Komedi benim akıl sağlığım

Komedi benim akıl sağlığım
Komedi benim akıl sağlığım
'Monk' uyarlaması 'Galip Derviş'te obsesif-kompülsif hastası dedektifi canlandıran Engin Günaydın, "Duygu yelpazesi çok geniş bir roldü. Bazen üzüyor, bazen sinir ediyor, bazen de güldürüyor. Rolden sıkılmıyorsunuz. Benim tercih sebebim sadece buydu" diyor.
Haber: ERMAN ATA UNCU - erman.uncu@radikal.com.tr / Arşivi

Uyarlama dizi enflasyonunda sıranın ‘Monk’a gelebileceğini kim tahmin ederdi ki? Ancak etrafındakileri usandıracak derecede saplantılı (suç mahallindeki dağınıklığı düzeltecek kadar), fobi sahibi (yılanlar, yükseklik, kalabalıklar bunlardan sadece birkaçı) bu obsesif-kompülsif hastası dedektifi Türkiye ’de kim canlandırır diye sorulsa Engin Günaydın’ın ismi en çok geçenler arasında olurdu muhtemelen. Günaydın’ın orijinal ‘Monk’a benzerliğinden falan değil, böylesi ‘çıkıntı’ karakterleri canlandırmadaki ustalığından dolayı yüksek bir ihtimal bu. ‘Monk’unki gibi arızalar, Engin Günaydın’ın her yerde parlayan performansları için de ideal çıkış noktasıdır. Neyse ki yapımcılar da bu bağlantıyı ıskalamadı ve Engin Günaydın’ı yerli ‘Monk’, ‘Galip Derviş’ olarak geçen hafta ekranlara sundu. Oyuncuya bağlandık, uyarlama dizinin farkını, saplantıları ve komediyi hayatında nereye koyduğunu konuştuk.

İlk kez televizyonda özgün bir eserde değil de bir uyarlamada görüyoruz sizi. ‘Galip Derviş’i tercih etmenizin özel bir sebebi var mı? 
Çok basit yaklaşıyorum aslında. Rol beni heyecanlandırıyor mu heyecanlandırmıyor mu? Bu bize okulda da öğretilir. ‘Monk’ çok güzel, duygu yelpazesi çok geniş bir roldü. Bazen üzüyor, bazen sinir ediyor, bazen de güldürüyor. Bu da rolden sıkılmamanızı sağlıyor. Benim bu rolü tercih sebebim sadece buydu.

Monk’ halihazırda Türkiye’de de hayran kitlesi olan bir dizi. Bu bilinirlik sizi hiç tedirgin etti mi?
Etmez olur mu? Elbette... Bir süre sonra benim yorumuma ısınacaklarını düşünüyorum. Her ne kadar orijinal senaryosunu yapsak da sonuçta sahnede olan bizleriz. Hislerle yürüyen bir dizi olduğu için bizim hislerimiz olacak sahnede.

Orijinal ‘Monk’u seyreder miydiniz? 
Bilmiyordum. Projeden sonra izledim, çok beğendim. Meğerse çok bilinen bir diziymiş.

‘Monk’ta oynayan Tony Shalhoub’un yorumundan nasıl farklılıkları olacak ‘Galip Derviş’in saplantılarının?
‘Monk’un yapımcısı Türkiye’ye geldi. Dizinin çekimlerini, bütün oynadığım filmleri, dizileri ve dizinin ilk bölümünü izledi. Söylediği şu: “Tony’den daha farklı yorumluyorsun rolü ama ben senin yorumunu da çok beğendim.” Rolün Türkiye uyarlaması çok zor. Evrensel tanımları olan, dünyanın her yerinde olabilecek bir hastanın hikâyesi çünkü. Rolün dünyasına girip hikâyeyi oradan izlemem gerekiyor. Farklı tarafı, duyguları olacak.

