Kemanım altın değil ama altın değerinde

Kemanım altın değil ama altın değerinde
Kemanım altın değil ama altın değerinde
Bu akşam İstanbul Kongre Merkezi'nde sahneye çıkacak kemanın yaşayan efsanesi Itzhak Perlman, 20 milyon dolar değerindeki 1714 yapımı kemanından unutulmaz 'Schindler'in Listesi' filminin müziklerine merak edilen soruları yanıtladı.
Haber: EBRU KENTOĞLU / Arşivi

Çok özel tekerlekli sandalyesiyle The Ritz Carlton Otel’de basın toplantısının yapılacağı salona giriyor Itzhak Perlman. Kemanın yaşayan efsanesi karşımızda artık. Sempatik ve mütevazi. Konuşma yapmıyor, direkt sorulara geçiyor.
Kuşkusuz Perlman’la ilgili en dikkat çekici noktalardan birisi meşhur kemanı. En iyi oda müziği ve en iyi enstrümantal solocu performansı ödüllerinin de içinde bulunduğu 5 farklı dalda Grammy ödülü sahibi efsanevi virtüöz, yaklaşık 20 milyon dolar değerindeki 1714 yapımı kemanıyla ilgili, “26 yıldır kullanıyorum. Strasivarius’un altın çağında yapıldı. Altın değil ama altın değerinde” diyor.

Beğenmediğim eseri çalmam zaten

Hangi eseri daha çok sevdiği sorusu üzerine çaldığı eserler arasında bir ayrım yapamayacağını belirten Tel Aviv doğumlu Perlman, “Beğenmediğim eseri çalmıyorumdur zaten” diyor. Steven Spielberg imzalı ‘Schindler’in Listesi’nin unutulmaz müziklerinin yaratıcısına, mükemmel melodiler için nelerden ilham aldığının sorulması üzerine, “Filmin hikayesi zaten yeterince ilham vericiydi. Filmin müziklerini yapan John Williams beni arayıp film için keman müziği hayal ettiğini belirttiğinde, önerisini kabul ettim” dedi. Filmin en etkileyici sahnesinin kendisi için de, tüm siyah beyazın arasından sıyrılan ‘kırmızı paltolu kız ’ olduğunun altını çizen Perlman, “Williams müziği filme o kadar iyi yerleştirmişti ki, sessizliğin sağlandığı sahneler de insanın nefesini kesiyordu” açıklamasını yaptı.

Caz benim kaçış noktam

Kendisi için önemli olanın insanlara neler hissettirebildiği, dinleyiciye ne yansıtabildiğinin olduğunu belirten Perlman, jazz müziği çalışması üzerine de “Benim için yalnızca eğlendiğim bir alan, kaçış noktam. Fakat caz müzisyeniyim diyemem” Müziğe başladığı noktadan günümüze değin müziğinde birçok şeyin değiştiğini belirten Perlman, “Artık daha iyi duyuyorum. Öğrencilerim var, onları yetiştirirken bunu fark ediyorum. Yaşlandıkça, müziğe daha fazla konsantre olup daha iyi dinleyebiliyorum. David Oistrakh, Isaac Stern gibi keman virtüözlerini kahramanı olarak nitelendiren Perlman, “Önemli olan nokta onlar gibi çalmak değildi ama. Kendim olmamdı” diye konuştu. .
Piyanist Rohan De Silva’nın da toplantının son kısmında katılımı üzerine, Perlman “Rohan’ı eşlikçim olarak nitelendirmiyorum. Sonat’lar zaten piyano ve keman için bestelenir. Biz beraber çalıyoruz” sözleriyle piyanistinin önemini ifade etti.
Bu akşam (28 Mayıs) saat 21.00’de İstanbul Kongre Merkezi’de gerçekleşecek konserde Perlman, açılışı Beethoven’ın piyano ve keman için bestelediği sonatla yapacak. Keman bestecileri César Franck ve Giuseppe Tartini’nin kompozisyonlarını yorumlayarak devam edeceği konserde izleyenlere nefes kesen bir müzik şöleni yaşayacağı kuşkusuz.