Kaptığım köşemde bir yıl

Kaptığım köşemde bir yıl
Kaptığım köşemde bir yıl
Haber: Pişo - pisokedi@gmail.com / Arşivi

Yazının başına oturup tarihi attığımda fark ettim ki, bu köşeyi kapalı tam bir yıl olmuş. Doğrusu geçen bir seneyi düşündüğümde, yemek yemek dışında en sevdiğim faaliyetin bu yazıları yazmak olduğunu anlıyorum. Adam bilgisayarı değiştirirse daha da keyif alacağım ama bir süre daha bu külüstürle idare edeceğiz gibi gözüküyor. Adam bazı konularda acayip kararsız. Bir senedir cep telefonunu değiştirecek, bir türlü seçim yapamıyor. Her ay yeni cep telefonu modelleri çıktığından, karar vermesi gün geçtikçe zorlaşıyor. Muhtemelen o karar verene kadar, insanlar telepati yoluyla iletişim kurmaya başlamış olacaklar. Dolayısıyla yeni bilgisayar da hayal. Beni eve almaya karar vermesi bir saniye sürmüştü halbuki.
Düşünsenize o güne kadar hiç kedi beslememişsin. Sokakta yaralı bir kedi yavrusu buluyorsun ve anında ‘Ben alayım bunu eve’ diyorsun. Kiraz’ı almaya karar vermesi de ilginçti. Zaten bir ay önce eve yabani ve yaralı bir kedi almışşsın (bendeniz), küçük çelimsiz bir tekir yavru daha görüyorsun, ‘Hadi bunu da alayım, arkadaşlık ederler’ diyorsun. Kadın bile şaşırmış, sonradan pişman olacak diye korkmuştu. Sonuçta evinde kedileri olduğunu öğrenince, uzayıp giden bir sürü adam tanımıştı. Bu seferki sadece onun evindekileri sevmekle kalmamış iki ay içinde kendi evine de iki kedi almıştı. Sırf bu davranışı bile, gelmiş geçmiş en iyi erkek arkadaşlar top 10 sıralamasında doğrudan bir numaraya yerleşmesine ve ikinci sıraya asla düşmemesine yetti. Adamın da pişman olduğunu sanmıyorum. Tamam, terlikleri yediğimiz, camların macunlarını söküp evin izolasyonunu mahvettiğimiz için biraz söyleniyor ama eve geldiğinde bizi kapıda sıralanmış görünce ne kadar mutlu olduğunu anlıyoruz.
Maşallah bir senedir gayet uyumlu yuvarlanıp gidiyoruz. Umarım kanepede oluşturduğumuz sevgi zinciri hiç kopmaz ve bu köşeyi de başka kedilere kaptırmam...
***
Geçen hafta dükkânı büyüteceğimizi söylemiştim. Bana göre dünyanın en çizerlerinden biri olan Aydan Abi (Çelik) yeni bölüm için bana bir vinyet hazırlıyor. Haftaya hazır olacak. Ama haftaya kadar bekletmek istemediğim, sizden gelen bazı haberler var, onları alıştırma niyetine yazıyorum.  

* Geçen hafta Niğde’de saçmalarla vurulup demir çubuklarla dövüldükten sonra mezbahaya atılan anne köpek ve 10 yavrusu için hayvan hakları savunucuları harekete geçti. Niğde adı verilen anne köpek, İstanbul’a nakil sırasında yolda öldü. Her birine İğde adı verilen 10 sağlıklı bebek, şu anda Yedikule Barınağı’nda sahiplenilmeyi bekliyor. Sevgili Niğdelilerin bir daha kimsenin, şehirlerini, böyle insanlık dışı bir olayla anmasına izin vermeyeceğini, bu şiddetin cezasız kalmayacağını diliyorum. (Dilekçe için www.sessizkalmasucaortakolma.com)

*  Bakırköy Barınağı hakkındaki haberleri geçen hafta gazetelerde okumuşsunuzdur. Bana gelen maillerde de koşulların çok kötü olduğu, hayvanların açlıktan, soğuktan ve pislikten öldükleri yazıyor. Çıkan haberde belediye başkanı barınak için bütçeleri olmadığını söylemiş. Pardon, ama ben bu tavrı anlayamıyorum. Bütçe yok deyip hiçbir şey yapmamak kabul edilebilir bir davranış mı?
Buradan bütün belediye başkanlarına sesleniyorum. Ne size ne çalışma arkadaşlarınıza bu yaştan sonra vicdanlı olmayı öğretemeyiz ama politik olarak doğru davranmayı öğretebiliriz. Bilin ki hayvanların eziyet gördüğü belediyelerden sorumlu yöneticilerin, bundan sonra seçim kazanmaması için elimizden geleni yapacağız. Bütçeniz yoksa kafanızı çalıştırıp yaratın. Bir okuyucumun da dediği gibi, belediye sınırları içindeki büyük kebapçılardan, lokantalardan, otellerden yemek artıkları toplanabilir ve barınağına dağıtılabilir. Bunun karşılığında yardım eden kuruluşlara belediye tarafından ‘Barınağa destek’ plaketi, amblemi verilir. Böylece o kuruluşlar da önemli bir sosyal sorumluluk projesine katılarak müşterileri nezdinde kendilerine bir değer katmış olurlar.
Kalın sağlıcakla,