Kennedy öldürülmeseydi Dünya başka bir yer olurdu

Kennedy öldürülmeseydi
Dünya başka bir yer olurdu
Kennedy öldürülmeseydi
Dünya başka bir yer olurdu
Bedri Baykam'ın yeni sergisi 'Dünyayı Değiştiren 8 Saniye'nin odağında 50 yıldır gizemi çözülemeyen Kennedy suikastı var. Suikastı 'solcu Kennedy'e karşı bir darbe' olarak nitelendiren Baykam'la buluştuk.
Haber: SİBEL ORAL / Arşivi

ABD Başkanı John F. Kennedy’nin 22 Kasım 1963 tarihinde Dallas’ta uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetmesinin üzerinden tam 50 yıl geçti. Suikasta ilişkin birçok senaryo ve komplo teorisi ortaya atılsa da ve hatta cinayetin dünyaya ilan edilmiş bir katili olsa da olayın üzerindeki sır perdesi hiçbir zaman aralanamadı. Tetiği çeken 24 yaşındaki Lee Harvey Oswald’dı ama tetiği çektiren kimdi? Kennedy’i hedefleyen tek silah mı vardı yoksa üç ayrı yerden mi vuruldu? Amerika’nın kendi içindeki bir hesaplaşma mıydı yoksa işin içinde dış güçler de var mıydı? Kennedy suikastını soruşturan Warren Komisyonu, Oswald’ın suikastı tek başına işlediği sonucunu nasıl çıkardı? Cinayetle ilgili otopsi raporu, CIA, FBI, mafya, masonlar, davada bir şekilde adı geçen 300 kişinin kaybolması ya da öldürülmesi gibi birçok soru ve altbaşlık açılabilir. Dünyanın belki de 50 yıldır çıkılamayan, bazılarının da karanlığından ve derinliğinden şikâyetçi olmadığı bir derin kuyu Kennedy suikastı… İşte bu kuyuya daha ilk günden kendi isteğiyle giren isimlerden biri de geçten gün yeni sergisi ‘Dünyayı Değiştiren 8 Saniye’ adlı sergiyle Kennedy suikastını mercek altına alan Bedri Baykam.

Dönemin Amerikası bir tabloda

Dört boyutlu bir tablonun önündeyiz. J.F. Kennedy, J. Edgar Hoover, Marilyn Monroe, Lyndon B. Johnson ilk göze çarpan yüzler. Tabloda bir de poker masası var. Baykam bu masanın bilek güreşi gibi bir güç ve üstünlük gösterisi olduğunu söylüyor. Çünkü o masada bir güç yarışı, bir üstün gelme hırsı var… Tabloya biraz daha dikkatli baktığımızda arkalarda Frank Sinatra’yı, Elvis Presley’i, James Bond’u, Fidel Castro’yu ve Che Guevara’yı görüyoruz. Dönemin ABD’sine dair her şey var. Kartal, leopar, yaklaşmakta olan tehlikenin habercisi kara bulutlar arasında ise Alfred Hitchcock’un filmlerinden uçup gelmiş kuşlar… Baykam anlatıyor, “Kennedy 64 yılında tekrar seçilseydi ikinci başkanını almayacak, başka birini alacaktı. Edgar Hoover 35 yıldır FBI’ın başında bir mafya gibiydi. Üstelik Hoover, Kennedy ailesinden nefret ediyordu ve işin içinde derin Amerika vardı...”
Başka bir tabloda onlarca isim yazıyor. Bunlar cinayetle ilgili adı geçen insanlar... Ve tabii Oswald da var. Baykam’a göre Oswald’ın CIA ve FBI’la ilişkisi var ama Oswald hepsine birden çalışırken kime çalıştığını unutmuş bukalemun gibi bir karakter, belki de bir kurban… Üstelik yakalandıktan sonra Oswald’ın da Jack Ruby tarafından öldürülmesi de şüpheli. Warren Komisyonu bir nevi cinayeti örtbas etme komisyonu. Oswald’ın öldürülmesinin ardında da onlar var. Zaten o dönem şahit, sanık, herhangi bir şey bilen 300 kişi öldürüldü diyor ve şöyle devam ediyor: “Bu tam bir lanet. Warren Komisyonu’nun sipariş ettiği sonuçlar belli zaten. Otopsi de dahil. Komisyona göre Oswald tek katil. İçeriden ya da dışarıdan, hiç kimseden yardım almayan bir kaçık. Ama aslında yapılan darbenin örtbas edilmesi. Kennedy’e karşı bir darbe bu. Kennedy’nin dış siyasetine karşı, zencilere verdiği haklara karşı, kapitalistlere getirdiği ek vergilere karşı, halkı, sürekli dar gelirliyi korumasına karşı bir darbe… Bize göre solcu Kennedy’e karşı bir darbe. Diyeceksin ki nasıl solcu? ABD Başkanı adam daha nasıl solcu olsun…”

