Kasımpaşa'da Amerikan rüyası

Eski Amerikan arabalarına burun kıvırmak mümkün değil. Çilek gibi bir şey. Sevmeyeni yok.
Haber: MELİS DANİŞMEND / Arşivi

Eski Amerikan arabalarına burun kıvırmak mümkün değil. Çilek gibi bir şey. Sevmeyeni yok. Kasımpaşa'da belki gözünüze çarpmıştır, bir galeri var. Çoğu kişinin gözüne çarpmakla kalmıyor, gözleri ayırmak mümkün olmuyor buradan. Çapalar ailesinin sahibi olduğu Paşa Galeri'de renk renk, model model eski Amerikan arabaları var. Hollywood ya da Türk filmlerinde âlâsını gördüğümüz ama şimdi sokakta rastladığımızda hayret dolu bakışlar fırlattığımız bu arabaların azımsanmayacak bir 'hayran kitlesi' var. 100 yıldır Kasımpaşa'da yaşayan ve yaklaşık 50 yıldır da Amerikan arabaları tamir eden ve satan ailenin 28 yaşındaki üyesi Fırat Çapalar, içine girilince çıkılamayan bu dünyayı anlattı.
Ne zaman bu işe başladınız?
Biz bu işe babalarımızdan dolayı girdik. Babam ve amcamlar, 1965 - 75 yıllarında, yurtdışından gelen bakanları eski Amerikan arabalarıyla karşılıyorlarmış.
Eski Amerikan arabası denince ilk akla gelen yerlerden biri sizinki. Kaç yıldır Kasımpaşa'dasınız?
Biz Arnavut'uz. Balkan Harbi sırasında dedelerimiz gelmiş buraya. Bu arsaları satın alıp bahçıvan olarak işlemeye başlamışlar. Arnavutların bazısı mezbahacıdır, bazısı da bahçıvan. 100 yıldır Kasımpaşa'dayız. 1975'li yıllarda araç sanayi kurulmuş burada. Karbüratörcüsünden kaportacısına, boyacısından mekanikçisine kadar 20'ye yakın dükkân var. 1992 yılında galeri olarak çalışmaya başladık. Buranın eskisi olduğumuz için avantajımız var. Amerikan arabaları her yerde bulabileceğiniz arabalar değil. Her galeri uğraşamaz. Anlayanı, seveni lazım.
"Aa eski araba"
Nasıl geliyor bu arabalar size?
Artık işin eskisiyiz. Nasıl Harley Davidson'lar Ortaköy'de bulunuyorsa, Kasımpaşa'da da eski Amerikan arabalarının olduğunu biliyor insanlar. Tabii gazetelerde,
dergilerde çıktık. Bizi tanıyan insanlar, duyanlar, dergi ya da gazetede ilanlarımızı görenler geliyorlar. Zamanında Amerika'dan gelmiş olan ya da kendi getirttikleri arabaları getiriyorlar. Zaten aşırı araç varmış Türkiye'de. Eski Türk filmlerini seyredin, sırf Amerikan arabalarıyla doludur. Sonra bir anda bu arabalar yok olmuş.
Neden?
1982 - 83 yıllarında yurtdışına araba satılmaya başlandı. O sırada bu arabaların değeri yeterince bilinmediği ve benzin de pahalılaştığı için insanlar çabucak
ellerinden çıkarıp Anadol aldılar. Türkiye'de bulunan Amerikan arabalarının yüzde 70'i Avrupa'ya gitti. Çünkü Türkiye'de bedavaydı rakamlar. Maddi durumu iyi olanlar saklayabildi arabalarını. Saklayamayanlarınki de hurdaya gitti.
Şimdi tutkunları var değil mi?
Tabii. İstanbul ülkenin en kalabalık şehri olduğu için burada çok var. Daha da artıyor. Eskiden 'Aa eski araba,' derlerdi. Şimdi ilginç gelmeye başlıyor. Bir beş sene içinde antika statüsünde işlem görmeye başlayacak bu arabalar. Çünkü satılan arabanın geri dönüşü yok. '56 Chevrolet 10 - 15 tane vardı. Şimdi 5 - 6 tane var.
Sizde hangi modeller var?
En eski arabamız '36 model Chevrolet. 80'li yıllara kadar var.
En çok hangi arabaya rağbet ediyorlar?
Chevrolet.
Niye?
Daha iyi arabadır, daha dayanıklıdır. Bir de General Motors'un parçaları vardır üzerinde. Bunların ürettiği parçalar, fiyat olarak diğerlerine göre (Pontiac, Dodge, Plymouth) daha uygundur. Ayrıca Chevrolet'nin çok modeli vardır İstanbul'da.
"En masraflısı 1.5-2 milyar"
Genelde ne civarda fiyatlar?
İyi arabalar 10 bin doların üzerinde.
İyiden kastınız nedir?
Amerikan arabalarında özellik lazım. Arabanın tek kapılı olması, üstü açık
olması, modeline göre sayılı üretim olması, orijinal olması, kaçıncı sahibi olduğu... Bunlara göre değer biçiliyor. 10 bin
dolardan düşük arabalar masraflı olanlar.
En masraflı araba 1.5 - 2 milyardan başlar. Yalnız şöyle bir şey var, biz arabanız toplanabilecekse toplarız. Çürümüşse toplamıyoruz.
Ne kadara mâl oluyor toplamak?
Biz ilk önce araçları nasıl toplayacağınızı soruyoruz. Yani maddi açıdan. Bazısı 1 milyarlık, bazısı 4 milyarlık masraf yapmak ister. Bazısı da 'Ben bu arabayı orijinal istiyorum,' der. Bir arabanın minimum toplanma fiyatı 2 milyardan başlıyor. Buna kaporta, boya, elektrik, döşeme giriyor. Tabii girdikçe masraf da artıyor. Komple toplanıyorsa, parçaları Amerika'dan getiriyoruz. Diğer türlü Taksim'de de parçacılar var.
Peki kriz talebi düşürdü mü?
Şimdi bu belli statüde bir araç olduğu için insanlar zevkinden vazgeçmiyor. Adam sigara içiyorsa içiyordur. Alışkanlıklarını bırakamaz.
Tel: 0212 361 03 96



