Komşudan alınacak dersler

Komşudan alınacak dersler
Komşudan alınacak dersler
Radikal, İstanbul Film Festivali boyunca Radikal Blog yazılarını sayfalarına taşıyor. Mert Tanöz, Alexandros Avranas'ın yönettiği 'Şiddet Güzeli'ni yazdı.
Haber: MERT TANÖZ / Arşivi

33. İstanbul Film Festivali’nin ‘Mayınlı Bölge’ filmleri arasında yer alan ‘Şiddet Güzeli’ filmiyle Alexandros Avranas, otoritenin ekonomik krizle mücadelesi sırasında kendini nasıl kaybedebildiğini, iktidarı elden bırakmamak uğruna hangi yollara başvurabildiğini en küçük toplumsal birliktelik olan aile kavramı üzerinden anlatıyor.
Film, 11. yaş gününü ailesiyle kutlayan Angeliki’nin bir anda balkona çıkıp halinden gayet memnun bir biçimde kendini aşağı bırakışıyla başlıyor. Filmin geri kalanı ise bu ölümün ardından ailedeki düzenin bozulmayışının çarpıcılığında iktidarın ekonomik krizden çıkmak için insaniyeti nasıl göz ardı edebildiğiyle devam ediyor. Filmdeki aile yapısı ilk bakışta görünenin aksine gayet karmaşık. 60’larında gösteren bir anneanne, 50’lerinde görünen bir büyükbaba, daha 30’larında olan bir anne ve onun 14 yaşındaki kız kardeşi ile biri 11 diğer ikisi ise 7-8 yaşlarında olan biri erkek üç torundan oluşan yapısıyla zaten insana bir terslik olduğunu hissettiriyor. Zaten bu farklı yapı da filmde büyükbabanın kızıyla birlikte bulunduğu sahnelerde geçen “Eşiniz mi?” sorusuyla vurgulanıyor.
Genellikle büyükbaba figürünün ön planda olduğu -ki kamera açılarıyla da destekleniyor- filmde büyükbaba otoriter oluşuyla dikkat çekiyor. Yaşanılan trajedinin ardından evdeki düzenin değiş(tiril)meyişi, ‘sistem’in bozulmayışı, özel hayatın ve gizliliklerinin engellenişi de iktidarın otoriter tavrının sonuçları olarak ortaya çıkıyor. Ancak büyükbabanın evdeki yetişkin erkek oluşu ve Yunanistan’daki ekonomik sıkıntı sebebiyle hiçbir işte dikiş tutturamaması; yaşanan sıkıntılı süreçten nasıl kaçılabileceğine dair üretilen çözümleri daha acımasız, daha insanlıktan uzak kılıyor. Modern toplumun körelen ahlak anlayışının olumsuz olduğu durumları da mercek altına alan filmde iktidarın, maddi bunalımı atlatabilmek uğruna gözünü bile kırpmadan, yalnızca iktidarının devamını sağlamak ve başaramadığını, yardıma ihtiyacı olduğunu kabul etmemek için yaptıklarının yanı sıra; işine geldiği zamanlar nasıl da muhafazakâr olabildiğine dikkat çekiyor. Bu bağlamda da iktidarın anlaşılmazlıklarını, ikiliklerini vurguluyor.
Özellikler günümüz Türkiyesi’nde yaşayan ve son birkaç yılda yaşananları hatırlayabilenlerin izlemesi gereken ‘Şiddet Güzeli’ filmi, Türkiye’deki otoriteyi de anlamak; daha doğusu çelişkilerini daha iyi yakalayabilmek adına Türkiye’de tüm sinemalarda yayımlanması gereken bir film. Eğer vaktiniz varsa, kesinlikle bu filmi kaçırmayın derim.