Kent Fısıltıları

Nişantaşı aradığı kana kavuştu: ATILGAN BAYAR, geçtiğimiz hafta Çarşamba günü Biblioman adlı kitapçısının resmi açılışını yaptı.

Nişantaşı aradığı kana kavuştu: ATILGAN BAYAR, geçtiğimiz hafta Çarşamba günü Biblioman adlı kitapçısının resmi açılışını yaptı. Milli Reasürans Pasajı'nın alt katında yer alan kitapçı, örneklerine New York ve Londra gibi kültür merkezlerinde sık rastlanan bir cafe aynı zamanda. Saatlerce oturup kitap okuyup bir şeyler atıştırabilirsiniz. Mekânın bir-iki eksiği var gerçi; şimdilik kitaplar üzerimize üzerimize gelecek kadar tavanlara sarkmıyor ama seçenekler günden güne artıyor. Yabancı dergilerden, az bulunan kitaplara kadar. Özellikle Sabetaycılık gibi araştırma konularında en önemli kaynaklar Biblioman'da.
Çarşamba geceki açılış partisi ise ilginç bir buluşmaya sahne oldu. Hemen kapının oradaki masada, istihbarat ve yer altı dünyasını aydınlattığı çok satan kitaplarıyla tanınan gazeteci SONER YALÇIN, kaçak işadamı HALİL BEZMEN'in boşandığı eşi SELMA BEZMEN ve oğulları DESTAN, artık gazetecilik yapmayan CANAN BARLAS, kızı ELA BARLAS ve kocası, ALİ MÜFİT GÜRTUNA'nın danışmanı siyasi stratejist ŞEYDA TALUK ve adı Emlak Bankası skandalıyla gündeme gelen SELİM EDES'in kızı ELİF EDES, yan masada ise Türk Silahlı Kuvvetleri'nin mümtaz ailelerinden Beyazıt ailesinden, eski MGK genel sekreteri DOĞAN BEYAZIT'ın kızı, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı VURAL BEYAZIT'ın yeğeni, aynı zamanda Mydonose'un eski müdürlerinden ILGIN BEYAZIT vardı.
Sohbet konusu ise Canan Barlas'ın, kocası MEHMET BARLAS'ın program ortağı DENİZ AKKAYA'ya yönelik eleştirisiydi. "Benim eşim gibi biri nasıl onunla program yapar?" diyordu ve haklıydı da. Bu ilginç toplulukta, elbette Kent Fısıltıları'nın naçiz yazarı da hazır bulundu ve notlarını GÜLER SABANCI'nın Gülor şarabını yudumlarken tuttu.
* * *
Sabah grubunun dergilerinde de aranan kan nihayet bulundu: SELİN DENİZLİ üç ayrı dergiye birden iş yapıyor, bu uğurda da gece gündüz demeden çalışıyor. Öncelikle Hülya dergisinin moda editörü, bu yüzden de elinde Vanity Fair gibi dergilerle sürekli dolaşıp vizyonunu genişletiyor. Öte yandan Aktüel'deki yazılarına yeniden başlıyor. Daha da güzeli, Esquire dergisine her ay düzenli röportaj yapacak. Ancak kendisine önerilen ilk ismi itinayla reddetmiş: Tabii ki İLHAN MANSIZ'la konuşacak hali yoktu.
Ancak Denizli'nin bir sıkıntısı da adının Barbahçe müdavimler listesinde olması. "Acaba beni SELİN TOKTAY'la mı karıştırdılar?" diyor.
Selin Denizli kendini işe veredursun, popülaritesi neredeyse İBRAHİM TATLISES'le benzeşen Beşiktaşlı Mansız yeni sevgilisi ve golden retriever cinsi köpeğiyle boş vakitlerini evde geçiriyor. Birlikte Play Station oynuyorlardır kesin...
* * *
Edebiyat dünyası, Gazeteciler Cemiyeti'nin her yıl verdiği SEDAT SİMAVİ ödüllerinin bu sene kime gideceğinin sızdığı iddiasıyla çalkalanıyor. Önümüzdeki hafta dağıtılması planlanan ödüllerde, edebiyat dalında kimin kazanacağının kulaktan kulağa konuşulması sol entelektüel camiada neredeyse infial yarattı. Yazarlar, eleştirmenler haberin doğru olup olmadığını tartışıyor. Eğer, TOMRİS UYAR heykelciği, pardon ödülü Güzel Yazı Defteri adlı kitabıyla alırsa fısıltı kuşları haklı çıkmış olacak
* * *
İstanbul'un eğlenceye ve kaliteye düşkün insanları, bekledikleri yere kavuşmak için dokuz gün daha bekleyecek. Çünkü daha evvelden ASLI ALTAN'ın doğum günü olan 1 Aralık'a yetişmesi planlanan Safran, mükemmelliyetçi detayların uzaması nedeniyle 10 Aralık'ta açılıyor. Hafta sonu programlarını Safran'a göre yapanlar, biraz daha sabretsinler. Altan, mekanı havada karada 10 Aralık'a yetiştireceğini söylüyor.
* * *
Kış sezonuyla beraber yeni açılan ya da parlayan mekânlar arasında Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nin alt katındaki Loft'un yeri apayrı. Geçen hafta bu sayfada da tanıttığımız, Borsa lokantalarının sahibi RASİM ÖZKANCA'nın oğlu UMUT'un Amerika'daki yemek eğitimini tamamlar tamamlamaz devreye soktuğu mekân İstanbul'un 'power' elitine ev sahipliği yapıyor. Konuklar ağır ve şık. Mutlaka rezervasyon gerekiyor, ama mekânın rahatlığı insanı kasmıyor.
Geçtiğimiz hafta içinde Loft'ta yemek yiyenler arasında NAİL KEÇİLİ de vardı. Ünlü reklamcı, barda bir arkadaşıyla sakin bir akşam geçirirken MUSTAFA KOÇ da yabancı konuklarını ağırlıyordu.
AYTEN ALPMAN konserinden önce mekanda yemek yiyen YILDIRIM MAYRUK da servis kalitesinden çok memnun ayrıldı.
Bürokrasi ve aristokrasi de Loft'tan eksik olmuyor: Habertürk'ün 'mavi kanlı' ortağı SERFİRAZ ERGUN da bir akşam Katar büyükelçimizin olduğu bir masada yemekteydi.
Loft şu anda kentin kalbinin attığı en 'in' yer.