'Kelebek' hangi yöne uçuyor?

'Kelebek' hangi yöne uçuyor?
'Kelebek' hangi yöne uçuyor?
Kelebeğin Rüyası gösterime girdiğinden bu yana genellikle olumlu tepkiler aldı ancak bugün Fikret Bila ve Akif Beki iki farklı noktadan filme eleştiriler getirdi. Özellikle Beki'nin, Erdoğan'ı 'ikinci Nuri Bilge Ceylan olmaya koşmak'la eleştirmesi dikkat çekti. Peki siz ne diyorsunuz?

Radikal.com.tr - Yılmaz Erdoğan'ın büyük ses getiren son filmi 'Kelebeğin Rüyası' için  sinema yazarlarının değerlendirmeleri genellikle övgü içeriyordu. Ancak bugün  sinema dünyası dışındaki iki isimden, Milliyet yazarı Fikret Bila ve Radikal yazarı Akif Beki'den film hakkında farklı görüşler öne sürdü. Bila'nın bugün Milliyet'te yayınlanan ve özellikle oyunculukları ile övdüğü filmle ilgili eleştirisi dönemin Zonguldak işçi sınıfının haline bir 'resim' olarak yaklaşılmasına ilişkindi. Yazının ilgili bölümü şöyle:  

Bir ‘teşekkür’ün düşündürdükleri

...
Film başlamadan önce sahneye çıkan Yılmaz Erdoğan’ın, geçen yıl kaybettiğim abim Hikmet Bila’nın 20’li yaşlarında veremden ölen genç şairler Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu’nun, İkinci Dünya Savaşı boyunca Zonguldak’a damgasını vuran “mükellefiyet” döneminde geçen yaşamlarını konu alan “Kömür Kara” senaryosuna atıf yapması ve rahmetli abimi anması beni duygulandırdı.
Filmin sonunda, “teşekkür” bölümünde, “Hikmet Bila” ismine de yer verilmişti. Keşke ismi Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu’ya daha yakın bir yerde olsaydı diye geçirdim içimden.
Kelebeğin Rüyası’nı izlerken, Hikmet abim de, “Kömür Karası” da zihnimden bir film gibi akıp geçti. Film boyunca Kelebeğin Rüyası ve Kömür Kara’nın esintileri arasında gidip geldim. Kömür Kara’nın özgün sahneleri aktarılmış olsaydı, Kelebeğin Rüyası’nı Zonguldak’taki mükellefiyet koşullarındaki yaşam açısından tamamlardı diye düşündüm.
Kelebeğin Rüyası’nda, mükellefiyetten kaçan Zonguldaklıların zincire vurulmuş halde kömür ocaklarına götürülüşü, işçilerin bitlenişi ve perişan görüntülerini canlandıran birkaç sahne yer alsa da, genç şairlerin, “Suzan”a doğru akıp gitmeleri, filmi dramatik bir aşk öyküsü eksenine oturtup, yaşandığı dönem Zonguldak’ından uzaklaştırmış gibiydi.
Şiirde Garip akımının genç mensupları sayılan Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu için en büyük heyecanlardan biri olan; kısacık yaşamlarında çok büyük yer tutan Salah Birsel’i ve Oktay Rifat’ı gözlerim aradı doğrusu... 
...

Akif Beki ise Yılmaz Erdoğan'ı, "Günün bay Deki'si" ilan ettiği yazısında, filmi Sovyet yönetmen Andrey Tarkovski ve Nuri Bilge Ceylan (N.B.C.) filmlerinin 'kopyası' olarak eleştirdi. Beki'nin yazısı şöyle: 

‘Bay Deki’miz Yılmaz Erdoğan
Biliyorsunuz, bir Bay Deki namzetinde belli başlı 3 özellikten en az biri bulunmalı. Ya basmakalıp bir klişeyi ya baymış bir ezberi veya basbayağı kendini tekrar ediyor olmalı.

Yılmaz Erdoğan, son filmi Kelebeğin Rüyası’nda kendini tekrarlamıyor. Ucuz bir Hollywood taklidi de değil yaptığı. Ama Yeşilçam klişelerinden kaçarken minimalist sinemanın kadrajına hapsoluyor. Derede boğulmak gibi, marifet ister.

Tarkovski’nin görsel kalıplarını kopyalıyor bir kere, ki zoru başararak özgün olamıyor. Sinemamıza bir Nuri Bilge Ceylan yetmezdi zaten, ikincisi olmaya doğru koşuyor.

Oyunculuklar, harcanan emek, yaratılan dönem atmosferi muazzam. Sırf bu çabanın hatırına, Bay Deki’liği ıskalıyordu az daha.

Neyse ki senaryosu, en berbat yanı. Ne yapıp ne edip en lazım şeyi unutmuş. Güçlü bir çatışma kurgulamamış bilerek. Yarattığı ikilemler öyle zayıf ki merak ve heyecanı sürükleyemiyor.

Hikâye orijinal, hikâye sağlam aslında. Yılmaz Erdoğan, sanat sineması yapacağım diye katlediyor onu.

Tamam, açık uçlu olsun da sona hiç sürpriz saklanmaz mı arkadaş? Bunu da beceriyor.

Hikâyenin doruğa çıktığı bir kırılma anı yok filmde. Öyle ya, şairin trajedisi başka nasıl anlatılır? Poetik sinema dediğin, melankolinin dibine vurmak değilse nedir?

Bütün şartları zorlayarak minimalist sinema klişelerini tekrarladığı için, günün Bay Deki’liği, alkışlarınızla Yılmaz Erdoğan’a gidiyor.

SİZ NE DİYORSUNUZ?

Peki Kelebeğin Rüyası için siz ne diyorsunuz? 

Mesajlarınızı web@radikal.com.tr adresine iletebilirsiniz...