Kardeşler günü!

Kardeşler günü!
Kardeşler günü!

Kusursuzlar

50. Altın Portakal'da artık sona yaklaşılıyor. Çarşamba gününün mönüsüne 'kardeşler' hâkimdi. Ramin Matin'in 'Kusursuzlar'ında iki kız kardeşi, Serdar Temizkan'ın 'Kutsal Bir Gün'ünde de iki erkek kardeşi izledik.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

Ve Antalya’da tünelin sonu göründü. Bugün yapılacak ödül töreniyle birlikte organizasyon sona erecek ve ‘Altın Portakal’ 50. yolculuğunu tamamlamış olacak. ‘Ulusal yarışma’da, sondan bir önceki gün olan çarşamba mönüsünde de iki film çıktı sinemaseverlerin karşısına. Önce ‘Kusursuzlar’ izlendi, daha sonra da ‘Kutsal Bir Gün’. Malum bu yılki festival sinemasal anlamda beklentilerin uzağındaydı. İlk gün gösterilen yapımların çoğu ‘İyi niyetli çaba’ tanımının ötesine taşamadığı için sona kalanlar için “Acaba daha iyilerini seyreder miyiz?” hissiyatı taşınır oldu. Bu açıdan özellikle iki yıl önce yine Antalya’da ilk kez gösterilen ‘Canavarlar Sofrası’yla tanıdığımız Ramin Matin’in ‘Kusursuzlar’ı bu türde bir algının odağıydı. Kısaca özetlersek film, henüz yaz tatili havasına girmemiş Çeşme’de hayattaki tek varlıkları olan anneannelerinin ölümünün ardından tekrar bir araya gelen iki kız kardeşin gelgitlerle örülü ilişkilerini anlatıyordu. Lale ve Yasemin arasında sürekli yükselen bir elektrik, sürekli yaşanan bir gerilim, sürekli yaşanan bir rekabet vardır ve bu da gündelik hayatlarının neredeyse her yanına yansımaktadır. 

Ah şu burjuvalar!

Matin’in yakın gelecekte sinemamızın üslup sahibi yönetmenlerinden biri olacağı açık. ‘Kusursuzlar’ da özellikle bu yılkı toplam içinde festivalin kayda değer çabalarından biri. ‘Canavarlar Sofrası’ tanımsız bir coğrafyada geçiyordu ama işaret ettiği kültürel referanslar ‘Anglosakson elitimizmi’ ve burjuvazinin nefret edilesi sınıfsal refleksleriydi. Film sonrası düzenlenen basın toplantısında karakterlerin kadın olmasından dolayı ‘kız kardeş’ rekabetine vurgu yapıldı. Yönetmen Matin ise bu algıya bir ölçüde katıldığını ama kendi açısından asıl odak noktasının kız kardeşlerden çok kardeşler arası çekişme olduğunu belirtti. Evet, öyküde kadına yönelik şiddet var ve biz seyirciler, ana karakterlerin bu şiddeti kendi başlarına çözme çabaları ve çabanın sonucunda yaşadıkları travmanın izlerini sürüyoruz. Ama asıl olarak kardeşlerin birbirini koruma refleksleri, sürekli bir şefkat arayışı, iki ayrı karakterin ayrışma halleri vs. filmi daha ilginç ve yer yer gizemli hale getiriyor.
Lakin benim için ‘Ramin Matin imzalı’ bu filmin de temel meselesi (küçük ya da orta, bilemem ama) burjuvalar. Bu kez ‘Anglosakson’ değiller ama bu topraklardaki ‘Anglosakson uzantıları’ temsil ediyorlar. Bu halleriyle de mesele sadece kadın ya da erkek olmaları değil; sosyolojik açıdan da ‘Alt sınıfın laneti’ üzerlerinde. Eğer öyküyü bugünün konjonktüründe ele alacaksak dönem itibariyle de ‘Geçmişin zalimleriyken bugünün mazlumları’ konumundalar. Lakin Matin’in meseleyi böyle ele alıp almadığından emin değilim. Sonuçta ‘Kusursuzlar’ Antalya’da sınavı geçen yapımlardan biri olmuş ve Matin’in ‘en iyi yönetmen’ dalında ‘Altın Portakal’a uzanması özellikle eleştirmenleri şaşırtmayacak gibi görünüyor.

