Karanlık ve tutarlı 'Rigoletto'

Karanlık ve tutarlı 'Rigoletto'
Karanlık ve tutarlı 'Rigoletto'
İstanbul Opera Festivali, perdelerini operada pek azının yapamadığını başaran bir eserle açıyor. Yekta Kara, 1851 tarihli Verdi operası 'Rigoletto'yu fire vermeden mafyatik dünyaya taşıyor.
Haber: ZEYNEP AKSOY / Arşivi

2013 Verdi’nin 200’üncü doğum yıldönümü. Dolayısıyla, büyük ustayı anan eserler repertuvarlarda ve festivallerde çoğunlukta. 20 Mayıs’ta Ankara DOB’da prömiyer yapan Verdi operası ‘Rigoletto’ da, bu sene dördüncüsü düzenlenen ve 25 Haziran-8 Temmuz arası seyirciyle buluşacak İstanbul Opera Festivali’nin açılış operası.
İlk kez 1851’de Venedik’te sahnelenen ‘Rigoletto’, Verdi’nin orta dönem başyapıtlarından sayılır. Victor Hugo’nun bir oyunundan adapte edilmiştir ve bir lanete bağlı olarak, kadın düşkünü Mantua Dükü, dükün soytarısı kambur Rigoletto ile soytarının sürekli korumaya çalıştığı kızı Gilda üçgeninde yaşanan trajediyi konu alır. Düke âşık olan Gilda, Dük’ü öldürtmek için katiller tutan Rigoletto… Özellikle bariton Rigoletto ve soprano Gilda operacılar için kilometretaşı, önemli rollerdendir.
Yekta Kara, rejisinde eseri 1920’ler, 30’lara, İtalyan mafyasının hâkim olduğu döneme taşımış. Dekordaki demir konstrüksiyonlar, yangın merdivenleri ve tuğlalı duvarlar hikâyenin İtalya’dan çok New York ya da Chicago’da geçtiği izleminini veriyor. Bir dukalıktaki güç dengeleri ve intikam üzerine bir öyküyü mafyayla bağdaştırmak kelimenin tam anlamıyla cuk oturmuş ve birçok modernize edilen prodüksiyonun tersine, hiçbir tutarsızlık söz konusu değil rejide. Eserin ve müziğin içinde barındırdığı karanlığı mafya konsepti, karanlık/koyu mavi ışıklar ve gölgeler, takım elbiseli, siyah gözlüklü, fötr şapkalı, kaşkollu “karanlık adamlar” korosu gibi öğelerle ön plana çıkarmış Kara.
İlk sahnede hâkim olan altın /bronz paneller, kristal avizeler ve kadınların küçük tüylü şapkalı, payetli elbiseli kostümleri dönemi ve mafya zenginliğini hemen idrak ettirmesi açısından iyi düşünülmüş. Tüm solistler çok başarılı, ancak Gilda’yı İstanbul’da Ekaterina Siurina’nın ilk kez canlandıracağını belirtmeden geçmeyelim.
Işık (Fuat Gök), kostüm (Gizem Betil) ve dekor
tasarımı (Efter Tunç) hem tek başlarına çekici hem de prodüksiyonla tutarlılıklarıyla bu karanlık ‘Rigoletto’ya çok şey katmış. Operada eseri çağdaşlaştırırken konseptin tutması ve hiçbir şeyin sırıtmaması çok önemli ve az karşılaştığımız bir durum. Yekta Kara’nın Rigoletto’su bunu ziyadesiyle başarıyor.