Kedisiz evde bir şey eksik demektir

Kedisiz evde bir şey eksik demektir
Kedisiz evde bir şey eksik demektir
Haber: Pişo - pisokedi@gmail.com / Arşivi

PİŞO’NUN GÜNLÜĞÜ

Evde her şey bildiğiniz gibi. Hayat , olağan tekdüzeliğiyle devam ediyor. Havalar soğuduğu için balkondan atlama sezonu da kapandı. Anlatacak pek bir şey yok. Bari ben de okuduğum kitaptan bahsedeyim dedim. İsmi ‘Kedi Hikâyeleri’ (Derleyen: Julia Bachstein- YKY). Orjinal adı ‘Das groşe Katzenlesebuch’. İçinde birçok yabancı yazarın kaleminden kısa kısa kedi anlatıları var. Doğrusu benim çok hoşuma gitti. Kitabın girişindeki alıntı bile gayet aydınlatıcı “Kedi sevgisi sandığımızdan çok daha eskidir. Bilim dergisi Science, Nisan 2004 tarihli sayısında Kıbrıs’taki bir Fransız araştırma ekibinin keşfini haber yaptı: Ekip yaklaşık 9 bin 500 yıllık bir neolitik çağ mezarında, özenle insanın yanına konulmuş bir kedinin iskeletini bulmuştu.”
Tabii o ‘özenle kedinin yanına konulmuş bir insan’ da olabilir bilemeyiz ama sırtını yıllara dayayan bir dostluk olduğu kesin. Kitapta Rudolf Geck’in ‘Kedim Fritz Prolet’in Dönüşüne Dair’ adlı hikâyesindeki şu satırlar bana çok dokundu: “İnsanlar arası yabancılaşmalar çağında, sahibinin adım seslerini pencereden duyar duymaz alelacele evin önüne koşan bir kedi sahibi olmak az kazanç değildir. (...) İnsan bir kediyle konuşabilir ve nasıl ki biz onun çıkardığı sesleri yorumluyorsak onun da ister azar olsun ister tatlı bir söz, her kelimeyi yorumladığına inanabilir. (Doris) Lessing’in kendisiyle birlikte sabahladığı geceler için kedisine teşekkür niyetine onun bir yazısını pisletmesine izin verdiği ve hiç homurdanmadan aynı yazıyı tekrar yazdığı anlatılır. Hazreti Muhammed’in kedisinin uykusunu bölmemek için birlikte üzerinde oturdukları paltoyu kılıçla kestiği rivayet edilir. Bir süre önce gazetelerde, bir Alman gemisindeki meslektaşlarını kurtaran Belçikalı yelkencilere, kurtarılan denizcilerin son anda ortaya çıkan kediyi de indirmeleri için yalvardıkları yazıyordu. Belçikalılar o kötü deniz koşullarında buna itiraz etmişlerdi ama denizciler ya kediyle yaşarız ya ölürüz diye yemin ettikleri için sonunda bu deli adamlar karşısında pes etmş ve bağırıp duran hayvanı gemi batmadan hemen önce emin bir yere almışlardı. Kediyle birlikte yaşayan, Lessing’i, Muhammed’i ve denizcileri anlar.”
Yani özetle, kedisiz bir evde bir şey eksik demektir.
Kalın sağlıcakla...

Acar muhabir Pişo’dan haberler  
* Levazım Sitesi’nden Beşiktaş Belediyesi’ne mektup 
Köşeme gönderilen bir mektubu sizinle paylaşıyorum. Umarım Beşiktaş Belediyesi bu sese kulak verir ve hayvanlar için artık daha fazlasını yapar.
“Biz Levazım Sitesi’nde oturan bir avuç hayvansever site yönetiminin ilgisizliği yüzünden maddi ve manevi anlamda çok sıkıntıdayız. Beşiktaş Belediyesi de konuyu bir türlü içselleştiremediği ve gereği gibi ciddiye almadığı için yorgunluğumuz iki kat artıyor. Beşiktaş Belediyesi’nin Mediko adlı belediye hayvan veterinerliğinde maalesef bir röntgen cihazı bile yok. Sitedeki tüm hayvanları kendi olanaklarımızla kısırlaştırdık. Ama bizim ilgimiz nedeniyle buraya pek çok yavru hayvan bırakılıyor. ‘Seviyorsanız evinize alın’ mantığıyla bir yere varamayacağımızı çevremize anlatamıyoruz. Burada yoğun bir trafik var. Sokakta bıraksak araba eziyor veya araba motorlarına giriyorlar. Ev arasak nerede bulacağız. Belediye ev bulunması konusuna Beşiktaş dergisinde bile yer vermiyor. Hiç olmazsa konuya dikkat çekilmesi için ‘Hayvanlara sahip çıkmak uygarlıktır’ diye bir bez afiş açın dedik, onu bile yapmıyorlar. Varsa yoksa tekne gezintisi, sigara bırakma yürüyüşü, ve başka birtakım organizasyonlar. Bir tane de hayvan organizasyonu yapın; yok, hayır! Site yönetimi de bu durumu lehine kullanıyor. Bizler çalışıyoruz ve belli bir bütçemiz var. Bu işin mantıklı çözümü, insanları bu konuda bilinçlendirecek uygulamaları yerel yönetimlerin yapması ve hayvan sevmeyenlere arka çıkmaması. Ve bu işlere muhakkak bütçe ayırması.”


    ETİKETLER:

    Beşiktaş

    ,

    neolitik

    ,

    haber

    ,

    hayat