'Kızı da okut, gidip hemen çiftleşmesin'

'Kızı da okut, gidip hemen çiftleşmesin'
'Kızı da okut, gidip hemen çiftleşmesin'
Haber: Pişo - pisokedi@gmail.com / Arşivi

PİŞO’NUN GÜNLÜĞÜ
Bizimkiler bir tuhaflaştı. Aslında onları suçlamıyorum. Yaz geldi ya, sosyalleşmeye başladılar. Orada yemek, burada kahvaltı. Bunda bir sakınca yok tabii. Sorun kimlerle olduklarında. Arkadaşlarının çoğu çoluk çocuk sahibi. Haliyle laf bir noktadan sonra, çocukların okuluna, öğretmenine, servis parasına, yaz kampına geliyor. Bizimkiler de etkileniyor haliyle. Geçenlerde aralarında şöyle bir konuşma geçti, pes dedim. Artık ciddi miydiler, başkalarıyla mı, kendileriyle mi dalga geçiyorlardı anlayamadım:
Adam: Öhöhhööö öhhööö. Ay biz de ölücez işte yakında bu sigaradan. Çocuklara iyi bak sen.
Kadın: Kedilere demek istiyorsun heralde. Etrafta çocuk göremiyorum.
Adam: Onları iyi okullarda okut. Masraftan kaçınma.
Kadın: Ok. Götürüp sabahtan bırakırım Robert Kolej’in bahçesine akşam alırım. Sorun diil.
Adam: Kızı da okut. Gidip çiftleşmesin, altı tane yavrulamasın hemen.
Kadın: Aman n’olcak, çocuk da yapar, kariyer de. Merak etme, piyano dersi de aldırırım. Hafta sonu da yüzmeye, tenise götürürüm. Hem atletik hem kültürlü olsunlar.
Adam: Üniversite de okusunlar.
Kadın: Kızı Columbia’nın kampüsüne bırakırım, oğlanı MIT’nin. Ben şahsen hep Columbia’da gazetecilik okumak istemiştim. İnsan yapamadıklarını kedilerine yaptırır ya. Aslında Pişo’ya da uyar gazetecilik; pek meraklı gazeteye, kitaba.
Adam: Tamam çok güzel. Gözüm açık gitmeyecek.
Kadın: Allah gecinden versin.
***
Size geçenlerde bir köpekten bahsetmiştim. Bizimkiler sokakta bulup ön bahçede bakmaya başlamışlardı. Adını da Şimdilik koymuşlardı. Biz Güney Amerika’dan döndüğümüzde Şimdilik’i bulamayıp çok üzülmüştük. Geçenlerde onu yine bahçede gördüm. Şişmanlamış, güzelleşmiş. Boynuna da kahverengi ince bir tasma takılmış. Meğer alt sitelerde oturanlardan biri Şimdilik’i sahiplenmiş. O kadar sevindim ki anlatamam. Eski tarz, orada burada gözetleme kuleleri ve güvenlik olmayan, normal ve iyi insanların oturduğu bir sitede yaşadığımız için çok mutluyum. Duydum ki (bkz yan köşe) kedi, köpeğin yasak olduğu siteler varmış. Bir hayvan yanlışlıkla girerse, kovalanıyormuş. Pes doğrusu. Taş yağacak bunların kafasına!
İyi haftalar...

Acar muhabir Pişo’dan haberler 
* Ankara’nın yeni logosu
‘Gülen Kedi’
Yıllardır Ankara’nın amblemi olan ‘Hitit Güneşi Kursu’nu değiştirmeye çalışan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek , sonunda yeni logo olarak ‘Ankara Kedisi’ni buldu. Haberlere göre Atatürk Orman Çiftliği Hayvanat Bahçesi’nden getirttiği üç farklı yaştaki kediyi meclis üyelerine gösteren Başkan Gökçek, “Son derece sempatik bir logo oldu. Kedinin sempatik olduğuna inanıyorum” şeklinde konuşmuş. Sayın Gökçek’in kedileri sempatik bulduğuna sevindim. Ancak Ankara’lı kedilerin Gökçek’i sempatik bulduklarından emin değilim. Yine de logosu bir kedi olan şehrin artık kediler için daha iyi bir yaşam alanı olacağını umuyorum. Yoksa tüm Ankara kedilerini çağırır hepsini Van’a gönderirim, haberi olsun. Zaten Vanlılar, Ankara kedisi aslında Van kedisidir diye teyakkuzda. (Bu arada Ankara kedisi beyazsa logo niye siyah? Kara kedilere ayırımcılık olmasın diye mi? Bir de sayın Gökçek Hitit logosundan hoşlanmıyordu, bu yeni logo da bence biraz eski Mısır’ı hatırlatıyor.)

* Yaşanacak site!
Yazıyı hazırlarken bir haber geldi. Haykur Derneği’nin kurucusu ve başkanı Gizem Hanım sitesinde mahsur kalmış. Olay şöyle: Evdeki iki köpeğini veterinere götürmek için çıkarken güvenlik sorumluları, “Köpeklerle çıkarsanız bir daha onlarla giremezsiniz!” demiş. Sitenin kapısına da ‘Köpek, kedi ve kümes hayvanı giremez’ yazmışlar. Sitenin adı Bella Park ve Beylikdüzü’nde. Bizce pek ‘bella’ bir durum değil. Ayrıca herkes evinde istediği hayvanı besleyebilir. Site yöneticileri ‘iktidara’ geldiklerinde böyle tuhaf kurallar koyuyorlar. Yakında evde ne yediğinize, giydiğinize de karışır bunlar...


    ETİKETLER:

    Van

    ,

    Melih Gökçek