinin bu kadar heyecanlı olduğunu hatırlamıyorum."
"Tamam, o benim?"
44 yaşındaki Dickinson uçuşlarda tabii ki hayranlarıyla da karşılaşıyor.
"Sanırım ilk uçuşumdu. Baştan aşağı British Airways üniforması içinde eğitim uçuşuna gidiyorum. Şapkayı filan da takmışım, tam bir pilotum. Her neyse uçuş Münih'eydi. İndik, otobüsle şehre gidiyoruz, o sırada üzerinde Iron Maiden tişörtü olan bir genç gördüm. Bana baktı, yaklaştı, 'Affedersiniz,' dedi. 'Tamam tamam o benim,' dedim. Şimdi nasıl anlatacağım uzun uzun bu durumu, onu düşünüyorum. Genç 'Pardon,' diye devam etti, "Bu otobüs Münih'e gidiyor mu?"
Aslında en baba hayranları, pilot arkadaşları arasından çıkmış. Kokpit'te, kalkıştan hemen sonra, 'şu sizin şey albümü var ya, şu şarkıya deli oluyorum,' filan diye başlıyorlarmış. Kimi de çaldığı şeyleri dinletmek istiyormuş. Sonunda sadece pilotlardan kurulu bir grup kurmuşlar. Bruce "O kadar da değil, kapalı devre, sadece kendimiz eğleniyoruz, bunu kimsenin duymasını istemiyorum," diyor.
"Simpson ailesi gibiyiz"
Dickinson, müzik endüstrisiyle pilotluğu karşılaştırınca, "Hiçbir havayolunda kıçına tekmeyi yemiş ya da anlaşılamamaktan yakınıp acılar içinde kıvranan insanlar görmedim," diyor. Dickinson tabii ki paraya ihtiyacı olduğu için bu işi yapmıyor. Zira o bir rock yıldızı ve hayatının sonu kadar saya saya bitiremeyeceği kadar çok parası var. "Hayatım çok basit aslında, Simpson ailesi gibi yaşıyoruz. Bütün çocuklarım Bart Simpson'a benziyor." 12 yaşındaki büyük oğlu tam bir klasik rock dinleyicisiymiş.
Babalarının bir rock yıldızı olması nasıl bir duygu? "Hiç farklı değil," diyor Dickinson, "Ben her babanın söylediği şeyleri söylüyorum onlara; önünü ilikle, geç kalma, şu müziğin sesini kıs..."
Peki müzik piyasasının durumu hakkında ne düşünüyor? "Aslında şu an her şeyin bir arada olduğu garip bir piyasa var. Yeni bir şey görmeyeli uzun zaman oldu. Müzik yazarları da önlerine çıkan her şeye, 'İşte budur beklenen müzik,' diye atlıyorlar. Nickelback gibi bir grup geliyor ve 80'ler tarzı rock müziğiyle en çok satan grup olabiliyor bir anda. Sanırım ortalık retro grup kaynıyor. Bence önemli olan tarz ya da sound değil. İyi bir şarkı her zaman iyi bir şarkıdır. Önemli olan bu. Samimi olan ve iyi şarkılar yazan gruplar kazanacak. Bu her zaman böyle oldu."
Iron Maiden'ın geniş bir derleme albümü, Edward the Great adıyla önümüzdeki ay yayımlanacak. Daha sonra Iron Maiden Paris'teki stüdyosunda yeni bir albüm için çalışmaya başlayacak. Anlaşılan o ki, Bruce Dickinson 2003'ü, dev oyuncaklarıyla uçmanın keyfini yaşayıp şarkı söyleyerek geçirecek.