Kent fısıltıları

Yavaş yavaş yeni öğretim yılına hazırlanan çocuklu aileler İstanbul'a dönüyor. Bu vesileyle havaalanlarında da yazlıklardan kesin dönüş yapanların istilası var.

Yavaş yavaş yeni öğretim yılına hazırlanan çocuklu aileler İstanbul'a dönüyor. Bu vesileyle havaalanlarında da yazlıklardan kesin dönüş yapanların istilası var. Özellikle hafta sonları İstanbul dönüşlerinde yer bulmak da giderek zorlaşıyor. Bu hafta sonu daha büyük yoğunluk olması da muhtemel. Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra herhangi bir kulüpte çalışmayan ve yaz başından beri Çeşme'de tatil yapan Mustafa Denizli de yavaş yavaş İstanbul'a dönmeye hazırlanıyor. Memleketi Çeşme olmasına rağmen yıllardır denize girmeyen Denizli, huyundan bu yıl biraz da olsa vazgeçti. Evinde onu ziyaret edenler, hocanın bronzlaştığını görünce şaşkınlıklarını gizlemediler. O da artık fazla olmasa da yavaş yavaş denize girmeye başlamış.
İstanbul'da ise Mustafa Denizli ve Çiğdem Kayalı'yı taşınma telaşı bekliyor. Korkmaz Yiğit'in Ulus'ta yaptığı Platin Konutları'ndaki dairelerine sığamayan ve sığamadıkları bu eve de yüksek kira vermekten yakınan çift yeni bir ev arıyor. Gerçi Mustafa Denizli'nin gönlü Ulus'tan gitmemekten yana; zira kızı Selin Denizli'ye yakın yaşamak istiyor. Denizli ve Kayalı'nın bir başka taşınma kriteri de yeni evin kızları Lâl Denizli'nin okuluna yakın olması...
***
Her yıl geleneksel olarak yaptığı bir ayı aşkın Paris seyahatinden dönen Enis Batur-Fatma Tülin Öztürk çifti de Teşvikiye'de uzun zamandır yaptırdıkları evlerine taşınma telaşı içine düştüler. Pek fazla kimsenin ziyaret etmediği EB ve Tül'ün yarı kapalı evine girebilme şerefine nail olanlar, içinin çok güzel olduğunu söylüyorlar.
Bu arada, EB yeni kitaplarına hız verdi. Biyografisinin ilk cildi
üzerinde çalışıyor ve gezi notlarının devamını yayınlamaya uğraşıyor.
***
Türk gezi kitaplarına bir yenisi eklendi: İletişim Yayınları'ndan geçtiğimiz günlerde Başka Kentler, Başka Denizler adıyla Murat Belge'nin gezi notları yayınlandı. Tıpkı EB'ninki gibi devamı da gelecek olan gezi notlarının bir farkı ise fotoğraflar. Bilenler bilir, EB ve Tül her gittikleri yeri fotoğraflar ve daha sonra kitaplarında yayınlarlar. Teknolojiyle arası pek iyi olmayan ve yazılarını hala o muntazam el yazısıyla yazan Murat Belge ise gittiği ülkelerde hiçbir şekilde fotoğraf makinesi taşımamış. Dahası, kendisinin de fotoğrafları yokmuş.
Kitabı vesilesiyle kendi albümünden resimler isteyen gazetecilere de olumsuz cevap vermek zorunda kalmış Belge. Çekmeceleri karıştırıp resimlere bakmış ama bulamamış...
***
Geçtiğimiz haftasonu büyük bir gazeteci grubu önce Edremit'e ardından da Kuşadası'na kazı incelemek için götürüldü. Ayvalık'ta bir gece kaldıktan sonra Kuşadası'nda Kısmet Otel'e yerleşen gazeteciler arasında bütün hayatlarını bu basın gezileri sayesinde sürdürenler, haftalık programlarını tamamen restoran açılışları ve benzeri olaylar için ayarlayanlar da vardı. Bütün bir ömür halkla ilişkiler zarflarıyla nasıl geçer, demeyin. Oluyor işte...
Kuşadası Kısmet Otel ise sahibi rahmetli Hümeyra Hanım'ın Osmanlı Saray soyundan gelmesinin etkisiyle ağır aristokrat havasını hala koruyor. Misafirlerin yemeğe şortla inmemeleri özellikle rica ediliyor, bir sürü böyle uyarı da yer alıyor duvarlarda. Yöre otellerinin çoğunluğu pek içaçıcı olmadığından, sırf güzel bahçesi uğruna Kısmet'e katlanılıyor.
Ve cumartesi akşamüstü 418 numaralı odanın balkonundan tanıdık bir sime seslendi: "Hoşgeldiniz!" Güzellik uykusundan yeni uyanan Murathan Mungan'dan başkası değildi. Bir gece önceki Sezen Aksu'nun Efes Antik Tiyatro'daki konserine gelen Mungan, haftasonunu uzatmaya karar vermişti. Gündüz Murat Çelikkan ve Yıldırım Türker'le görüşmüştü. Kuliste de birliktelerdi. Konserin ardından da Sezen Aksu'yla sabaha kadar eğlenmişler.
Murathan Mungan'ın içi görünen mavi Puma çantasında bir dosya yer alıyor: Danimarka'da sahnelenmek üzere yazdığı Sayfadaki Gibi adlı tiyatro oyunu. Çok büyük bir prodüksiyon olacak bu proje. Yönetmeni de Londra'da 1984, Hayvan Çiftliği gibi Orwell romanlarını sahnelemiş usta bir isim.
Bu arada Eylül ayı, artık neredeyse Murathan Mungan'dan bağımsız büyüyen ve kendi başına ayaklarının üstünde duran Yaz Geçer kitabının da 10. yılı. Bu vesileyle, büyük boy, özel bir Yaz Geçer baskısı hazırlanıyor.
Çalışmalar bitmiyor: Çavuşun Sırrı, yayınlandığında ortalığı birbirine katacak yeni bir proje. Roman formunda yazılmış, deneme ağırlıklı, neredeyse akademik bir kitap. Konusunu sonra açıklayacağız. Yakın zamanda da Yedi Mühür yayınlanacak... Tasarımını Bülent Erkmen'in yaptığı kitap, Murathan Mungan'ın yazı serüveninden yedi öyküyü okura taşıyor. Her birinin ayrı kapakları var. Ayrıca çok sevilen Dumrul ile Azrail ilk kez kitap formunda okurla buluşuyor. (Bu öykü, 2005'de yayınlanacak Yedi Kapılı Kırk Oda kitabının açılışı aynı zamanda.)