@bahadir_ozgr

'Karanlık madde' çok utangaç

'Karanlık madde' çok utangaç
'Karanlık madde' çok utangaç
'Karanlık madde'nin gizemini Harvard Üniversitesi'ndeki ekibiyle birlikte çözmeye en yakın astrofizikçi olan Dr. Esra Bülbül Radikal'e konuştu: Eğer gizem çözülürse evrendeki madde ve anti-madde dengesizliğinin nedeni açığa çıkmış olacak.
Haber: BAHADIR ÖZGÜR - bahadir.ozgur@radikal.com.tr / Arşivi

İlk kez 1932’de Fritz Zwicky tarafından ortaya atıldığında hiçbir şekilde ciddiye alınmadı. Ardından 1970’te Vera Rubin ve arkadaşları tekrar gündeme getirdi. Onların kaderi de farklı olmadı. Ve onlarca yıl sonra, bugün , hemen hemen tüm astrofizikçiler artık bir gerçeği kabul ediyor: Evet, ‘karanlık madde’ var ve hep birlikte evrenin kutsal kasesi sayılan bu gizemli maddenin peşindeyiz...

İsveçre’deki CERN deneyleriyle Türkiye ’de kamuoyunda da iyice popüler olan ‘karanlık madde’nin bu gizemini Harvard Üniversitesi’ndeki ekibiyle birlikte çözmeye en yakın astrofizikçi Dr. Esra Bülbül’e sorduk. Dr. Esra Bülbül, iki hafta önce tüm dünyayı heyecanlandıran son bilimsel keşfin de baş mimarlarından. Perseus Galaksisi’nden gelen x-ray sinyallerini tespit ederek belki de ‘karanlık madde’ye biraz daha yaklaştı. Ve bu keşfiyle Nobel'in kapısını aralayan Dr. Esra Bülbül, çalışmalarını Radikal’e anlattı:

Özellikle CERN deneylerinden sonra Türkiye'de de konuya çok uzak insanların dahi 'karanlık madde' ilgisini çekmeye başladı. Nedir bu karanlık madde? Neden aranıyor?

- Karanlık madde evrenin %23’ünü oluşturan ve varlığını diğer objelerin üzerindeki çekim etkisinden bildiğimiz maddedir. Gayet utanganç bir parçacıktan oluştuğu için de diğer maddelerle etkileşime girmez ve bize ışık göndermez. Bu yüzden geleneksel yöntemlerle gözlemleyemiyoruz. ‘Karanlık madde’ evrenin en büyük gizemlerinden biri aslında.

CERN’deki çalışmayla sizin çalışmanızın farkı nedir? Onlar da dünyanın en pahalı dedektörünü uzaya gönderdiler ve 2015’te ‘karanlık madde’yi bulmaktan umutlular.

- Karanlık maddenin hangi parcacıktan oluştuğu hakkında değişik teoriler var. CERN deneyleri bunlardan sadece birini arıyor. Eğer CERN’de yapılan deneyler ‘karanlık madde’yi gözlemlerse bu tüm karanlık maddenin o parçacıktan oluştuğu anlamına gelmiyor. Değişik parçacıklardan değişik oranlarda oluşmuş olabilir. Günümüzde ‘karanlık madde’ gizemini çözmek için her alandan fizikçiler beraber çalışıyor. Ben astrofizikteki araştırmaları yönetiyorum. Bunların hepsi çok değerli çalışmalar. Umuyorum yakın zamanda fizikçiler olarak yüzyılımızın en önemli fizik problemlerinden birini çözeceğiz.

En son sizin keşfiniz haber Perseus Galaksi’sinden alınan x-ray sinyaliydi. Bunu açıklar mısınız?

- Biz Perseus Galaksi kümesinin ve bundan ayrı 73 galaksi kümesinin tayfında bilinmeyen bir sinyale rastladık. Yaptığımız incelemeler sonucu bu sinyalin teleskop kaynaklı ya da bilinen atomlardan gelmediğini gördük. Bu galaksi kümelerinin büyük bir bölümü ‘karanlık madde’den oluştuğu için bu sinyalin ‘karanlık madde’ kaynaklı olabileceğini düsünüyoruz.

Bu sinyal ne anlama geliyor. Kayıp parça mı bulunmuş olacak? Yeni bir teori mi ortaya çıkacak yoksa varolan bir teori için önemli bir kanıt mı olacak?

- Eğer tahmin ettiğimiz gibi bu sinyal ‘karanlık madde’den geliyor ise bu yeni, egzotik bir parçacığın keşfi demek. Örneğin; astrofizikte açıklanamamış birçok gözlem bu parçacık sayesinde teorilerle açıklanmış olacak. Ayrıca evrendeki madde ve anti-madde dengesizliğinin nedeni de aciğa çıkmış olacak.

Belki de bir fizikçi için en saçma soru olabilir ama bu dediğinizi kanıtlarsanız dünyada ne değişecek? Hangi düşünce sistematiği doğru olacak, hangileri yanlışlanacak? Veya böyle bir sonuca yol açacak mı?

- ‘Karanlık madde’ bulunursa fizik kitaplarına yeni bir ek yapmamız gerekecek. Gözlemleri açıklamakta ‘karanlık madde’ye ihtiyaç duymayan fakat çok da başarılı olmayan teoriler var örneğin. Bunlara olan ihtiyaç ortadan kalkacak.

‘Karanlık madde’nin keşfinin daha birçok yeni soruyu da beraberinde getireceğini düşünüyorum. Örneğin; bu maddenin özelliklerini daha yakından inceleyebilmek için yeni teknolojiler üretilecek. Tabi ki, bu daha çok fizikçinin bu alana kayması ve hükümetlerden daha çok yatırım çekmesi demek.

Sinyali keşfettikten sonra araştırmanızda hangi aşamaya geldiniz?

- Biz şimdiden sinyali başka teleskoplarla arama işine giriştik bile. Şu anda uzayda olan Japon uydusu Suzaku’nun gözlemlerini incelemeye başladik. Eğer orada da bulursak veri daha da güçlenmiş olacak.

Şimdilik elde ettiğiniz sonuçları neler?

- Bizim çalışmamız astrofizikte ‘karanlık madde’ üzerine yürütülmüş olan en ayrıntılı çalışma diyebilirim. Dünyanın her yerinden bilim insanları şu anda bu sinyali değişik ‘karanlık madde’ içeren objelerde arıyor. Teoriciler ise bu sinyali açıklamak için farklı teoriler geliştiriyor. Birçok fizikçiyi heyecenlandırdık diyebilirim.

Yani fizikçiler arası amansız bir yarış sözkonusu. Peki, çalışmalarınızın sonucu size Nobel'in kapısını açar mı?

- Bu soruya biraz bilim insanı şüpheciliğiyle yanıt vermek istiyorum. Eğer 2015’te fırlatılacak olan daha yüksek çözünürlüklü Japon uydusu da sinyalin ‘karanlık madde’ olduğunu doğrularsa Nobel ödülüne aday oluruz sanıyorum. Çünkü bizim çalışmamız ‘karanlık madde’nin ilk kez doğrudan gözlenmesi olacak. Fakat bu konuda yorum yapmak için henüz erken.