Kent Fısıltıları

Bavuluyla medya medya dolaşıp kitap satan Sayım, aynı zamanda basın dünyasındaki son gelişmelere de hâkimdir, hatta çok önemli bir haber kaynağıdır.

Bavuluyla medya medya dolaşıp kitap satan Sayım, aynı zamanda basın dünyasındaki son gelişmelere de hâkimdir, hatta çok önemli bir haber kaynağıdır. Sözgelimi aniden polisiye kitaplar satın almaya başlayan bir gazetecinin bu ilgisinin yeni bir aşktan doğduğunu hemen çözer... Neyse, Sayım geçtiğimiz günlerde Ahmet Tulgar'la birlikte Tünel'de yeni bir yer keşfetmiş. Sanamet, son günlerde entelektüel dünyanın çok sık uğrayıp karnını doyurduğu, tam bir mutfağa benzeyen lokanta. Gidildi, yemeklerin tadına bakıldı. Fiyatlar gayet makul, tatlar iyi. Önümüzdeki günlerde adını daha sık duyacaksınız.
Sayım'ın henüz bavuluyla dalıp kitap satmadığı Günay'da ise Petek Dinçöz fırtınası esmeye devam ediyor. Kim ne derse desin -kıskananlar çatlasın- Petek salonu doldurmayı başarıyor. Gelenlerin bir kısmı belli ki 'Ya Can Tanrıyar bizi Televole'ye çıkarmazsa' diye geliyor ama Türkiye'nin en genç assolisti de her geçen gün kendini yenilemeye devam ediyor. Repertuvarında henüz 40 şarkı olan Petek Dinçöz, konsere çıkmadan önce Gülben Ergen'in tavsiyesine uyarak elma suyunu içiyor. Bu arada Günay'ın kulisi de nasıl kalabalık; makyöz, kuaför ve asistanı derken, bir de içeriye gazeteciler girdi. Petek eline teybi alıp bir yandan röportaj verirken, bir yandan da konsantrasyonu dağılmasın diye talimatlar yağdırıyordu. "Kapıyı kapatın, hiç kimse girmesin," derken içeri modacı Nur Yerlitaş girdi. Assolist couture'unun öncü ismi Yerlitaş, "Petek'ciğim Can Can'lar da gelecek," dedi ve yan odada kuaförü beklediğini söyledi.
Yerlitaş o gün siyahlar içindeydi ama zebra desenli ayakkabı ve çantası dikkat çekiyordu...
O gece Fenerbahçe-Galatasaray maçı olduğundan Can Tanrıyar, Günay'a gelemedi. Fanatik Galatasaraylı olan Günay Tuncel ise kendisinden bir ömür küçük eşi Ahu Erbaydar ile yenilginin odasına kapandı ve gece boyunca hiç görülmedi.
Günay da bir tuhaf. Önce misafirlerini baş köşeye oturtuyor, sonra bir garson geliyor ve "Hemen kalkın, masayı başkasına sattık," diye başınızda dikiliyor. Kalkana kadar da gitmiyor...
Arabesk dünyaların bir başka durağı ise bugünlerde evinde uzun gecelerin yaşandığı Mahsun Kırmızıgül. Ulus'ta dört ay önce taşındığı dubleks dairesine iyiden iyiye yerleşen Kırmızıgül, üst kata dev bir perde de kurdurmuş. Sık sık Play Station 2 oynayıp DVD izliyor. Player'ının üzerinde duran film Michael Collins'ti.
Kırmızıgül bu aralar yeni türkü albümünü hazırlıyor. Projenin stratejisi için arkadaşlarını toplayıp uzun uzun fikir alışverişinde bulundu. Bu arada Keke ile ünlenen Servet Kocakaya'nın da yeni türküleri çalındı.
Son haber ise tabii ki İlhan Mansız cephesinden: Ankaragücü yenilgisinin ardından ilk izin gününü, her zaman olduğu gibi Mayadrom'da geçiriyordu ünlü futbolcu. Bistrott'da altı kişilik erkek grubuyla öğleden sonra uzun uzun oturan Mansız, beyaz bir sweatshirt giymişti. Saçlarını yine önüne dökmüş, telefonuyla oynuyordu.