‘1995 yılından beri Kennedy suikastını araştırıyorum’

Bedri Baykam “Ben yıllarca tüm bunları araştırırken paralel evrende yaşadım ve hatta şu an size anlatırken de orada, o zamandayım” diyor. Peki, nasıl başladı ve neden bu kadar çok takıldı cinayete?
“Kennedy öldürüldüğünde altı buçuk yaşındaydım. İçinde yaşadığım evde hem politika konuşuluyor hem de o dönemin politikası çiziliyordu. Türkiye ’de de Kennedy o yıllarda bugünkü insanların anlayamayacağı kadar çok seviliyordu. Kennedy öldürüldüğünde bizim ailede ve çevrede yaşanan şoku, üzüntüyü çok iyi hatırlıyorum. Kendi ülkesinin başkanı öldürülmüş kadar üzülmüştü insanlar. Kongo’da da böyle, Afrika’da da böyle, her yerde böyleydi. Yıllarca araştırdım, bir dipsiz kuyu aslında. Mantık aramanıza gerek yok. Amerika’da bu cinayetle ilgili dernekler bile var. Ben yıllarca birçok insanla görüşmeler yaptım, bilgiler topladım…”
Baykam’a göre Kennedy’nin bu kadar çok sevilmesinin nedeni güçsüzü koruması, dünyaya barış getirme isteği, sempatikliği, çocukları sevmesi… Aslında herkesin kendine göre özel bir nedeni var. Bugün Amerika’nın yapmaya çalıştığı büyük Ortadoğu projesi mesela. Baykam’a göre Kennedy hep bunlardan kaçan bir insan olmuş. Pentagon ve silah endüstrisini bu yüzden kendisine düşman edinmiş bir lider. “Bütün bu düşmanlar varken zaten tetiğin kimin çektiği küçük bir detay haline geliyor. Karar zaten alınmış çoktan. Komplo hazır” diyor ve şöyle devam ediyor: “Ben ne zaman siyasal bir konu işlesem çok detayına inerim ve uzun çalışırım. Burada uzun çalışmak biraz abartılı oldu. 95’ten beri derin bir araştırma yapıyorum. Sergiyi gezenler yapılan dekor ve eserlerle kendilerini 1960’larda, Dallas’ta hissedecekler. O döneme dair her şeyi hazırladık ama bu beni yine tatmin etmeyecek. Araştırma ve derinlik sarhoşluğu devam edebilir” diyor. Zaten önümüzdeki yıl suikastla ilgili topladığı tüm bilgileri bir kitaba dönüştüreceğini söylüyor. 

Sekiz saat Kennedy’i anlatıyor

Dört boyutlu işlerin de olduğu sergide dört boyutun sırrını “Turkish Magic” olarak açıklıyor ve şöyle devam ediyor: “Bu soruyu dünyanın her yerinden sanat profesyonelleri soruyor. 50 yıldır sanatta yeni bir şey yapılmadı diyordunuz. İşte karşınıza ne olduğu, nasıl yapıldığını bilmediğiniz bir şey çıkıyor. Bu işin keyfine varın.”
Son olarak Baykam’a “Peki ya o sekiz saniye yaşanmasaydı, Kennedy öldürülmeseydi Amerika başka bir Amerika, dünya da başka bir dünya mı olacaktı?” diye soruyorum. “Evet” diyor.
Bedri Baykam’ın sergisinde tuval ve dört boyutlu çalışmalar, mekân düzenlemeleri, ses ve video yerleştirmeleri var. Dileyen İngilizce ya da Türkçe olarak Baykam’ın bu tarihi olayı detaylı bir şekilde anlattığı sekiz saatlik videosunu da izleyebilecek. Sergi 5 Ocak 2014 tarihine kadar Piramid Sanat Merkezi’nde gezilebilir.