Kent Fısıltıları

Bayram'ı İstanbul'da geçiren Cihangir Cumhuriyeti mensuplarının bir kısmı, kötü havaya rağmen şehrin tadını çıkartıp vakitlerinin büyük bölümünü...

Bayram'ı İstanbul'da geçiren Cihangir Cumhuriyeti mensuplarının bir kısmı, kötü havaya rağmen şehrin tadını çıkartıp vakitlerinin büyük bölümünü cafelerde değerlendirdi. Smyrna en gözde mekan bu aralar ve herkes orada. Gerçi arada İZZET ÇAPA ve DODO gibi arada kaynayanlar da oluyor ama çok yerel bir cafe. MURATHAN MUNGAN da baş müdavimlerinden. Dansçı ZEYNEP TANBAY da oradaydı. Cihangir'e laf yok ama bir kere artık Beyoğlu'nun eski bohem havasını günden güne kaybettiğini söylemek gerekiyor herhalde. Birkaç sene önce eğlence ekseninin kentin tam merkezine kaymasıyla başlayan ve Taksim'in renkleriyle birleşen o ışıltılı hayat yerini aşırı kalabalığa bıraktı. Ramazan'ın ardından kendini çeşitli kulüplere atanlar, caddeleri dolduranlar, o korkunç kalabalık bir Beyoğlu rutini oldu.
Bu arada kimi iddiasız kulüplerde de Beyoğlu ruhuyla çelişen garip davranışlar gözlenmeye başladı. Mesela, geçen sene açılan ve popülaritesini Beyoğlu insanlarına, entelektüellerine borçlu olan Melek'te "Damsız giremezsiniz" eğilimi başlamış. Mesela yakın bir arkadaşınız içeride bir parti veriyor ve doğal olarak sizi de çağırıyor, siz de iki erkek kapıya gidiyorsunuz ve kapıdaki görevli yalan söylemekten çekinmiyor: "Ben arkadaşınızla konuştum, içeride çok erkek arkadaşı varmış, kız arkadaşları gelene kadar başkalarını almamız gerektiğini söyledi." Benzer bir eğilim karma bir bar olan ve İstanbul'un siyahları sayesinde ünlenen Riddim'de de var.
* * *
Neyse ki Babylon var. Geçen cuma akşamı orada harika bir 70'ler 80'ler partisi düzenlendi. Neredeyse naftalin kokan ve çalındığı dönemde herkesin nefretle andığı şarkılarla o kadar güzel eğleniliyordu ki! Babylon'un kapısı da içerisi de tıklım tıklımdı, herkes buraya girmeye çalışıyordu. PERİHAN MAĞDEN bile oradaydı.
Ertesi gece ise Radio Oxi - gen'in geleneksel partilerinden biri düzenlendi. Önce Japonya'da yetişen ve kendine özgü tarzıyla fanatiklerini yaratan DJ YAKUZA'nın şahane performansıyla gece açıldı. Ancak Yakuza çalarken henüz pist boştu ama sonradan bir doldu ki, adım atmanın imkanı yoktu. Oxi-gen DJ'lerinin yanı sıra ASLI ALTAN, AYŞEGÜL SÖNMEZ, MENDERES UTKU oradaydı.
ALİ HAKAN MUŞTU ise o gece üzerindeki kadife takımıyla belirdi. Yıllardır üzerinde çalıştığı Etiler'deki cafe'sini nihayet açmış. Yellow bu aralar pazar brunch'larıyla pek gözde. Üç günlük bir mönü değişiminin ardından şimdi yeniden faaliyette. Yeniden Etiler'i yaşamak isteyenler için iyi bir alternatif.
Bu arada Menderes Utku'nun NuPera'nın alt katında işlettiği kulüp de eğlenceli bir partiyle açıldı. Clubber kesimin çoktandır merakla beklediği kulübün açılışında ATHENA'nın solisti GÖKHAN ÖZOĞUZ da vardı. Meğerse geçen kış salı geceleri orada çalmış bile.
Kulübün açılışında 'o' da vardı tabii ki. Kim mi? Kentin en...
* * *
İki gün Atina, üç gün Paris, arada Lefkoşe gibi ağır bir iş programında koşuşturan CÜNEYT ÖZDEMİR, iki arada bir derede Cihangir'deki yeni evine taşındı. Duvarların bembeyaz, yerlerin de açık renk tahta olduğu Cihangir'deki en üst kat dairesinde üç gün arka arkaya kalamadan kendini yollara vurdu. Herhalde yılbaşına doğru yeni ve sade evinin tadını çıkarır.
* * *
İstanbul yeni bir yıldız chef'e kavuştu. Nişantaşı'ndaki aşırı teknolojik, MEHMET CANSUN'un oğullarının işlettiği Evo'nun Amerikalı aşçısı JOSHUA COHEN yaptığı iyi yemeklerle üç vakte kadar patlayacak. Bugünlerde mutfağın dışına çıkmayan ve harıl harıl yeni formüller üzerinde çalışan New Yorklu Cohen'in yemekleri hakikaten iyi.