'Karikatür, insanı rahatsız eden bir sanattır'

'Karikatür, insanı rahatsız eden bir sanattır'
'Karikatür, insanı rahatsız eden bir sanattır'

Demirci, daha çok 50 kuşağından isimlerden etkilendiğini söylüyor.

Radikal çizeri Hicabi Demirci'nin sosyal ve siyasi içerikli, bol ödüllü karikatürlerini derlediği ikinci albümü 'Hico' Desen Yayınları'ndan çıktı. Demirci'yle 'çizgili' macerasını konuştuk

Nasıl başladınız karikatüre?
Beni etkileyen ilk şey, lise yıllarında gittiğim bir sergi oldu. Karikatürlere uzun uzun baktığımı, çok etkilendiğimi hatırlıyorum. Sonra da yıllar içinde gelişti bende bu istek. Çeşitli dergilerde, çizgi film atölyelerinde çalıştım, 11 yıldır da Radikal’deyim. 

Uzun yıllar gazeteye bağlı çalışmak, yaratıcılığınızı ne yönde etkiledi?
Gazetede ‘Yaratıcılığımızı daha iyiye nasıl götürebiliriz?’ sorusu, her yeni haberle, her yeni günde tekrarlandığı için, disipline etti aslında beni. Bu açıdan artısı var diyebilirim. 

Aynı zamanda ilüstrasyonlar da yapıyorsunuz, nasıl bir yol izliyorsunuz bunu yaparken?
Önce çizim yapılacak yazıyı okuyorum. Sonra bunu yazan kişinin derdi ne, ne anlatmak istiyor sorusunu soruyorum kendime. Yazıdan bağımsız, kopuk bir şey yapmamaya özen gösteriyorum tabii ki. Bu, yazara da, okura da saygısızlık olur çünkü. Onun üzerinden yürüyorum. Bir de yazının mutlaka bir kırılma anı oluyor; yazarın benim derdim bu dediği yer... Onu yakalayınca iş kolaylaşıyor tabii. 

Eskiden gazetelerin çizerlerine başyazar muamelesi yapılırmış. Artık o kadar etkili değil galiba...
Tabii, Cumhuriyet’in başçizeri Ali Ulvi vardı mesela. Ama eskiden bu kadar, birinci sayfada pul gibi kullanılmıyordu. Durumun bu noktaya gelmesi acı. En temel nedeni de şu aslında: Karikatür, insanı rahatsız eden bir sanattır. Hiciv yazıları, eleştiriler; hiçbiri karikatür kadar rahatsız etmez insanları. 

Etkilendiğiniz kimler var meslekte?
50 kuşağından isimler etkilemiştir beni; Turhan Selçuk mesela, o zaten büyük bir üstattır. Jean-Jacques Sempé’nin karikatürleri de çok etkileyicidir. 

Karikatürlerinizde yazı kullanmıyorsunuz; bu şekilde dert anlatmak çok daha zor olsa gerek.
Evet, ben salt çizginin kendisinin bir ifade aracı olabileceğini düşünüyorum. Bu aynı zamanda, çizdiğim her şeyin, dünyanın her yerindeki , dilini bilmediğim insanlara da ulaşabilmesini, herkes tarafından rahatlıkla algılanabilmesini sağlıyor. 

Söylemek istediğini yazısız, salt çizgiyle anlatabilmek daha fazla saygı uyandıran bir şey midir?
Yazısız karikatür daha iyidir diye bir şey yok. Yazılı bir karikatür de çok iyi olabilir. 

Nedir karikatürü iyi yapan şey?
İyi bir karikatürün üç ana unsuru olmalı: İlki ‘humor’, ikincisi desen, üçüncüsü de kompozisyon. Bu üçü buluştuğu zaman mükemmele yakın bir karikatür ortaya çıkmış demektir. Karikatürün zamana karşı dirençli olmasını da katarsak dördüncü unsuru dahil etmiş oluruz. 

Türkiye mizah kültürü zengin bir ülke. Siz nasıl besleniyorsunuz bu kültürden?
Evet, Türkiye’de mizahın zengin bir tarihi var. Son yıllarda bu durum salt mizah dergiciliği kanalından varlığını devam ettiriyor. Günlük gazetelerde muhalif karikatürün azalmasının da mizah dergilerinin sorumluluğunu daha da artırdığını düşünüyorum. Ben ve benim gibi balonsuz mizah yapanların şöyle bir sorunu var: Bizim karikatürlerimiz kendi toplumumuza ulaşamıyor. Yaptığım işler bütün dünyayı geziyor. İran ’dan Kanada ’ya, Amerika’ya her yerden ilgi görüyor fakat kendi ülkemin ilgisizliği çok acı. Örneğin İran bu işte çok iyi ve üstelik karikatürü bizden öğrendiklerini söylüyorlar. Yalçın Çetin’den, Turhan Selçuk’tan... Ama şimdi bizim durduğumuz nokta İran’dan geride bu konuda. Bunun ana sebeplerinden biri de, medyanın ve yayınevlerinin karikatürdeki farklı seçenekleri değerlendirmeye açık olmaması. 

Birçok ödülünüz var. Bu kadar çok ödül almanızın sırrı ne sizce?
50’ye yakın ödülüm var ancak burada önemli olan ödül değil tabii. Bir çizer, yaptığı işe inanıyorsa ve onun insanlarla doğru şekilde buluşmasını sağlayan basın ve yayınevleri varsa sevindirici olan budur. Yani en
büyük ödül, karikatürlerin okurla buluşmasıdır. 

Hicabi Demirci/ Hico/ Desen Yayınevi


    ETİKETLER:

    İran

    ,

    Kanada

    ,

    Türkiye