'Kayıp şiir'e Oscar kurgusu

'Kayıp şiir'e Oscar kurgusu
'Kayıp şiir'e Oscar kurgusu
Yılmaz Erdoğan, Oscar yolundaki filmi 'Kelebeğin Rüyası'nı kısaltarak yeniden gösterime soktu, ama içindeki şiiri de biraz tırpanlamak zorunda kaldı galiba!
Haber: MURAT ÖZER / Arşivi

22 Şubat’ta gösterime girdiğinde yaklaşık iki buçuk saatti, şimdiyse yaklaşık iki saatlik yeni bir kurguyla yeniden gösterimde ‘Kelebeğin Rüyası’. Bu ‘kısaltma’nın temel sebebi, filmin Oscar’larda Türkiye ’yi temsil etmesi kuşkusuz. Yılmaz Erdoğan ‘hayatının projesi’ni yeniden ısıttığında ortaya çıkan sonucun daha ‘kompakt’ ama ‘şiir’inin biraz törpülenmiş olduğunu söyleyebiliriz. İlk versiyonu, hem karakter hem de hikâye derinliği açısından daha ‘olmuş’ bulduğumuzu da belirtelim.
Zonguldaklı iki genç şairin, Muzaffer Tayyip Uslu ve Rüştü Onur’un şiirle tıka basa dolu hikâyelerini anlatan Yılmaz Erdoğan, umudu da peşine takarak trajediye yönelen bu hikâyede aşka da geniş bir alan ayırıyor. Kıvanç Tatlıtuğ ve Mert Fırat’ın performanslarıyla yükselen filmin duygusu, ‘Oscar versiyonu’nda büyük oranda korunmasına karşın, karakterlerin aldıkları yolun iniş ve çıkışlarının ‘hızlandırılmış’ bir kursa tabi tutulduğunu da söylemek gerek. Bu durum, ‘tamamlanmış’ olanın eksiltilmesine de yol açıyor, ki pek de tercih edebileceğimiz bir şey değil bu.
Öte yandan, Yılmaz Erdoğan’ın ilk versiyonu ‘stüdyo baskısı’yla ortaya çıkarmadığı da açık, Hollywood’lu meslektaşlarının aksine. Dolayısıyla ‘kısaltma’ tercihinin motivasyonu da yeterince anlaşılır değil. Başta da söylediğimiz gibi, Oscar yolunun iyice açılmasını sağlamaktan başka bir dürtü de yok gibi burada.
Filmin açılış ve kapanışı orijinal versiyondan farklı, bunun da yapıma ‘yeni bir film ’ havası verdiği aşikâr. İlk versiyonda finalden hemen önce gördüğümüz bir sahne de son yazıların peşine eklemlenmiş ‘yeni film’de. Beş ana karakter hakkındaki bilgileri de bu yeni versiyonun finalinde bulmak mümkün. Bu tür değişiklikler, ‘formül’e uygunsa da büyük bir katkı sağlamıyor filme.
Oscar versiyonuna pek ısınamasak da, Yılmaz Erdoğan’ın ‘Kelebeğin Rüyası’nda anlattığı hikâyeyi ve barındırdığı şiiri sevdiğimizden, filmi bir kez daha ‘heyecanla’ izlediğimiz gerçeğini gizleyemeyiz. Muzaffer Tayyip Uslu ve Rüştü Onur’un ‘kayıp şiiri’ni yeniden okumaktan keyif aldığımızı da belirtelim.
Filme Oscar yolunda bütün kapıların ardına kadar açılmasını dilerken, DVD’si çıktığında üründe her iki versiyonu da görmek istediğimizi son bir not olarak düşelim buraya...
KELEBEĞİN RÜYASI***
Yönetmen: Yılmaz Erdoğan
Oyuncular: Kıvanç Tatlıtuğ, Mert Fırat, Belçim Bilgin, Farah Zeynep Abdullah, Yılmaz Erdoğan, Ahmet Mümtaz Taylan
Süre: 111 dk.

Hikâye yok küfür var!


Popüler komedi arayışımızdaki bu haftaki durak ‘İki Kafadar: Chinese Connection’. Ve ne yazık ki, bir kez daha ‘hüsran’ var kaderimizde!
Geçen hafta bu filmi izleyip yazmamış mıydık? Hüsnü Şenlendirici’li ‘Vay Başıma Gelenler!’deki formülden farklı bir şey denemiyor zira ‘İki Kafadar: Chinese Connection’. Gökhan Erkut’un yönettiği bu ‘popüler komedi’ de benzerlerinin takip ettiği yolu benimsiyor ve belden epeyce aşağılardaki esprileriyle hedefine yürümeye çalışıyor.
Borç batağındaki iki yakın arkadaşın (aynı zamanda iş ortağı bunlar), köşeye sıkıştıkları yerden kurtulma çabaları diye özetleyebileceğimiz hikâyesi, bu filmin ruhumuzda yol açtığı tahribatı anlatmaya yetmiyor tabii. Senaristin Kaan Ertem olması, ufak da olsa bir umutla izlememizi sağlıyor filmi, ama sonuca baktığımızda bu umudun yerle yeksan olması kaçınılmazlaşıyor.
Çinlilerin hem vücut dilleri hem de jargonlarıyla Türkleştirilmesi gibi ‘orijinal’ fikirlerin de olduğu yapım, bize ne bir karakter verebiliyor ne de doğru dürüst bir hikâye. Alabildiğine basitleştirilip tektipleşen karakterler, ağızlarından düşmeyen küfürlerle güldürme niyetindeler, ki bu formülün hikâye olmadan başarıya ulaşmasının olanaksızlığı açık. Araya sokuşturulan aşk motivasyonuysa inandırıcılığın yanından bile geçmiyor.
Oyuncuların da yapabilecekleri bir şey yok bu filmde. Onlar da bunun farkında ve sıralarını geçiştirmekten başka bir şey yapmıyorlar. Geçen haftaki ‘Vay Başıma Gelenler!’de olduğu gibi, ‘İki Kafadar: Chinese Connection’ın da tek komik tarafı, son yazılar sırasında izlediğimiz çekim hataları. Bu iki film arasındaki ‘aynılık’, son ana kadar sürüyor anlayacağınız!
İKİ KAFADAR: CHINESE CONNECTION *
Yönetmen: Gökhan Erkut
Oyuncular: İlker Aksum, Gökçe Özyol, Murat Akkoyunlu, Settar Tanrıöğen, Öykü Çelik, Sinan Engin
Süre: 90 dk.

VİZYONU DEVAM EDEN YERLİLER


Günce*
Vay Başıma Gelenler!*
Öyle Sevdim ki Seni*
Benimle Oynar mısın?*