Kent fısıltıları...

Senaryosunu Barış Pirhasan ve Kedi Grubu'nun yazdığı TRT dizisi Her Şey Aşk İçin ekibi geçen akşam Ece Bar'da eğlendi.

Senaryosunu Barış Pirhasan ve Kedi Grubu'nun yazdığı TRT dizisi Her Şey Aşk İçin ekibi geçen akşam Ece Bar'da eğlendi. Dizinin başrol oyuncuları Gülenay Kalkan, Rutkay Aziz ve dizinin supervizörü Atıf Yılmaz canlı yayına katılmak için Ankara'da olduklarından bu gecede yoktular. Ben Hümeyra'yı, Erol Keskin'i ve Güler Ökten'i de göremedim. Lale Oraloğlu ve Eşref Kolçak'ı bir arada görmek geceye ayrı bir lezzet kattı. Cüneyt Türel, Müge Akyamaç, Doğa Rutkay ve Deniz Türkali ise bütün film ekibiyle beraber oradaydı. Gecenin en çok eğlenenlerinden biri de Milliyet Sanat dergisinin yayın yönetmeni ve gazetemiz editörü Tuğrul Eryılmaz'dı. Gecede medyadan en fazla sayıyla temsil de Radikal'dendi. Şahane kırmızı elbisesiyle Zeynep Casalini (dizinin yapımcısı Deniz Türkali'nin kızı oluyor) ve dizinin oyuncularından Doğa Rutkay (o da bordo giyiyordu) çok ilgi gördü. Zeynep, play - back de olsa Her Şey Aşk İçin şarkısını konuklardan esirgemedi. Çok sağlam ekibini bir kenara bırakmayın ama bu dizi sadece bu şarkı için bile izlenir...
***
Sanat dünyasının uzun süredir merakla beklediği Alev Ebüzziya retrospektifi Türk ve İslam Eserleri Müzesi'ni yeniden canlandırdı. Yıllardır görülmeyen bir kalabalığın hazır bulunduğu sergi açılışında Erdal İnönü'den Mehmet Güleryüz'e, Cem Boyner'den Güler Sabancı'ya Komet'ten Hüseyin Bahri Alptekin'e Kutluğ Ataman'dan Rahmi Koç'a kadar herkes oradaydı. Alev Ebüzziya, Türkiye'de yurtdışında açtığı kadar sergi açmıyor, bu nedenle bu izdiham makul karşılanabilir. Ancak, Ebüzziya'nın çanakları kadar koruduğu, hatta yıllarla yenilediği güzelliği ve gençliği sergiyi izlemeye gelen belli kuşak kadınların konuşma konusunu da belirledi. Benim görebildiğim kadarıyla sergiden çok birbirlerinin estetik ameliyatlarıyla ilgiliydiler.
***
Sizin için Aslı Altan, dostları için Altan, Safran dizisini, daha doğrusu Safran serüvenini sürdürüyor. Biliyorsunuz Safran'ı ilk olarak Kuruçeşme'de Planet'in üstünde sağlıklı yaşam restoranı olarak açtı. Sonra restoranını büyük bir cesaretle Beyoğlu'na taşıdı. Ortak değiştirdikçe giderek tarz da değiştiriyordu ama bu ayrı bir konu. Beyoğlu dışından gelenlere de hitab eden bir restorankulübe dönüştürdü Safran'ı. Geçen yaz kapattı ve Buz'cularla birlikte Arnavutköy sırtlarında Neşe Taverna'yı devraldı ve SafranBuz'u işletti. Kışın yine Beyoğlu'ndaydı. Bu yaz bildiğiniz gibi en 'in' mekanlardan birini Reina sırtlarında kurdu. Bu arada Beyoğlu Safran'ı da kapattı. Kışın ne yapacağı merakla bekleniyordu. İşte açıklıyorum: Altan sonbaharda yeni bir Safran ile karşınızda olacak. Nerede mi? Söyleyeyim, Karaköy'de. Şaşırdınız değil mi? Hadi daha detaylı bilgi vereyim. Karaköy'deki ünlü Liman Lokantası'nı otantik özelliklerini koruyarak yeniden düzenliyor. Dekorasyonu duyduğuma göre Tulya Madra yapıyor, sırf bu iş için New York'tan sık sık geliyormuş. Altan mönü denemelerine başlamış bile, arkadaşlarını öğle yemeklerine çağırarak yemek tattırıyor. Yani Altan müthiş bir faaliyet içinde, mönü seçiliyor, dekorasyona karar veriliyor, müzik konsepti oluşturuluyor, anladığım kadarıyla personel de yenileniyor. Haydi hayırlısı! Bu sene anlaşılan Karaköy'deyiz. Cihangirli Safrancılar, yine işiniz iş.