Kent Fısıltıları

Bill Clinton, Çırağan'da adambaşı bin dolar veren Türk elitine konuşma yaptı.

Bill Clinton, Çırağan'da adambaşı bin dolar veren Türk elitine konuşma yaptı. Özetle "Türkiye AB'ye girmelidir," dedi. Kimi ararsanız oradaydı: İş dünyasının ağır topları Kadir Has, Sakıp Sabancı, etrafına espriler yapıp "Ne yapsak, yeniden siyasete mi girsek," diye gülücükler dağıtan ve hep şık, hep asil Cem Boyner, eski dava arkadaşı Cengiz Çandar, Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz ve varolmayan Türk monarşisinin kraliçesi eşi Berna Yılmaz, Dışişleri Bakanı
İsmail Cem, İstanbul Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, medyadan Mehmet Y. Yılmaz, Ertuğrul Özkök, Mehmet Ali Birand, Zeynep Göğüş, Gila Benmayor, Meral Tamer, Osman Ulagay, Mithat Bereket, ayrıca Şeyda Taluk, Ali Karacan, Alinur Velidedeoğlu, Zeynel Abidin Erdem...
İlginç notlar arasında Türk siyasetinde ne olacağına dair konuşulan bir teori vardı: Kemal Derviş'in ikinci adamlığa razı olduğunu savunanlar, fikir değiştirmiş,
"Onlar artık iki adam," diyorlardı. Cem ve Derviş'in ortak hareket planıydı bu...
Eski İçişleri Bakanı Saadettin Tantan'ın Yurttaş Partisi adıyla yeni bir oluşumda görev alacağı da kulislerde fısıldanıyor.
Ayşe Özgün bir ara mikrofonu alıp "Hillary, Başkan olacak mı?" diye sordu, "Bilmiyorum, hakikaten bilmiyorum, Senato'da iki senedir var ama tek bir şey söyleyebilirim, Hillary'yle 60'lardan beri bu yoldayız ve o hayatınızda gvörebileceğiniz en iyi devlet adamı, yönetim konusunda en başarılı, en akıllı insan," cevabını aldı.
Ve Clinton'la Mesut Yılmaz'ın danışmanları, yani spin doctor'larının çarpışması ilginç bir andı. Malum, dünyanın bütün başarılı spin doctor'ları biraz kilolu olurlar. Hatta bu Mike Nichols'un Primary Colors filminde Kathy Bates'in canlandırdığı karakterde de görülüyordu.
* * *
Türkiye'nin yeni toplumsal figürü, mevcut sistemin tek starı İlhan Mansız'ın ardından efsaneler oluşmaya, kulaktan kulağa dolaşmaya başladı çoktandır. Ama bu noktada aydınlatılması gereken bazı noktalar var.
Öncelikle Mansız'ın saç modeli. Türlü kişiler bu modelin patenti konusunda hak iddia etseler de, bu fikir futbolcunun öz kararı. Dahası yeni de değil. Kuşadası'nda oynarken de bu şekilde, uzun saçlarını üssten
toplardı. Tarkan'ın da bir dönem benimsediği,
gözün önüne düşen modelden ise aslında çoktan
vazgeçti. Lig biter bitmez Almanya'ya gittiğinde karar veriyor ve Dünya Kupası'nda şimdilerde çok beğenilen bu modelle çıkacağını yakınındakilere söylüyor.
Saç kararının altında bir kere bu modelin çok yaygınlaşıp ilginçliğini kaybetmesi yatıyor. İkinci sorun ise İlhan Mansız'a neredeyse ikizi kadar benzeyen bir çocuğun
İstanbul'da kendini belli etmesi. Bu çocuk, Mansız'ın tıpkıbasımı gibi. Hatta bir gün Aşşk Kafe'de İlhan'ı bekleyen yakın arkadaşları bile, orada oturduğunu görünce
"Biz seni arıyoruz, sen ne arıyorsun burada?" diye hesap sormaya gidiyorlar çocuğun yanına. İlhan olmadığını görünce de şok üstüne şok yaşıyorlar elbette. Doğrusu Love'a bile İlhan'ın değil, bu benzerinin gittiği söyleniyor. Zira İlhan, Love diye bir kulüp bilmiyor. Gittiyse bile, oranın Love olduğundan habersiz.
İnternette bugünlerde 'İlhan Mansız chat'te' konulu harika bir resim dolaşıyor. Önünde bir laptop'la poz veren futbolcu, herhalde parmağı dahili klavyeye yetmediğinden harici bir tane takmış, ona yazıyor!
İlhan Mansız'la aşk yaşamak isteyenlere ise ayrıldığı sevgilisi Selin Denizli'den, geçen hafta sonu Safran'da dillendirdiği bir uyarı var: "Beş ay boyunca her gün Play Station oynayın da, İlhan'la aşk neymiş görün!"
Son dakika: İlhan Almanya'da, Selin Denizli ise Çeşme'de.
* * *
Futbol dünyasının Dünya Kupası yorgunları birer birer tatile çıkıyor. Çeşme tam bir futbolcu cenneti, ancak Arif Erdem (Korkut Eken'in oğlu gibi olan), Amerika'yı seçti. Tabii, birtakım şüpheler de çıkmadı değil: Acaba istikamet 'hoca' mı? Hani geçmişte Emre ve Okan'ın sık sık tekrarladıkları seyahatlerde cemaat liderinin elini öptükleri, spor muhabirleri arasında çok konuşulmuştu... Bakıp göreceğiz. Şimdilik sadece bir not olsun.