Son dönemde Türkiye’de polisiye konusunda bir sıkıntı olmasa da polisiye komedi çok da denenen bir tür değil. Bu anlamda bir zorluğu oldu mu polisiye komediyi Türkiye’ye uyarlamanın?
Bunun çalışmaları çok uzun sürdü. Uzun süren testler yapıldı, defalarca prova yapıldı, provalar kameraya çekildi, senaryo ona göre revize edildi. Aslında aklımıza yatmadan başlamak istemiyorduk. Sanıyorum ilk bölüm 13 defa revize edildi, sonra çekimlerine başladık.

Sizce sebebi nedir polisiye komedinin Türkiye’de çok tercih edilmemesinin sebebi?
Polisiye senaryolarda her bölümün ayrı bir hikâye olması, katilin kim olduğunun merak edilmesi diziden sıkılınmamasını sağlıyor. Küçük bir bulmacaya benzediği için bir anlamda zihin egzersizi yaptırıyor izleyiciye.

Şimdiye kadar canlandırdığınız karakterlerin ortak özelliklerinden biri de onları belirleyici kılan ufak dokunuşlar. ‘ Avrupa Yakası’ndaki kendine has şiveniz ya da ‘Vavien’de canlandırdığınız karakterin sarı saçları ilk akla gelenler... ‘Galip Derviş’in belirleyici özellikleri neler olacak?
Beceriksiz ve sakar taraflarımı görecek seyirci. Bu tarafı heyecanlandırıyor beni. Tabii ki becerikli olduğu birçok sahne de var. Ama ben onlarda çok da başarılı bulmuyorum kendimi.

‘Yeraltı’nda, ‘Vavien’de, diğer film ve televizyon projelerinizde, oynandığı hiç belli olmayan, kanlı canlı karakterler söz konusu. Bu rolleri bu kadar içselleştirmek nasıl mümkün olabiliyor? Bir karaktere yoğunlaşmak için uzun bir süre geçiriyor musunuz?
Rolün psikolojisine yakın durarak problemi çözmeye çalışıyorum. Sette telefonla bile görüşemiyorum. Rolün dünyasından çıkmamaya çalışıyorum. Öyle olursa oynamanıza gerek kalmıyor. Bir psikojinin içinde devam ediyorsunuz.

‘Galip Derviş’e dönersek, saplantılı bir karakteri canlandırmanın farkı neler?
Sahne üzerinde daha renkli oluyorsunuz; çünkü bol bol takıntısı, dolayısıyla oynanacak bir ton oyun var.

Bir senaryo çalışmanız daha var. ‘Ağlamak Yok’ projesi ne aşamada?
Son aşamalarında diyebilirim. Apsa Film Festivali dört senaryoyu destekleme kararı aldı, biri de ‘Ağlamak Yok’. Buna çok sevindim. Daha önce aynı desteği İran filmi ‘Bir Ayrılık’ almış çünkü. O filmi ve senaryosunu da çok beğenirim.

Sinemada televizyonun aksine sizi komedilerde çok fazla göremiyoruz. ‘Vavien’ ender komedi filmlerinizden. ‘Vavien’in senaryosunun da size ait olmasından dolayı soruyorum, komedi kendinizi daha rahat hissettiğiniz bir alan mı?
Kesinlikle. Hayat bir komedi bence. Belirli bir süre yaşama izni verilmiş size. Onu da kavgayla dövüşle geçirmek istemiyorum. Hayat bence sonu belli olan bir yol. Bunu nasıl değerlendireceğiniz çok önemli. Komedi benim akıl sağlığım. Akıl sağlığımı korumak için komedi yapmak zorundayım.

Yerli ‘Monk’ sınavı geçti

Andy Breckman’ın yaratıcısı olduğu kült dizi ‘Monk’tan uyarlanan ve usta sinemacı Barış Pirhasan’ın yönettiği ‘Galip Derviş’, reyting sınavından başarıyla geçti. Perşembe Kanal D’de oldukça geç, saat 23.00’te ekrana gelmesine karşın dizi, ilk bölümüyle reyting listelerinde AB ’de üçüncü, totalde dördüncü en çok izlenen yapım oldu. Ayrıca sözlükler ve Twitter’daki yorumlar da hayli olumluydu.