Kırk yılda bir çıkacak türden

Kırk yılda bir çıkacak türden
Kırk yılda bir çıkacak türden
Yazar Civan Canova 'Evaristo'da yalnız, yaşlı bir çöp toplayıcısı kadını almış ve onun hayal dünyasından zamanlar üstü bir cevher yaratmış.
Haber: ZEYNEP AKSOY / Arşivi

“Ha bir çuval insan külü ha bir çuval elmas, ikisi de karbon işte…” Böyle bir cümleyi bir oyunun kilidine dönüştürebilecek yegâne yerli oyun yazarıdır Civan Canova. Dilini, kurgusunu, şiirini, duygusunu, oyun yazarlığını çok severim. ‘Evaristo’, Altıdan Sonra Tiyatro’nun ‘Altı Üstü Tiyatro’ adlı proje için, altı yerli yazara ‘ bugün ’ teması etrafında yazdırılan altı tek kişilik oyundan ikincisi.
Poşetlerle gazetelerin, eskiyle püskünün birbirine girdiği izbe bir sığınak... Bir kâğıt toplama naylonunun altında ezilmiş, son nefesini vermek üzereymişçesine soluk alan, yaşlı bir kadın giriyor (Ayşenil Şamlıoğlu). Önce onu, İstiklal’de bazen gördüğüm, çok yaşlı çöp toplayıcısı kadına, sonra da bir süredir görmediğim, Aslanyatağı’nın köşesinde karşısına çıkana Yeşilçam anılarını anlatan eski oyuncu, evsiz kadına benzeteceğimi ve oyunun bir iç acıtma hikâyesi olarak başlayıp biteceğini sanıyorum, yazarın Canova, oyuncunun Şamlıoğlu ve yönetmenin Nihal Koldaş olduğunu unutarak. Oysa bu Bermuda Şeytan Üçgeni’nden sıradan hiçbir şey çıkmaz ve bunu beşinci dakikada mutlulukla idrak ediyorum.
Yalnız, yaşlı, çöp toplayıcısı bir kadını almış ve onun hayatıyla hayal dünyasından geçmişe, günümüze, hatta geleceğe dair bir cevher yaratmış Canova. Elektra’nın sanrılarla karışık öyküsünde, eşi Evaristo’yla diyaloglarında bir yakın dünya tarihi saklı. Klasik karakter oyunculuğuna 3-5 takla attırıp gözünün içindeki ışığa kadar Elektra olan Şamlıoğlu’nun muhteşem performansı ve Nihal Koldaş’ın hiçbir fazlalığa tahammülü olmayan tertemiz rejisi seyirciye bir küsur saatlik bir macera yaşatıyor. Uzun zamandır hiçbir oyunda göremediğim o tiyatro büyüsünü ‘Evaristo’ yakalamış, beni tiyatroyu ilk sevdiğim günlere geri götürdü. Aslında formül çok basit: İyi bir tekst, iyi oyunculuk ve iyi bir reji. Ama nedense kırk yılda bir karşılaşıyoruz büyünün tutmasıyla. Evaristo büyüyü tutturmuş ve son dönemde karşılaştığımız tek kişilik oyun enflasyonundaki işlere açık arayla fark atarak sıyrılıyor aralarından. Tek kişilik, bir saatlik bir dünyaya neler sığabileceğini görmek için mutlaka izleyin.


    ETİKETLER:

    Dünya

    ,

    Yeşilçam

    ,

    Oyun

    ,

    Bugün

    ,

    Kadın

    ,

    Proje

    ,

    klasik

    ,

    karakter