Yeni bir ‘Tutunamayanlar’

Günün ikinci hamlesi ‘Kutsal Bir Gün’ ise tarifi zor yapımlardan biri olmuş… Biri 50’li yaşlarına merdiven dayamış, diğeri 30’larını yaşayan iki kardeşin (evet, festivalde çarşamba ‘kardeşler’ günüydü, önce kız kardeşler, sonra da’ erkek kardeşler’i izledik) hikâyesini anlatan film, asıl gücünü senaryosundan alıyordu. Uğur Sencer Aydın’ın kaleme aldığı metin ‘Tutunamayan’ karakterleriie adeta bilinç akışı şeklinde gelişen diyaloglarla donatmıştı ve bence ‘Kutsal Bir Gün’ün erdemi de burada beliriyordu. Lakin gösterim sonrası gördüğüm hava, benim ve birkaç ‘yaşı ilerlemiş’ eleştirmenin dışında filmi pek beğenen olmadığıydı. Malum sinema sübjektif bir sanat, dolayısıyla zaten herkesin aynı çizgilerde buluşması zor görünüyor ama bana sorarsanız özellikle ‘En iyi senaryo’ dalındaki favorim ‘Kutsal Bir Gün’dür. Ayrıca ben Sovyetler’in dağılması sonrası özellikle Rus kadınlarının bu topraklardaki imajları üzerinden yapılan değerlendirmeler açısından, filmin diyaloglarının bu konudaki en sağlam bakış açılarından birine sahip olduğu kanaatindeyim. Evet, film kimilerinin de vurguladığı gibi fazla ‘teatral’di ama ben bunun da bir sorun teşkil etmediği düşüncesindeyim. Oyuncu kadrosundan da özellikle Arda Kural’ın dikkat çekici bir performans ortaya koyduğunu söyleyebilirim.

‘Direniş yılı’na ‘Mavi Ring’ yakışır

50. Altın Portakal Film Festivali’nde ödüller bu gece yapılacak törende sahiplerini bulacak. Peki kim kazanır?
En iyi film’de benim favorim içeriğini belli bir sinemasal olgunlukla besleyen ‘Mavi Ring.’ 2013’ün siyasi açıdan genel tarifinde ‘Direnişin yılı’ türünden bir tanımlamaya sahip olması da, böylesi bir filmin taçlandırılmasına özel bir anlam katar. Bu elbette benim yaklaşımım, jürinin seçiminin ne olacağını ise bilemem elbet ama başkan Türkân Şoray’ın kalbinin ‘Meryem’den yana atacağını tahmin ediyorum.
En iyi yönetmendeki favorim ise filmini, karakterleri ve dertleriyle kendime çok yakın hissetmesem de ‘Canavarlar Sofrası’ sonrası kat ettiği yol ve sinemasal erdemleri bakımından ‘Kusursuzlar’la Ramin Matin.
En iyi erkekte benim için ön plana çıkan isim ‘Uvertür’deki performansıyla Burak Türker. Hikâyenin ana karakteri Atıf’ı bir anti-kahraman olarak yaşanır kılan, inandırıcılık öğeleriyle donatan ve giderek sevdiren Türker’in ödüllendirilmesi belki de sinemamızda yeni ‘Zebercet’lere kapı aralayacak!
En iyi kadında ise favoriler ‘Kusursuzlar’ın iki kız kardeşini canlandıran Esra Bezen Bilgin’le İpek Türktan Kaynak’ın yanı sıra ‘Meryem’deki performansıyla Zeynep Çamcı görünüyor. Benim bu konuda netleşmiş bir fikrim yok, dolayısıyla ödülün bu isimlere gitmesi kabulümdür.
En iyi senaryonun bendeki karşılığında ise Uğur Sencer Aydın (Kutsal Bir Gün) yazıyor. En iyi yardımcı kadında Selen Uçer (Kutsal Bir Gün), en iyi yardımcı erkekte de Mustafa Uzunyılmaz (Meryem) favorilerim. ‘Cennetten Kovulmak’ın minik Ayşe’sinde izlediğimiz Rojin Tekin, ‘Mavi Dalga’nın başrolündeki Ayris Alptekin ya da ‘Mavi Ring’in tüm oyuncularına jüri özel ödülü çıkabilir diye düşünüyorum…