Kent Fısıltıları

Park Orman'da pazar gecesi 12 Dev Adam'ı uğurlama partisi vardı. Basket Milli Takımı'nın Dünya Şampiyonası öncesi, görkemli bir partiyle ülkeye veda edeceğini düşünenlerse yanıldı.

Park Orman'da pazar gecesi 12 Dev Adam'ı uğurlama partisi vardı. Basket Milli Takımı'nın Dünya Şampiyonası öncesi, görkemli bir partiyle ülkeye veda edeceğini düşünenlerse yanıldı. Geceyi NTV ve Turkcell düzenliyordu ve katılanlar da sanki iki şirket çalışanlarının yakınlarından ibaretti. Dahası, akşam saatlerinde başlayan parti saat 21.00 olmadan bitiverdi ve geceyi sunan Mithat Bereket, "Size veda ediyorum," deyip herkesi uğurladı.
Geçen sene Hüsnü Özyeğin'in oğlunun düğününde catering yapan Chef's bu partinin de yemek ve içeceklerinden sorumluydu. Özyeğin'lerin düğünü Chef's için pek tatsız sonuçlanmıştı: Frigorifik kamyonların kontakları kapatıldığından, bekleyen ıstakozlar bozulmuş ve katılan yüksek profilli konuklar zehirlenmişti. Hatta Sakıp Sabancı bile hastaneye yatmak zorunda kalmıştı. O gün bugündür de Chef's büyük bir itibar kaybına uğradı, neredeyse hiç catering siparişi alamaz oldu.
Ancak 12 Dev Adam için yapılan düzenleme kusursuza yakındı. Bir kere birçok açık büfe olması, uzun kuyrukların oluşmasını engelledi. Salata ve sıcak yemek dengesi de iyi tutturulmuştu. Ancak konuklar yaz ayı olmasından dolayı sunulan sosis ve tavuğa hayli mesafeli durdu. Zira ikisi de sıcak havalarda en çok zehirleyen maddelerin başında geliyor.
Veda partisine katılan basın dünyasının ünlüleri arasında Radikal yazarı Enis Berberoğlu, Sabah'a yeniden transfer olan Necati Doğru vardı. Yiğiter Uluğ, o gece Radikal Futbol'u bağladığından katılamadı belli ki. "Kaan Kural da tatilde olmasa mutlaka gelirdi," diye düşünüyordu katılanlar... '12 Dev Adam' markasını yaratan Serdar Erener de, bir saat gecikmeli geldi.
NTV ve CNBC-e ise neredeyse tam kadro oradaydı. Erman Yerdelen, Ahu Özyurt, Cem Aydın, Mithat Bereket, Murat Kosova, Fuat Akdağ...
Basketbolcular ise geceye gecikmeli katıldı. Ufak bir 'pizazz' yapmak gerekirse: Mehmet Okur'un yarı siyah-yarı sarı saçları hiç yakışmamış, bir de o ayakkabıları yeniden düşünmesinde fayda var. Kaptan Ömer Onan her zamanki 'over makul' halini giysilerine de yansıtmış. Yıllar, zamanın genç kız ikonu Ufuk Sarıca'dan hiçbir şey götürmemiş. Hâlâ karizmatik. Sarı saçlar ise en çok Mirsad Türkcan'a yakışmış. Bu arada "Kalbim boş, kimseyle birlikte değilim," diyen basketbolcu geceye yeni kız arkadaşıyla el ele tutuşarak geldi.
Sarı saç akımının tutmadığı ve imajından yediği kişi ise 12 Dev Adam'ın en kısa boylusu Kerem Tunçeri. Yakın zamana kadar kentin en güzel adamı payesini taşıyan Tunçeri o civciv sarısı dik dik saçlarıyla fena irtifa kaybetmiş. Saçlarını boyatmayı reddeden İbrahim Kutluay: Ancak kapıda görüldü kendisi, herkes veda ederken o Demet Şener'le yeni geliyordu.
* * *
Yaz yavaş yavaş sonlanırken, büyük rekabetin galibini açıklamak farz oldu: Laila mı Reina mı çekişmesinde, Reina arayı iyice açtı ve bu yazın mekânı olduğunu kanıtladı. Öyle ki, yağmurlarda bile Reina müşterisi bir süre arabayla dolaşıp havanın düzelmesini bekliyor ve baktılar ki yağış yok, sürülerle içeri dalıyor.
Reina'nın içindeki Baci'nin dumanı çok tütüyor; sürekli bir pizza kokusu geliyor. Ama bu gelenleri engellemiyor belli ki. Hande Yener'inden Sevda Demirel'ine televole kadrosu tam orada.
Cumartesi gecesi, Türkiye'nin en çok kulüp gezen (ama gece kulübü) futbolcusu Ümit Karan da erkek arkadaşlarıyla Reina'daydı. Zaten o genellikle erkek erkeğe dolaşmayı seviyor. Ancak hemen girişteki barda iki güzel kızla uzun uzun konuştu. Telefon alınıp verilmedi ama sanki bir konu üzerinde mutabık kalınmıştı...
Bu arada: Kısacık saçları ve daracık tişörtleriyle Ümit Karan, Kerem Tunçeri'nin boşalttığı tahtın en güçlü adayı.
Hemen üst kata çıkalım: Yine Safran'dayız. Safran'da tesadüfen bir araya gelen grup, mekânın en güzel masasına, DJ kabininin hemen arkasına geçip mönüye yeni eklenen yemekleri tadıyordu. Kentin en cool kadını Aslı Altan'ın konukları arasında, artık Safran'da adeta ev sahipliği yapıp gelenlere "Hoş geldin," gidenlere "Hoşça kal, yine bekleriz," diyen Güllü Aybar, o gece Kanal D'nin davetinden çıkıp ayağının tozuyla gelen Derya Alabora, Cüneyt Özdemir ve Oray Eğin vardı.
Derya Alabora karnı tok olduğundan pek bir şey yemedi, sabah erken çekime gideceğinden de erken ayrıldı. Dolayısıyla Aslı Altan'ın sürprizini de kaçırdı. Altan, bir kıvrak manevrayla alt kattaki Brasserrie D'ouef'ten bir tencereye midye istedi. Cüneyt Özdemir, yaz aylarında su ürünlerine karşı biraz hassas olduğundan pek dokunmadı ama bu midyelerin jet hızıyla elle tüketilmesini önleyemedi. Kısa süre sonra tencerenin kapağı midye kabuklarıyla dolmuştu.
Bu arada Güllü Aybar da yeni bir titr kazandı: Kentin en hızlı çıkış yapan ve ümit vaat eden kadını. Türk popuna bu yaz biraz yabancılaşan Altan'a destek olmak açısından, Aybar ta Reina'nın DJ'ine kadar gitti ve Acemi Balık şarkısının CD'sini aldı.