Kiliseler için bilgisayar müziği

Kiliseler için bilgisayar müziği
Kiliseler için bilgisayar müziği
Haber: SERDAR KÖKÇEOĞLU / Arşivi

Berlin’in favori plak dükkânlarından bazılarının bulunduğu caddenin hemen arkasında, şehrin sıcak gecelerinde dolup taşan bir parka bakıyor Kreuzberg’in Passions kilisesi. Krake festivalinin açılış gecesinde, Cristian Vogel, Monolake ve iki taze müzisyeni dinlemek isteyen kitle kiliseye ayakkabılarıyla girip içkilerini alarak tahta sıralara geçti. Berlin’li hipster’lardan çok, iyi müzik dinlemeye gelmiş sıcağa dayanaklı bir kitle vardı kilisede ve gece yarısına doğru Vogel olağanüstü ses tasarımıyla mekânı titrettiğinde herkes derin bir nefes aldı. Doğrusu bundan iyisini ancak Neukölln’ün deneysel müzik mekânlarında bulabilirdik.
Elektronik müziğin vitrin yıldızlarından değil Cristian Vogel, yaklaşık yirmi yıldır müziğin uçlarına yeni raylar örüyor. 2010 yılında evini buldu ve Belçika’nın avangard plak şirketi Sub Rosa’dan Black Swan adında eşsiz bir albüm çıkardı. Krake festivalinin açılış konserine damgasını vuran yeni albüm de Sub Rosa’dan ve sanatçı kendisini asla tekrarlamıyor; Xenakis’lerle günümüz laptop müziği arasında ses köprüleri kuruyor ve köprülerden gözüken tekinsiz ses manzaralarını sözcüklerle tarif etmek kolay değil.
Vogel, ömrü dağınık otel odalarında ve loş kulüplerde geçen zamane elektronikçilerinden değil; has elektronikçiler gibi müziğin teorisiyle de iç içe ve bu birikimini özellikle diğer disiplinlerle işbirliklerinde ortaya koyuyor. Günümüzde onun gibi düşünen ve üreten besteci prodüktörlerin sayısı çok az; ‘Eselsbrücke’, kılçıklı ‘avangard bilgisayar müziği’ kavramını temize çeken on ‘kazık’ kompozisyon sunuyor.