Khan'lı ve terli bir gece

Khan'lı ve terli bir gece
Khan'lı ve terli bir gece
Haber: J. HAKAN DEDEOĞLU / Arşivi

Konserin yarısını seyircilerin omuzlarında geçiren müzisyenlerin sayısı bir hayli azdır. Hele bunu yaparken tüm salonu kendisine eşlik ettirebilen daha da azdır. Khan da bu az sayıdaki, işini iyi yapan müzisyenlerden. Zaten İstanbul’daki neredeyse bütün önemli konser mekânlarında çalmış olmasının başka bir sebebi olamaz.
Bilen bilir, Khan’ın gerçek ismi Can Oral’dır. Yani hakiki Türk ismi, annesi Finlandiyalı, babası Türk... Ama sırf bu sebepten İstanbul’da bu kadar sevildiğini düşünüyorsanız kendisini canlı izlemediniz demektir. Ve eğer izlemediyseniz ne demek istediğimi bizzat görmek ve Khan’ı omuzlarınızda taşıma şansı, 15 Mayıs Cumartesi günü ayağınıza, İstanbul’un Kadıköy yakasına, arkaoda’ya kadar geliyor.
Frankfurt’ta dünyaya gelmesine rağmen, bir yere demir atma sorunları yaşayan biri olduğundan, ayaklarının üstüne basmayı başarır başarmaz kendini yollara atmış Can Oral. Meksika, Köln, Helsinki derken New York’ta müzik kariyerinin en ciddi adımlarını atmış. Bizz OD, 4E, El Turco Loco, Captain Comatose, Kid and Khan gibi isimler altında özellikle New York ve Avrupa yeraltı elektronik müzik sahnesini sallamış. Khan adıyla, indie müzik sahnesinin başat şirketlerinden Matador’la anlaşmış.
Matador’un, Can Oral’ı kadrosuna katmasının da sebepleri var elbette. Soul ve blues gibi etkileşimleri, elektronik müzik ve kabare şovlarıyla böylesine bütünleştiren, sahneye çıktığı anda fark yaratabilen benzeri bir isim yoktu.
Takvimler 1999’u gösterdiğinde Khan, ‘1-900 GET-KHAN’ isimli ilk solo çalışmasını Matador’dan yayınladı. Kapağında Türk pasaportu olan, kimlik çatışmasını ve yollarda geçen hayatını irdelediği ikinci çalışması ‘Passport’un ise onu uluslararası bir seviyeye taşımasıyla kariyerinde bambaşka bir yeri vardı.
Asıl Khan furyası, 2002’de Diamanda Galas, Andre Williams, Brigitte Fontaine, Hanin Elias ve Stereo Total gibi isimlerle kaydettiği ‘No Comprendo’ ile doruk noktasına ulaştı. Ancak Khan, New York’tan yakayı sıyırmak istediğinden, yönünü kazanın iyice kaynadığı bir şehire, Berlin’e çevirdi. Prodüktörlük ve yan projelerle geçen birkaç yılın ardından etkili başka bir plak şirketi olan Tomlab’a transfer oldu. 2007’de ‘Who Never Rests’i yayınladı. ‘Dinlenmeyen’ manasına gelen albüm ismini, 40’larına yaklaşan Can Oral’ı sahnede görünce anlayabilirsiniz. Onun tek derdi, her konseri şölene çevirmek, seyirciyle birlikte şarkı söylemek, terlemek.
Aynı gece Bant dergisi personeli de, 59. sayılarının şerefine DJ kabininde olacak. Khan, saat 23.00 sularında huzurlarınızda...