  • Kerem Görsev (Müzisyen)
    1963 model pembe Cadillac Convertible'ı olan Görsev, 15 yaşından beri Amerikan arabalarıyla ilgileniyor. Hatta bu araba Görsev'in 15'inci arabası. Şimdiye kadar sahibi olduğu arabaları sayarken (ki aralarında '65 model Mustang, '67 model Pontiac Firebird, '69 model Thunderbird ve Rainman filminden hatırlayacağınız '51 model Buick Roadmaster Convertible var) sesinden bu arabaların onun için ne ifade ettiği belli oluyor. "Ön konsülü bir sanat eseridir. Hepsinin ayrı bir kokusu, ayrı bir kişiliği vardır. Suratlarında güzel bir ifade, güzel bir de sesi vardır. Yaylanarak sükunet içinde giderler. Gücün sizde olduğunu bilirsiniz ama bu gücü şiddet için kullanmazsınız."
  • AydIn Dönmez (Gümrük komisyoncusu)
    32 yaşındaki Dönmez, eski Amerikan arabalarına çocukluğundan beri meraklı. "Fenerbahçe burnuna giderdik küçükken, orada eski arabalar vardı," diyor. '51 model Mercury'siyle kaza yapınca '53 Chevrolet almış. "Amerikan arabalarını farklı kılan nedir, sizin için ne ifade ediyor?" sorusuna hiç düşünmeden "Özgürlük," cevabını veriyor. 1994'te 100 milyona aldığı Chevrolet'sini her gün kullanıyor.
  • Dİnçer Bozgül (Peugeot servisi sahibi)
    '91 yılında, lise sona giderken ilk arabasını almış Bozgül. "Ehliyetim bile yoktu, Chevrolet arabam vardı. Akşam bir tur atmadan yatmazdım," diye anlatıyor arabasına olan bağlılığını. 12 yıl kullandığı arabasına
    altı ay önce veda etmiş. Şimdi iki tane '56 model Chevrolet, '75 model Chevrolet Camaro ve '60 model Peugeot'su var. 30 yaşındaki Bozgül, Amerikan arabalarının kendisine ayrı bir zevk verdiğini söylüyor: "Daha önce binmek önemliydi, şimdi sahip olmak..."
  • YaŞar Tüfekçİ (Serbest)
    "Herkesin küçükken araba hevesi vardır. Ben hiç Peugeot'ya filan hasta olmadım, Amerikan arabasına hasta oldum. Küçüklükten gelen bir hastalık," diyor 28 yaşındaki Tüfekçi. 7 yıldır kullandığı ve genelde hafta sonları trafiğe çıkardığı '64 model Chevrolet için, "Kullanırken aldığım zevki başka hiçbir arabadan almadım," diyor. 'Amerikan arabası hastalığı olan' üç arkadaşıyla bir grup kuran Tüfekçi için bu arabalar özgürlüğü ifade ediyor.