Kent Fısıltıları

Biliyorsunuz, her pazar CNN Türk'te Kafe Siyaset diye bir program var.

Biliyorsunuz, her pazar CNN Türk'te Kafe Siyaset diye bir program var. Radikal'in Ankara temsilcisi Murat Yetkin ve Mete Belovacıklı, pazar sabahı erkenden izleyenlere Ankara gündeminden detaylar aktarıyor, konuklar ağırlıyorlar. Fakat program, Ankara siyasetinde etkili olduğu kadar şehrin sosyal hayatına da yön vermiş durumda. Yetkin ve Belovacıklı'nın sohbet ettiği Ankara Beymen'in üst katındaki kafe hayli popüler bir yer olmuş durumda. Şık ve sosyetik Ankaralı kadınlar özellikle öğleden sonra, hele hava bir de güzelse terası işgal ediyorlar.
Ankara'nın gençleri ise henüz meşhur Cafemiz'den vazgeçmiş değiller. Arjantin Caddesi'ndeki villadan bozma kafelerin en kalabalığı olan Cafemiz öğledensonraları Bilkent gençliğini ağırlıyor; bütün randevular burada veriliyor, salataları iştahla yeniyor. Cafemiz'in öğlenleri
ise kulisçileri cezbedecek nitelikte: Başkentin çevresi bol gazetecileri, bürokratlar, dışişleri yetkilileri, ajanlar
burada toplanıp kendi gündemlerinin dedikodularını yapıyorlar.
* * *
Ankara gazetecilerinin en kıdemlilerinden Hürriyet'in temsilcisi Sedat Ergin ise geçen hafta sonu İstanbul'daydı. Ergin ve eşi geçen cumartesi gecesi Changa'da yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök ve eşiyle yemek yiyordu.
* * *
Bu arada Changa'nın üst katındaki ofisinde Selçuk Altun haziran ayında çıkaracağı yeni romanı için çalışmalarını sürdürüyor. Murathan Mungan ise romanını bitirmenin sevinciyle şimdi de promosyon stratejilerini belirliyor. Yüksek Topuklar kitabının bütün kampanyasını Bülent Erkmen yönetecek ve çok ilginç, şaşırtıcı afişler kullanılacak. Kitabın kapağı ise Atıf Yılmaz'ın ressam kızı Kezban Arca Batıbeki'nin elinden çıkacak.
Radikal'deki köşe yazılarını bırakarak evine roman yazmak için çekilen Perihan Mağden de İki Genç Kızın Romanı'nı bitirmek
üzere. Mağden kitabının manuscript'ini 15 Mayıs'ta Everest Yayınları'na teslim edecek. Kitabın piyasaya çıkış tarihi ise 30 Mayıs olarak belirlendi. Bu arada, Mağden'in entelektüel dünyada adeta yeni bir trend başlattığı da söylenebilir. Bugünlerde hemen herkes evinde, çalışıyor.
Yaşar Kemal'in 900 sayfalık romanı ise mayıs ayında, Murathan Mungan'a yakın tarihlerde çıkacak. Roman için çalışan bir başka isimse şair Lale Müldür. Türkçenin en zor şairi, yıllardır üzerinde çalıştığı ilk romanını bu sefer bitirmeye kararlı. Ve tabii ki evde.
Roman olmasa da, roman tadındaki güncel-tarihsel kitaplarıyla tanınan Soner Yalçın da yazın gelmesiyle beraber yine çok satar bir kitap üzerinde çalışmanın planlarını yapıyor. Bay Pipo, Teşkilatın İki Silahşoru gibi kitapları çok satan, çok konuşulan Yalçın yine eline harika bir haber geçirmiş; ne olduğunu herkesten saklıyor. Gazeteci önlemi ne de olsa! Ancak CNN Türk'teki yoğun çalışmalarından fırsat bulup da bir türlü başlayamıyor. Yalçın kanalın kapalı olduğu bir günü de evinde oturup çalışmaktansa,
İstanbul Film Festivali'ni takip ederek geçirdi.
* * *
Kısıtlı ve renksiz programına rağmen Festival bu sene de sol entelektüel dünyanın buluşma noktası oldu. Salonlar eskisi kadar dolmuyor ama tanıdık simalar her dem orada.
Sabahtan akşama kadar film izleyen biri de Yaşar Kaya'nın doktor kızı Berivan. Hafta içindeki Aşkın Gıdası filminde de yine ön sıradaydı. Film başlarken Kaya'nın biraz arkasında ise Fatih Özgüven oturuyordu ancak
jenerik akarken koltuğu boştu.